YENİ PARTİ LİDERİ ÖZEL’DEN ERDOĞAN’IN ÜÇÜNCÜ KEZ ADAYLIĞINA YEŞİL IŞIK!

YENİ Parti liderinden sürpriz! Hamle.

Aslında Erdoğan’ın 3. Kez aday olmasının Anayasa ve yasalara aykırı olduğu önemli sayıda hukukçunun hemfikir olduğu bir süreçte ‘’ falan filan şekilde olursa’’ üzerinden bir manevra ile kıyısından köşesinden muhalif parti ve liderlik oryantalinin dirayet sahibi halk ve seçmenin gözünden kaçtığı kanısında değiliz.

Yeni Parti Lideri Özel, ‘Erken seçim 2027 olursa sıcak bakarız' mesajı vererek Erdoğan’ın adaylığına şimdiden yeşil ışık yakmış oldu!

Partisinin adayı olarak ise Yavaş’ı işaret etti, 'Benim seçeneklerimde ben yokum' demesine rağmen sürecin sonunda tek seçeneğin kendisi olduğunu ve olacağını kuşkusuz bizden iyi bildiği kanısındayız.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kez aday olabilmesi için gündeme getirilen erken seçim formülü, siyaset ve hukuk çevrelerinde tartışılmaya devam ediyor. İktidar cephesinde seçimlerin normal takviminden kısa bir süre önce yapılmasının yeterli olabileceği ileri sürülürken, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in 2027 yılı için erken seçime sıcak baktıklarını açıklaması dikkat çekti.

Özel, 2028 yılında yapılacak bir seçime kapılarının kapalı olduğunu belirtirken, 2027’de erken seçim gündeme gelmesi durumunda partisinin konuyu değerlendirebileceğini söyledi. Ancak açıklamasındaki bu ayrım, Erdoğan’ın yeniden adaylığı tartışmaları açısından yeni bir siyasi tartışmanın da kapısını araladı.

MANSUR YAVAŞ ÖNEMLİ BİR SEÇENEK!

Özgür Özel, partisinin cumhurbaşkanı adaylığı tartışmalarında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı öne çıkardı. Yavaş’la sürekli görüştüklerini ve aralarında herhangi bir sorun bulunmadığını belirten Özel, kendisini “Türkiye adına önemli bir cumhurbaşkanı adayı seçeneği” olarak nitelendirdi.

Kendi adaylığı konusunda ise “Aday olacağım iddiası külliyen yalan. Benim seçeneklerimin arasında ben yokum” ifadelerini kullandı.

Özel, Ekrem İmamoğlu ile arasında sorun bulunduğu yönündeki iddiaları da reddetti. İmamoğlu’yla ilişkilerini anlatırken, “Birbirimize kardeşliği aşan bir hukukla bağlıyız. Biz, birbirimize emanetiz bundan sonra” dedi.

Ancak adaylık tartışmalarında Yavaş’ın giderek daha görünür bir seçenek olarak anılması ve Özel’in kendi adaylığını dışarıda bırakan açıklamaları, muhalefetin önümüzdeki dönemde nasıl bir yol izleyeceği sorusunu da gündemde tutuyor.

Burada önemli bir noktaya işaret edelim! Ekrem İmamoğlu’nun diskalifiye edildiği ve beraberinde Mansur Yavaş’ın da AKP’ye geçtiğini ve ya geçeceğini hesaba katarsak ‘’ benim seçeneklerimde ben yokum’’ diyen Özel’in tek seçenek olduğu ve olacağı sonucunu çıkarmak için siyasi kalfalık yeterlidir diye düşünüyoruz!

60’A YAKIN AK PARTİLİ VEKİL FONLARA BULAŞMIŞ

Özel, kamuoyunda tartışılan fonlarla ilgili iddialara ilişkin de dikkat çekici açıklamalarda bulundu. İktidar içinde bu konuyla bağlantılı odaklar arasında bir çatışma yaşandığını öne süren Özel, AK Partili milletvekilleriyle ilgili şu iddiayı dile getirdi:

“AK Partili 60’a yakın milletvekili ya da yakınlarının doğrudan kendilerinin ya da bir aracı hesabıyla bu fonlarda oldukları söyleniyor.”

Özel’in açıklamasında yer verdiği bu iddia henüz bağımsız biçimde doğrulanmış bir tespit olarak değerlendirilmemeli. Konuyla ilgili iddiaların açıklığa kavuşması için somut bilgi ve belgelerin ortaya konulması gerekiyor.

ERKEN SEÇİM 2027’DEN SONRA YAPILIRSA YOKUZ

Erdoğan’ın üçüncü kez aday olabilmesi için gündeme getirilen erken seçim seçeneğini değerlendiren Özel, 2028’deki seçime karşı olduklarını yineledi.

Özel, “2028’e kapalıyız. 2027’de erken bir seçim tarihi olursa sıcak bakarız. Bir-iki ay öne almak anayasanın arkasından dolaşmaktır” ifadelerini kullandı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’la görüşmesi hakkında da konuşan Özel, görüşmenin olağan olduğunu belirterek Yavaş’a yönelik herhangi bir şüphesi bulunmadığını söyledi.

Cumhur İttifakı’nın Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için seçimleri normal tarihinden öne alma ihtimali, tartışmaların merkezinde yer alıyor. Muhalefetin bu süreçte atacağı adımlar da Erdoğan’ın adaylığına ilişkin siyasi ve hukuki tartışmalar bakımından önem taşıyor.

Anayasa’nın 116. maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üye tamsayısının beşte üçüyle, yani en az 360 milletvekilinin oyuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebilmesini düzenliyor. Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis’in seçimlerin yenilenmesine karar vermesi durumunda yeniden adaylık imkânı doğabiliyor. Bununla birlikte, bu hükmün Erdoğan’ın mevcut siyasi ve anayasal koşulları bakımından nasıl uygulanacağı konusunda farklı hukuki değerlendirmeler bulunuyor.

Cumhur İttifakı’nın Meclis’teki sandalye sayısı tek başına gerekli çoğunluğa ulaşmadığı için, seçimlerin Meclis kararıyla yenilenmesi senaryosunda muhalefet milletvekillerinin tutumu da önem kazanıyor.

CEMİL TUGAY PASPAS OLMUŞ

Sözcü TV canlı yayınında soruları yanıtlayan Özgür Özel, 2027 yılında erken seçim ihtimaline sıcak baktıklarını belirtirken, seçimlerin yalnızca bir veya iki ay öne alınmasına karşı olduklarını söyledi.

Özel, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“2027 için erken bir seçim tarihi olursa sıcak bakarız. Seçimi 1-2 iki ay öne almayı anayasanın arkasından dolaşma olarak düşünüyoruz. İktidar, mart ayında bir erken seçim teklif ediyorsa bunu ciddi şekilde oturup konuşuruz. Toplarız hemen PM’yi, milletvekili grubu bir karar verir, ilan ederiz. Yazı da geçelim, sonbahara gelelim, kasım olsun, oralar bizim için zor. 2028’e kapalıyız.”

Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasına ilişkin soruya da yanıt verdi. İzmir’deki aday belirleme sürecinde hata yapıldığını kabul eden Özel, Tugay’ın adaylık sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özel, şu ifadeleri kullandı:

“En mükemmel adayı bulamadığımız ortada. Topyekûn bir yanlışımız var, hiçbirimizin kendini kenara ayırmaması lazım. Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu’nun aday olmasını çok istemiştim. Beş aday adayını ankete koydum. Küçük bir farkla da olsa Cemil Tugay önde çıkmıştı. Gelecek seçim İzmir’le öyle bir helalleşmeyi düşünüyorum ki... Bütün haksızlıkları telafi edeceğiz. Cemil Tugay hakkında birkaç dosya var. Çağırdılar, gösterdiler. Transfer olması için her şeyi yaptılar. Gittim İzmir’de gördüm, paspas olmuş. O kadar değmez ki...”

ÖNEMLİ SEÇENEK

Özgür Özel, Mansur Yavaş’ın Bakan Murat Kurum’la görüşmesinin ardından gündeme gelen transfer iddialarını da değerlendirdi. Görüşmenin kendisi açısından şaşırtıcı olmadığını belirten Özel, Yavaş’la sürekli iletişim halinde olduklarını ve aralarında herhangi bir sorun bulunmadığını söyledi.

Özel, Yavaş’ı Türkiye açısından önemli bir cumhurbaşkanı adayı seçeneği olarak gördüğünü ifade ederken, mevcut durumda CHP’nin adayının Ekrem İmamoğlu olduğunu vurguladı.

Özel’in açıklamaları şöyle:

“Haberim var, şaşılacak bir durum yok, beklenen bir şey. Cumhurbaşkanının imzasını istemiş, o da bakanına ‘çalışın’ demiş. Bu görüşmeler yapılacak. Mansur Başkan’a sorulacak sorular değil bunlar. Bizim Mansur Başkan’dan bir şüphemiz yok. Gizli mi görüşsün? Görüştüğünü kendi paylaşıyor. Sürekli diyalog halindeyiz. Aramızda en ufak bir sorun da yok.

Mansur Yavaş Türkiye adına önemli bir seçenek. Benim için cumhurbaşkanı aday adayı. ‘Ben işimi iyi yapayım, günü geldiğinde değerlendireyim’ diyor. Saygı duymak lazım. Mansur Yavaş, kimsenin ihmal edemeyeceği Türkiye için önemli bir seçenektir.

Adayımız Ekrem İmamoğlu. Benim de Mansur Başkanın da oyu var. İmamoğlu’nun adı geçtiğinde meydanlar inliyor. Büyük bir destek var. Diploma iptalinin İdare Mahkemesi’nden döneceğini düşünüyordum, dönmedi. Danıştay evresi var, döner diye ümit ediyoruz. Döndüğü takdirde adayımız Ekrem İmamoğlu. Ekrem Başkan aday olamıyorsa, Mansur Yavaş o gün gelince değerlendirilecek bir seçenektir.

Benim seçeneklerim arasında Özgür Özel yok. Benim karar verdiğim bir şey var; mücadeleyi sürdürmek. Seçeneklerin arasına kendisini koyan birisinin, nasıl bir ihtirasla Türkiye’nin önünü kararttığını gördüm.”

Özel, Ekrem İmamoğlu ile arasında sorun olduğu iddialarını da reddetti. İmamoğlu’yla cuma günü görüşeceğini belirten Özel, iki isim arasındaki ilişkinin karşılıklı güvene dayandığını söyledi.

Özel, “Bu cuma kendisiyle görüşeceğim. Ekrem Başkan ile birbirimize kardeşliği aşan bir hukukla bağlıyız. Bunu en çok da Ekrem Başkan ifade ediyor. O da benimle ilgili rızalığını söylüyor. Ben de içerideki onurlu duruşundan çok razıyım. Biz, birbirimize emanetiz bundan sonra. Kimseyle gerginliğimiz yok. Aramda şu güne kadar sıfır sorun oldu” dedi.

ERDOĞAN LİSTEYİ AÇIKLAMALI

Özel, kamuoyunda tartışılan fonlarla ilgili iddialar konusunda ellerinde farklı listeler bulunduğunu belirterek, bu listelerin doğruluğunun teyit edilmesi gerektiğini savundu.

Özel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“80-85 kişilik liste herkeste var. Ama görevden alınan bir basın sözcüsü vardı, gerçek ismi yine mahlas isim kullanıyordu. O kadar çok liste ve isim oraya buraya yollanmış ki; gelen listenin doğruluğundan emin olamıyorsunuz. Mahinur Hanım’ın babasının isminin verilmesi doğruydu. Yanlış çıktı ve neyi gördük? AK Parti’nin elinde liste var ve TC’lerine kadar biliyorlar. Biz isim gizliyor değiliz ama teyit edebilmemiz için doğru liste elinde olan Erdoğan’ın teker teker açıklaması lazım.”

Özel’in bu açıklaması, fonlarla ilgili iddialarda isimlerin ve belgelerin doğrulanmasının önemini bir kez daha gündeme getirdi. İddiaların aydınlatılması için kamuoyuna sunulan bilgilerin güvenilirliği ve ilgili kişilerin açıklamaları belirleyici olacak.

Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki soruşturmaya ilişkin soruya ise “Pazartesi günü konuştuk. Üyeliği bitti, partimizle bir bağı yok. Soruşturmadaki gizlilik ortadan kalkıp gerçekler ortaya çıkınca esas olarak bir şeyler söylenebilir” yanıtını verdi.

SİYASİ TARTIŞMANIN ODAĞINDA ADAYLIK VE ERKEN SEÇİM VAR

Özgür Özel’in açıklamaları, bir yandan 2027’de erken seçim ihtimalini gündeme taşırken diğer yandan muhalefetin cumhurbaşkanı adayının kim olacağı tartışmasını yeniden hareketlendirdi.

Ancak tartışmanın en kritik boyutu, erken seçimin hangi tarihte yapılacağından ibaret değil. Erdoğan’ın yeniden adaylığının hangi anayasal koşullarda mümkün olabileceği ve bu koşulların nasıl yorumlanacağı da meselenin merkezinde bulunuyor.

Özel’in 2027 için erken seçime sıcak baktığını açıklaması, kendi başına Erdoğan’ın adaylığını hukuken mümkün kılan bir karar anlamına gelmiyor. Buna karşılık, muhalefetin olası bir seçim takvimine nasıl yaklaşacağı ve Meclis’te nasıl bir tutum alacağı, siyasi tartışmanın seyrini etkileyebilecek unsurlar arasında yer alıyor.

Bu nedenle açıklamaların yalnızca aday isimleri ve seçim tarihi üzerinden değil, anayasal çerçeve ve muhalefetin siyasi tercihleri birlikte değerlendirilerek ele alınması gerekiyor.