GÜN GEÇMİYOR Kİ MALATYA BİR SKANDALA EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR OLMASIN!

Deprem ve yatırım diyor ve hemen arkasında mutlaka bir hırsızlık ve yolsuzluk ilişiveriyor haber ve olayın arkasına. Malatya belediyelerine dair Sayıştay’ın verdiği raporların deprem ve şok etkisi henüz dağılmamışken İyi Parti Milletvekilinden yeni bir şok haber daha!

Malatya'da bu kez sağlık sistemi üzerinden gündeme gelen usulsüzlük iddiaları, kentte kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı ve denetlendiği sorularını yeniden gündeme taşıdı. Depremin yaralarını sarmaya çalışan vatandaşların sağlık hizmeti aldığı bir kamu hastanesinde sahte ameliyat raporları düzenlendiği, farklı işlem kodları üzerinden hem devletten hem de hastalardan haksız kazanç sağlandığı iddiası Meclis gündemine taşındı. Üstelik bu iddialar, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi hakkında daha önce gündeme getirilen lens, tıbbi malzeme ve kamu zararı tartışmalarının ardından geldi. İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, elinde belgeler bulunduğunu belirterek Sağlık Bakanlığına ve savcılığa çağrıda bulundu.

Malatya, 6 Şubat depremlerinin ardından yalnızca konut, altyapı ve ekonomik toparlanma mücadelesi vermiyor. Kamu kurumlarının yönetimi, yatırımların denetimi ve kamu kaynaklarının korunması da kentin gündemindeki önemli başlıklar arasında yer alıyor.

Son olarak Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi hakkında TBMM Genel Kurulunda dile getirilen iddialar, bu tartışmalara sağlık alanını da ekledi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, hastanede bazı ameliyatların farklı işlem kodları ve adlarla kaydedildiğini, gerçekte yapılmadığı öne sürülen işlemler üzerinden hem Sağlık Bakanlığından hem de vatandaşlardan para alındığını iddia etti.

Çömez, başta Kulak Burun Boğaz (KBB) Kliniği olmak üzere çeşitli birimlerde usulsüz işlemler gerçekleştirildiğini savunarak elinde bilgi ve belgeler bulunduğunu söyledi.

MECLİS KÜRSÜSÜNDEN YENİ İDDİA: BU KEZ SUT ÜZERİNDEN VURGUN YAPILDIĞI ÖNE SÜRÜLDÜ

Çömez, Genel Kuruldaki konuşmasında sağlık alanında daha önce gündeme getirdiği çeşitli usulsüzlük iddialarını hatırlattı. Anjiyo, ilaç, radyoloji, lens ve diyaliz alanlarında soruşturmaya konu olduğunu belirttiği olayların ardından bu kez Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yeni bir usulsüzlük iddiasıyla karşı karşıya olduklarını söyledi.

Bu defaki iddialarını Sağlık Uygulama Tebliği'nin (SUT) farklı kod ve işlem adları üzerinden kullanılmasıyla ilişkilendiren Çömez, hastanede gerçekleştirilen ameliyatların farklı kodlarla hem Bakanlığa hem de vatandaşlara bildirildiğini ileri sürdü.

Milletvekili, konuşmasında yalnızca kendi değerlendirmelerine dayanmadığını, günlerdir belgeler topladığını ve çok sayıda hastayla görüştüğünü belirtti.

Çömez'in anlattığına göre, bazı vatandaşlara hangi ameliyatı oldukları sorulduğunda söz konusu işlemi geçirmediklerini söyledikleri, buna rağmen kendilerinden belirli tutarlarda ödeme alındığı yönünde beyanlarda bulundukları iddia edildi.

Çömez, bu şekilde yüzlerce örnek bulunduğunu ileri sürerek iddiaların kapsamının araştırılmasını istedi.

HASTALARIN ADINA YAPILMAYAN AMELİYATLAR MI FATURALANDIRILDI?

Konuşmanın en dikkat çekici bölümünü, hastalara ait olduğu belirtilen ameliyat kayıtlarıyla fiilen gerçekleştirilen sağlık hizmetleri arasındaki farklılık iddiası oluşturdu.

Çömez, bazı ameliyatların farklı isimler ve kodlarla sisteme işlendiğini, bu işlemler üzerinden hem kamuya hem de hastalara yönelik mali işlemler gerçekleştirildiğini savundu.

Milletvekilinin iddiasına göre vatandaşlarla tek tek görüşmeler yapıldı ve kendilerine kayıtlarda görünen ameliyatları geçirip geçirmedikleri soruldu. Çömez, bazı hastaların böyle bir ameliyat olmadıklarını ifade ettiklerini, buna karşın ödeme yaptıklarını anlattı.

Bu iddiaların doğrulanması halinde yalnızca hastaların değil, kamu kaynaklarının da zarar görmüş olabileceği değerlendiriliyor.

Ancak söz konusu kayıtların tamamı, hasta beyanları, ameliyat belgeleri ve ödeme dökümleri kamuoyuna henüz ayrıntılı biçimde açıklanmış değil. Dolayısıyla iddiaların gerçek boyutunun anlaşılması için Sağlık Bakanlığının inceleme yapması, kayıtların karşılaştırılması ve gerekli görülmesi halinde adli soruşturma yürütülmesi önem taşıyor.

ÇÖMEZ'DEN SAĞLIK BAKANINA AÇIK ÇAĞRI: BELGELER SAVCILIĞA TESLİM EDİLSİN

Turhan Çömez, konuşmasında Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'na doğrudan seslenerek Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki iddiaların araştırılmasını istedi.

Hastanenin özellikle KBB Kliniğinde ve başka ameliyat birimlerinde sahte raporlar düzenlendiğini, hastalardan fazla para alındığını öne süren Çömez, elindeki belgelerin savcılığa ulaştırılması gerektiğini söyledi.

Milletvekili, depremin üzerinden geçen zamana rağmen Malatya'nın hâlâ ağır sorunlarla mücadele ettiğini hatırlatarak kamu hastanesinde yaşandığını iddia ettiği bu olayların kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Çömez'in Sağlık Bakanına yönelik çağrısının merkezinde, iddiaların yalnızca açıklamalarla geçiştirilmemesi, belgelerin incelenmesi ve sorumluluğu bulunanların tespit edilmesi talebi yer aldı.

BU HASTANE HAKKINDA İLK İDDİA DEĞİL: 2025'TE 75 MİLYON LİRALIK LENS TARTIŞMASI YAŞANMIŞTI

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi hakkında bugün gündeme gelen iddiaları daha dikkat çekici hale getiren gelişme ise geçmişte yaşanan tartışmalar.

Turhan Çömez, Nisan 2025'te de aynı hastanede katarakt ameliyatlarında kullanılan göz içi lenslerinin kaybolduğu ve hastane envanterindeki bazı tıbbi malzemelerin bulunamadığı yönünde iddiaları gündeme getirmişti.

Çömez, iki yıllık dönemde yaklaşık 75 milyon liralık lensin kaybolduğunu, ayrıca 6 Şubat depremlerinin ardından hastaneye gönderilen yaklaşık 25 milyon lira değerindeki tıbbi malzeme ve ekipmanın da ortada olmadığını ileri sürmüştü.

Bu iddialar üzerine 18 Nisan 2025 tarihinde Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM'ye 7/27023 esas numaralı yazılı soru önergesi sunulmuştu.

Önergede, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen katarakt ameliyatlarının sayısı, hastaneye alınan lens miktarı, ameliyat sayısının üzerinde lens tüketildiği iddiası, malzemelerin başka yerlere çıkarılıp çıkarılmadığı ve deprem sonrasında gönderilen tıbbi ekipmanların nerede bulunduğu gibi sorular yöneltilmişti.

Dikkat çeken ayrıntı ise Meclis kayıtlarında söz konusu önergenin cevaplanmadığının belirtilmesi.

Yani 2025 yılında aynı hastaneye ilişkin gündeme getirilen lens ve tıbbi malzeme iddialarıyla ilgili verilen soru önergesinin Meclis kayıtlarındaki durumu hâlâ cevaplanmamış olarak görünüyor.

HASTANE YÖNETİMİ VE İLGİLİ İSİMLER DAHA ÖNCE İDDİALARA YANIT VERMİŞTİ

2025 yılında gündeme gelen lens iddiaları karşısında hastane yönetimi ve adı tartışmalarda geçen bazı isimler de açıklamalarda bulunmuştu.

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Öğretim Üyesi Muhammed Selçuk Sinanoğlu, Nisan 2025'te yaptığı açıklamada, lenslerle ilgili olayın daha önce tespit edildiğini ve kendisi tarafından adli ve idari soruşturma başlatıldığını belirtmişti.

Sinanoğlu, 75 milyon liralık kayıp iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunmuş, devletin bir lirasının bile kaybedilmesine izin verilemeyeceğini ifade etmişti. Ayrıca adli sürecin devam ettiğini belirterek ayrıntılı açıklama yapamayacağını söylemişti.

Dönemin Malatya İl Sağlık Müdürü Erhan Berk'in avukatı da aynı dönemde yaptığı açıklamada, müdürlüklerine ulaşan ihbar üzerine ön inceleme başlatıldığını, inceleme sonucunda sorumluluğu tespit edilen üç personel hakkında işlem yapıldığını bildirmişti.

Açıklamada ayrıca hastanenin depo ve stoklarının incelendiği, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulundan müfettiş talep edildiği ve resmî soruşturma başlatıldığı belirtilmişti.

Erhan Berk'in avukatı, lens alımları ve kullanımına ilişkin işlemlerin hastane yönetiminin sorumluluğunda gerçekleştiğini, İl Sağlık Müdürlüğünün bu alım sürecinde dahli bulunmadığını savunmuştu.

Bu açıklamalar, 2025 yılındaki lens soruşturmasına ilişkin tarafların savunmalarını yansıtıyor. Ancak o dönemdeki lens ve tıbbi malzeme iddialarıyla 5 Kasım 2026'da gündeme getirilen ameliyat kodları ve hasta ödemelerine ilişkin yeni iddialar birbirinden ayrı konular. İki dosyanın hukuki ve idari açıdan bağlantılı olup olmadığına dair doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.

MALATYA SAĞLIK SİSTEMİNDE DENETİM TARTIŞMALARI BÜYÜYOR

Hastaneye ilişkin tartışmalar yalnızca milletvekilinin gündeme getirdiği mali usulsüzlük iddialarıyla da sınırlı değil.

Ekim 2026'da Genç Sağlık Sendikası, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile bazı sağlık kurumlarındaki atama, görevlendirme ve çalışma koşullarına ilişkin iddialar nedeniyle hukuki süreç başlattığını duyurmuştu.

Sendika, personel görevlendirmelerinde liyakat ilkesine aykırı uygulamalar ve sendikal ayrımcılık bulunduğunu ileri sürerek Sağlık Bakanlığı Teftiş Kuruluna başvurduğunu açıklamıştı.

Bu başvurular, mevcut soruşturmayla aynı konuya ilişkin değil. Ancak hastane yönetimi, idari işleyiş ve denetim mekanizmalarının Malatya'da farklı kesimler tarafından gündeme taşınması, sağlık kurumlarındaki yönetim ve hesap verebilirlik tartışmalarının sürdüğünü gösteriyor.

ŞİMDİ GÖZLER SAĞLIK BAKANLIĞINDA VE SAVCILIKTA

Turhan Çömez'in 5 Kasım 2026 tarihli TBMM konuşmasıyla gündeme taşıdığı yeni iddiaların ardından gözler Sağlık Bakanlığına, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetimine ve adli makamlara çevrildi.

Şu ana kadar erişilebilen açıklamalarda, 2026 yılında dile getirilen sahte ameliyat raporları, farklı işlem kodları ve hastalardan fazla para alındığı iddialarına ilişkin hastane yönetiminin veya Sağlık Bakanlığının kapsamlı bir yanıtına rastlanmıyor.

Çömez'in elinde bulunduğunu söylediği belgelerin hangi işlemleri kapsadığı, kaç hastanın etkilendiği, iddia edilen kamu zararının tutarı ve savcılığa resmî başvuru yapılıp yapılmadığı da henüz açıklığa kavuşmuş değil.

Malatya'nın deprem sonrasında sağlık hizmetlerine duyduğu ihtiyaç ve kamu hastanelerinin taşıdığı sorumluluk düşünüldüğünde, bu iddiaların cevapsız bırakılmaması büyük önem taşıyor.

Çünkü mesele yalnızca bir hastane, birkaç işlem veya bir milletvekilinin Meclis kürsüsünden dile getirdiği iddialardan ibaret değil. Mesele, depremle ağır yara almış bir şehirde vatandaşın sağlık hizmetine güvenebilmesi, kamu kaynaklarının korunması ve devlet adına yürütülen her işlemin denetlenebilir olmasıdır.

Malatyalıların beklediği şey de açık: İddialar doğruysa sorumlular ortaya çıkarılsın, doğru değilse bunu gösterecek belgeler kamuoyuyla paylaşılsın. Soruşturma gerekiyorsa geciktirilmesin, sonuçları da şeffaf biçimde açıklansın.

Depremin yıkımını yaşayan bir kentte vatandaşın bir de sağlık hizmeti üzerinden mağdur edildiği şüphesini taşımak zorunda kalması kabul edilebilir bir durum değildir. Artık bu iddialara yalnızca siyasi açıklamalarla değil, somut inceleme sonuçlarıyla cevap verilmesi gerekiyor.