AKP İKTİDARININ DA ARALARIN DA OLDUĞU 12 UTANMAZDAN UTANMAZ BİR ÇAĞRI!
Artık söylemekten yana dilimiz de tüy bitti; halkı Müslüman olan hiçbir ülkeyi Müslüman ve yine halkı Türk olan hiçbir ülkeyi Türk yönetmiyor diye. Aksi halde böylesi utanmaz bir çağrı ve bildirinin tevili bile zırvalık olur!
Böylesi ahlaksız ve utanmaz bir çağrıya;
Bir Türk ve Türkiye vatandaşı olarak ‘’Türkiye’nin de aralarında olduğu’’ demekten, hayâ ettiğimiz için ‘’AKP’nin de aralarında olduğu’’ başlığını hem daha hukuki, daha realist, daha İslamist ve daha ahlaki bulmamız dolayısıyla, başlığı böyle attık
AKP ve 11ülkeden İran’a: Saldırıları derhal durdur!
Bırakın bir Müslümanı birazcık ahlakı, vicdanı ve utanması olanların böyle bir çağrı yapması ve bunu da tüm dünyaya deklere etmesi mümkün mü?
Hıristiyan! İspanya ve onun başbakanının verdiği onur, haysiyet, ahlak ve hukuk savaşından tırnak kadar bile nasiplenmemiş olanları Müslümanlara ve Türklere şikâyet ediyoruz!
15 bin KM uzaklardan gelecek ve ülkenize saldırılacak, bağımsızlığınız, onurunuz, namusunuz ve uluslararası hukuktan kaynaklı tüm meşru haklarınız işgal edilecek ve siz yine uluslararası hukuktan aldığınız son derece meşru ve helal olan savunma hakkınız dolayısıyla ‘’saldırganlıkla’’ suçlanacaksınız öyle mi? Bütün bu ahlaksızlığı İslam’i, insani, vicdani ve hukuki olmakla birlikte bir Müslüman ve Türk olarak açıklayabilirim diyen bir başka ahlaksız daha var mı ?
Orta Doğu'da ABD ve İsrail’in ahlaksız, hukuksuz ve dolayısıyla terörize saldırılarından kaynaklı tırmanan kaos ve Hürmüz Boğazı'ndaki abluka, bölge ülkelerini böylesi utanmaz bir açıklamaya itmiş!
Bizler, ABD ve İsrail’in uşaklığını yapıyoruz diyememişler de uluslararası ticaret diyerek utanmazlıklarının, hayasızlıklarının ve ABD ile İsrail uşağı olduklarını üzerini örtmeye ve yine bu ahlaksız ve hukuksuz çağrıya masumiyet ve meşruiyet kazandırmaya çalışırken bile, daha bir dibe düştüklerinin farkındalar mı bilmiyoruz!
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bir araya gelen ve aralarında AKP'nin de bulunduğu 12 ülkenin dışişleri bakanları, yayımladıkları ortak bildiriyle İran'a "saldırıları derhal durdurma" çağrısı yaptı. Bildiride sivil altyapılara yönelik saldırılar kınanırken, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına da ‘’tepki’’ gösterildi.
ABD VE İSRAİL’E TEPKİ GÖSTERMİŞLER İYİ Mİ?
Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından tam metni yayımlanan ortak bildiriye göre; Arap ve İslam ülkeleri, İran eksenli tırmanan bölgesel savaşın küresel ticareti ve bölgesel güvenliği tehdit etmesi üzerine Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da istişare toplantısı gerçekleştirdi. Toplantının ardından Türkiye, Katar, Azerbaycan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Suudi Arabistan, Suriye ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları ortak bir bildiriye imza attı. Yayımlanan bildiride, 12 ülke tek ses olarak İran'ı "bölgedeki saldırılarını derhal durdurmaya" davet etti.
BU 12 KÖLE; SİVİL VE DİPLOMATİK HEDEFLERE YÖNELİK SALDIRILARA KINAMA YAYIMLAMIŞ!
Burada nasıl bir cümle kullanılmalı ki böylesi hayâsız ve ar damarı yırtılmış açıklama, gerektiği pislik çukurunda ki yerini alsın doğrusu bilemiyoruz!
Bakanlar, toplantıda İran'ın Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, Ürdün, Azerbaycan ve Türkiye'ye yönelik saldırılarını ele aldı. Bildiride; yerleşim alanlarını, petrol tesisleri, su arıtma tesisleri, havalimanları, konut binaları ve diplomatik binalar dahil olmak üzere sivil altyapıyı hedef alan balistik füze ve insansız hava aracı saldırıları şiddetle kınandı. Bu saldırıların hiçbir bahaneyle haklı gösterilemeyeceği ifade edildi.
Ayrıca, devletlerin Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. Maddesi uyarınca kendilerini savunma hakkına sahip olduğu vurgulandı. İran ile gelecekteki ilişkilerin; devletlerin egemenliğine saygı duyulmasına, iç işlerine karışılmamasına ve askeri kapasitelerin bölge ülkelerini tehdit etmek için kullanılmamasına bağlı olduğu belirtildi.
BMGK 2817 SAYILI KARARI VE DENİZ YOLLARINDAKİ TEHDİT
Ortak bildiride, İran'ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 (2026) sayılı kararına uyması gerektiği vurgulandı.
Oysa aynı BMGK 1967 yılından beri İsrail için yaklaşık 10 bin karar almış olmasına rağmen bir tekini bile takmayan İsrail gibi işgalci ve terörist devlete ‘’tepki’’ ama meşru savunma yapan İran’a karara uyma ve ‘’kınama’’ kararı verenler, kendilerini Türk ve Müslüman olarak yutturuyorlar!
Bu kapsamda İran'dan; saldırıları derhal durdurması, kışkırtıcı eylem ve tehditlere şartsız olarak son vermesi ve Arap ülkelerindeki kendisine bağlı milisleri desteklemeyi, finanse etmeyi ve silahlandırmayı bırakması talep edildi.
Deniz güvenliğine de geniş yer ayrılan bildiride, Tahran yönetimine; Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası seyrüseferin kapatılması veya engellenmesine yönelik her türlü fiil ve tehditten kaçınma, ayrıca Bab el-Mandeb'de deniz güvenliğini tehdit etmeme çağrısı yapıldı.
LÜBNAN'A DESTEK VE İSRAİL'E KINAMA!
Şurada ki ahlaksız hedef saptırmaya bakar mısınız?
Sözüm ona Lübnan’a yapılanı hukuksuz bulmuşlar ama subiliminle olarak İran’a yapılan adeta onaylanmış bu açıklamaya imza atanların Müslüman değil insan bile olmaları mümkün değildir!
Riyad'daki zirvede sadece İran değil, İsrail de eleştirilerin hedefindeydi. Bakanlar, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırganlığını ve bölgedeki yayılmacı politikasını kınadı.
Bildiride, Lübnan'ın güvenliğine, istikrarına ve tüm toprakları üzerindeki egemenliğine destek yinelendi. Ayrıca, Lübnan hükümetinin "silahların devlette sınırlandırılması" yönündeki kararına destek verildiği ifade edildi. Katılımcı 12 ülke, güvenlik ve egemenliklerini korumak ile İran'ın saldırılarını durdurmak için gerekli meşru tedbirlerin alınması amacıyla yoğun istişare ve koordinasyonu sürdürme taahhüdünde bulundu.
AHLAKSIZ VE HUKUKSUZ KARARI ALAN DÖRTLÜ KOORDİNASYON TOPLANTISI: FİDAN, BİN FERHAN, DAR VE ABDULATİ
Zirve marjında, krizin çözümüne yönelik dar kapsamlı ve kritik bir koordinasyon toplantısı da gerçekleştirildi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre; Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati özel bir görüşmede bir araya geldi.
Görüşmede, bölgede İran kaynaklı gerilimin ele alındığı, güvenlik ve istikrarın sağlanması amacıyla istişarelerin kesintisiz sürdürülmesinin ve ortak çabaların koordine edilmesinin hayati önem taşıdığı vurgulandı.