BU ÜLKEDE HERKES VE HERŞEY ONUN ETRAFINDA DÖNÜYOR!
BU ÜLKEDE HERKES VE HERŞEY ONUN ETRAFINDA DÖNÜYOR!
Siz bakmayın kimi ülkücü ve milliyetçi kökenli partiler ve başkanlarının Devlet Bahçeli’yi ötekileştiren açıklamalarına. Hepsinin gizli aşikâr idolü, lideri, korktuğu, sevdiği ve saydığı kişidir Devlet Bahçeli.
Bir ay önce mektubunu iade etmişti: Bahçeli ile Dervişoğlu Anıtkabir'den kol kola ayrıldı
Siyasette dün söylenen sözler, bugün verilen görüntülerle yeniden tartışmaya açılabiliyor. Bunun son örneği, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Anıtkabir'de düzenlenen törende yaşandı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, uzun süredir devam eden siyasi gerilimin ardından tören çıkışında merdivenlerden kol kola indi. Üstelik bu görüntü, iki lider arasında yalnızca bir ay önce yaşanan mektup krizi ve İmralı süreci üzerinden yürütülen sert tartışmaların gölgesinde ortaya çıktı.
Bir tarafta Abdullah Öcalan ve İmralı süreci konusunda Bahçeli'ye sert eleştiriler yönelten Dervişoğlu, diğer tarafta siyasi çıkışlarıyla Türkiye gündemini belirleyen Bahçeli… Aralarındaki görüş ayrılıkları ortadayken gelen bu görüntü, siyasetin semboller ve mesajlar üzerinden nasıl okunabileceğini bir kez daha gösterdi.
BİR AY ÖNCE MEKTUBU GERİ GÖNDERMİŞTİ, BUGÜN KOL KOLA YÜRÜDÜLER
İki lider arasındaki gerilim, eylül ayında Dervişoğlu'nun yaptığı açıklamayla yeniden gündeme gelmişti. İYİ Parti lideri, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla siyasi parti liderlerine gönderdiği kutlama mesajının Bahçeli tarafından kabul edilmeyerek kuryeyle geri gönderildiğini açıklamıştı.
Dervişoğlu, bu tavrı İmralı sürecine yönelik eleştirileriyle ilişkilendirmiş ve 30 Ağustos törenlerinde Bahçeli'yle selamlaşmamasını şu sözlerle açıklamıştı:
"Türkiye'nin zafer gününün kutlandığı mesajı geri gönderene, Atatürk'ün huzurunda nasıl davranacaktım?"
Bu sözler, iki lider arasındaki siyasi mesafenin yalnızca fikir ayrılığıyla sınırlı olmadığını gösteren bir polemik olarak gündeme gelmişti.
Ancak siyaset, bazen en sert sözlerin ardından gelen tek bir görüntüyle yeni bir tartışmanın kapısını aralayabiliyor. Anıtkabir'de yaşanan da tam olarak bu nedenle dikkat çekti.
BAHÇELİ'NİN BİR TOKALAŞMASI BİLE NEDEN GÜNDEM OLUYOR?
Bahçeli ile Dervişoğlu, 1 Ekim'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yeni yasama yılı açılışında da tokalaşmıştı. Bahçeli, gazetecilerin bu temasın yeni bir başlangıç olup olmadığı yönündeki sorusuna, "Öyle düşünelim, iyi olacak inşallah" yanıtını vermişti.
Anıtkabir'deki kol kola görüntü, bu temasın ardından geldi.
Elbette iki siyasetçinin bir törende yan yana yürümesi, siyasi anlaşmazlıkların sona erdiği anlamına gelmez. Nitekim İmralı süreci ve Abdullah Öcalan'ın olası rolü konusunda iki liderin farklı tutumları devam ediyor. Ancak görüntünün siyasi anlamı, yalnızca kişisel bir yakınlaşma ihtimaliyle sınırlı değil.
Çünkü Devlet Bahçeli, Türk siyasetinde attığı adımların, yaptığı açıklamaların ve kurduğu siyasi temasların geniş yankı uyandırdığı bir aktör. Kendisine en sert eleştirileri yönelten isimlerle kurduğu en kısa temaslar bile siyasi gündemin parçası hâline gelebiliyor.
Bu durum, Bahçeli'nin siyasi ağırlığının ve gündem oluşturma kapasitesinin neden sürekli tartışıldığını da açıklıyor.
İMRALI SÜRECİ, SİYASİ GERİLİM VE URGAN KRİZİ
Bahçeli ile Dervişoğlu arasındaki gerilimin temelinde, MHP liderinin 2024 yılında Abdullah Öcalan'a yönelik çağrısıyla başlayan siyasi tartışmalar bulunuyor.
Bahçeli'nin Öcalan'ın TBMM'de konuşabileceğine ilişkin çıkışına sert tepki gösteren Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında kürsüden bir urgan fırlatmıştı. Bahçeli ise daha sonra söz konusu urganı istemiş ve makam odasına astırmıştı.
Bu olay, iki lider arasındaki siyasi ayrışmanın hafızalara kazınan sembollerinden biri oldu.
İmralı süreci, Öcalan'ın statüsü ve yürütülen siyasi temaslar konusunda tarafların farklı pozisyonlarını koruması, aralarındaki gerilimin de devam etmesine yol açtı. Dolayısıyla Anıtkabir'deki görüntüyü değerlendirirken geçmişte yaşananları ve iki liderin açıklamalarını birlikte ele almak gerekiyor.
Bir törende yan yana gelmek başka, siyasi çizgilerin yakınlaşması başka şeydir. Aradaki farkı belirleyecek olan, bundan sonraki açıklamalar ve somut siyasi adımlar olacaktır.
PEKİ, TÜRK SİYASETİNDE BAHÇELİ'NİN AĞIRLIĞI NE?
Haberin ortaya çıkardığı asıl tartışma burada başlıyor.
Bahçeli, yalnızca kendi partisinin genel başkanı olarak değil, ittifak ilişkileri ve siyasi çıkışları nedeniyle ülke siyasetinin önemli aktörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Zaman zaman kendi siyasi çizgisinden uzak duran veya kendisini sert biçimde eleştiren isimlerle yaşadığı temaslar bile geniş bir siyasi yorum alanı yaratıyor.
Bu tablo, Bahçeli'nin siyaset üzerindeki etkisinin ve açıklamalarının sonuçlarının neden yakından takip edildiğini gösteriyor.
Ancak buradan hareketle, bütün milliyetçi veya ülkücü kökenli siyasi aktörlerin Bahçeli'yi gizliden gizliye lider, idol ya da korkulan bir figür olarak gördüğünü kesin bir gerçekmiş gibi söylemek mümkün değil. Farklı siyasi aktörlerin tutumları, açıklamaları ve tercihleri kendi bağlamlarında değerlendirilmelidir.
Yine de şu soru ortada duruyor: Bahçeli'yi açıkça eleştiren siyasi aktörler dahi onun her hamlesine neden bu kadar yakından bakıyor? Neden onun bir sözü, bir tokalaşması veya bir temasının ardından yeni siyasi yorumlar yapılıyor?
Bu soruların yanıtı, Türkiye siyasetinde kişilerin yalnızca sahip oldukları oy gücüyle değil, ittifaklar üzerindeki etkileri ve siyasi gündemi değiştirebilme kapasiteleriyle de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
ANITKABİR'DEKİ GÖRÜNTÜNÜN ARDINDAN
Cumhuriyet'in 103'üncü yıl dönümü dolayısıyla Anıtkabir'de düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki devlet erkânı da Atatürk'ün mozolesini ziyaret etti. Çelenk bırakılması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından Erdoğan, Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı.
Cumhurbaşkanı, mesajında Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Ancak törenin siyasi açıdan en çok konuşulan görüntülerinden biri, aralarında daha önce sert tartışmalar yaşanan Bahçeli ile Dervişoğlu'nun kol kola yürümesi oldu.
Bir ay önce geri gönderilen kutlama mesajı, geçmişte yaşanan sert polemikler ve İmralı sürecindeki görüş ayrılıkları düşünüldüğünde bu görüntünün neden dikkat çektiği açık.
Siyasette bazen bir konuşma, bazen bir karar, bazen de birkaç saniyelik bir görüntü uzun tartışmalara yol açabiliyor. Anıtkabir'deki bu temas da siyasi yorumlara kapı aralayan görüntülerden biri olarak gündeme yerleşti.
Çünkü Türkiye siyasetinde mesele yalnızca kimin kime ne söylediği değil; kimin hangi hamlesinin ülke gündeminde ne kadar yankı uyandırdığıdır.