İSRAİL PLASTİK MERMİ İLE SALDIRMIŞ MIŞ MIŞ!
Lafonden'den masallar!
Kapağı direk ve gerçeklik üzerinden açalım!
Neden plastik mermi? Adamlar sinek öldürür gibi Filistinli, Gazzeli, Sudanlı, Suriyeli öldürürken size neden plastik mermi?!
Milletin aklı ile alay ediyorlar utanmadan! Defalarca yazıp yayınladık danışıklı dövüş diye. Defalarca yazıp yayınladık ABD ve İsrail plan ve projesi diye.
ABD ve İsrail izni, onayı, bilgisi ve dahli olmadan böyle bir girişimde bulunulacak öyle? Sizin teknelerinizin kitlerini, yol ve yön cihazlarınızı bile henüz başlamadan kitler ve olmadık muamelelere daha yolun başında ve başlamadan maruz kalırsınız.
Olaydan ABD ve İsrail’in çıkarı olmayacak ama sizler böyle bir duruma kalkışacaksınız öyle mi?
Dünya kandırılıyor ve dünya aldatılıyor. Ama aynı dünya özellikle İslam dünyası ve Müslümanlar eliyle aldatılıp Müslümanlar eliyle uyutuluyor.
Nasılsa öldürülenler Müslüman ve Müslümanlara yaptığımız bu akıl dışı, insanlık dışı, izan ve hukuk dışı katliamları yine Müslümanlar! Eliyle örtbas edebiliriz diyen ABD ve İsrail, Müslüman kılıklı Siyonistler eliyle bol maşallahlı, tekbirli gemiler sürerek meydana dünyanın vicdanına sis bombaları göndermektedirler.
Sumud filosuna İsrail el koymuş!
Ne yapacaktı? Hoş geldiniz ve buyrun kafanıza göre takılın mı diyecekti? Utanmadan bizlere tiyatro sergiliyor kendisine yerli, milli, pilli ve Müslüman diyen köksüzler.
İsrail'in alıkoyduğu Sumud Filosu aktivistvleri yaşadıklarını anlattı: Bize plastik mermiyle saldırdılar! Saldırdılar nasıl? Yeterince inandırıcı bir kelime mi ‘’ Saldırdılar’’ kelimesi…
İçiniz parçalanmadı mı bu yürekli Müslüman aktivistlerimize plastik mermi ile saldırılmış olması?!
Gazze’ye insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla! Başlık nasıl ama?
Gazze’ye insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla! Yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na İsrail ordusunun uluslararası sularda düzenlediği müdahalenin ardından serbest bırakılan aktivistler, alıkonuldukları süre boyunca maruz kaldıkları kötü muameleyi ve hak ihlallerini anlattı. Tezgahı görüyor musunuz? Bütün Müslümanlara en aşağılık ölümleri reva gören İsrail bu zatı muhteremlere plastik mermi kullanmış ve bazı hak mahrumiyetleri kullanmış mış mış!
"ULUSLARARASI SULARDA SİLAHLI TEHDİT"
Filoda yer alan aktivistlerden Katy Davidson, küçük bir tekneyle ilerledikleri sırada insansız hava araçları ve projektörlerle taciz edildiklerini, ardından İsrail ordusuna ait büyük bir savaş gemisinin önlerini kestiğini belirtti. Davidson, müdahale anını şu sözlerle aktardı:
"Biz tamamen barışçıl bir şekilde güvertede oturuyorduk. Buna rağmen bize, 'Teknenin ön kısmına geçmezseniz ateş ederiz' diyerek silahlı tehditte bulundular. Halbuki o sırada uluslararası sulardaydık ve yasa dışı hiçbir eylemimiz yoktu."
Davidson, alıkonulduktan sonra "yüzen hapishane" olarak tanımladığı bir donanma gemisine götürüldüklerini, ardından her yeri dikenli tellerle çevrili, konteynerlerden oluşan geçici bir kamp alanına nakledildiklerini ifade etti.
"YATAKLARI ÖZELLİKLE ISLATTILAR"
Ne büyük ceza vermiş İsrail bu büyük aktivistlere! Yatakları ıslatılmış!
Askeri kampta kendilerine "hayvan muamelesi" yapıldığını dile getiren Davidson, temel insani ihtiyaçlardan mahrum bırakıldıklarını vurguladı:
Gözaltında tutuldukları süre boyunca geceleri özellikle ıslatılmış yataklarda uyumaya zorlandıklarını belirtti.
Kendilerine çok sınırlı miktarda yiyecek ve su verildiğini, gardiyanların sürekli tehditkâr ve sert bir tutum sergilediğini aktardı.
Tamamı koca bir yalan ve en lüks şartlarda ve son derece özel muameleler eşliğinden karşılanıp beslenip eğlenere döndüklerine zerre kdar bile kuşkunuz olmasın.
Aktivistlere, "İsrail'de hapse girmek veya ülkeyi hemen terk etmek" dışında bir seçenek sunulmadığı kaydedildi.
"BİZE PLASTİK MERMİYLE SALDIRDILAR"
İngiliz Hussain, İsrail'in teknelere baskın yaptığını aktararak, "Bize plastik mermiyle saldırdılar. Yaralananlar oldu. Teknelerimize baskın yaptılar. Bizi büyük bir konteyner gemisine götürdüler ve oraya yerleştirdiler. Geceleri çok soğuktu, çok rahatsızdık." diye konuştu.
"HER KONTEYNERE 45 KİŞİ SIĞDIRDILAR"
Alıkonulanlar arasında yer alan Avustralyalı tıp doktoru Bianca Webb-Pullman da askeri müdahalenin ardından maruz kaldıkları muameleyi doğruladı. Webb-Pullman, herkesin elleri bağlanarak saatlerce "stres pozisyonunda" (diz çökmüş halde) bekletildiğini ifade etti.
Webb-Pullman, kamp koşullarına dair şu çarpıcı detayları paylaştı:
"Bizi nakliye konteynerlerinin bulunduğu bir avluya koydular ve her bir konteynere 45 kişiyi sığdırdılar. Battaniyemiz bile yoktu. Suriye komitesinden iki arkadaşımızın serbest bırakılmamasına tepki gösterdiğimizde ise askerler bizi döverek yerlerde sürüklemeye başladı."
"İSRAİL TÜM AKDENİZ'İ KONTROL ETTİĞİNİ SANIYOR"
Uluslararası toplumun ve dünya hükümetlerinin bu korsan müdahaleye karşı güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Webb-Pullman, "İsrail yıllardır süren bir cezasızlık zırhına sahip. Artık sadece Gazze’yi değil, tüm Akdeniz’i kontrol edebileceklerine inanıyorlar. Bu durum uluslararası hukuk açısından asla kabul edilemez" diyerek küresel çapta bir yaptırım çağrısında bulundu