ZAM ZAM ZAM! GECE YARISI AKARYAKITA YİNE ZAM YAPILDI!
Bir evvel ki akaryakıt zam haberimiz de FON hırsızlığının gerçek boyutlarının 350 ila 500 milyar dolar boyutlarında olduğunun altını çizmiş ve maksimum Mart ile Nisan aylarında akaryakıtın en az 300 TL olacağını söylemiştik.
Hafta da ortalama iki kez zamlanan ve üstelik üç üç, beş beş ve yedi yedi zamlanan akaryakıtın bahsini yaptığımız fiyat boylarına gelmesi asla sürpriz olmayacak.
Beş ay sonra Türkiye koca bir felaket ile karşı karşıya gelecek!
Akaryakıt tabelası gece yarısı değişti: Benzin ve motorine yine zam
Yeni zamlarla birlikte motorin birçok kentte 100 lira sınırını aştı
Akaryakıt fiyatlarında yükseliş devam ediyor. 1 Kasım itibarıyla geçerli olan yeni düzenlemeyle benzinin litre fiyatına yaklaşık 4 lira 10 kuruş, motorinin litre fiyatına ise 3 lira 60 kuruş zam yansıtıldı. Son artışın ardından motorin, büyük şehirlerde üç haneli fiyat seviyesine yerleşti.
Peş peşe gelen fiyat değişiklikleri, akaryakıtı hem bireysel araç sahipleri hem de taşımacılık, üretim ve lojistik sektörleri açısından giderek daha ağır bir maliyet kalemine dönüştürüyor. Akaryakıttaki her yeni artışın ulaşım ve nakliye giderleri üzerinden diğer ürün ve hizmetlerin fiyatlarına da yansıma ihtimali, ekonomik baskının yalnızca pompayla sınırlı kalmadığını gösteriyor.
VERGİ DESTEĞİNİN SONA ERMESİ ZAMLARIN POMPAYA YANSIMASINI HIZLANDIRDI
Akaryakıt fiyatlarındaki artışta uluslararası piyasalardaki maliyetlerin yanı sıra vergi uygulamalarındaki değişiklikler de etkili oluyor.
Motorinde 13 Eylül'de Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) kademeli olarak uygulanmaya başlanırken bu yakıt türü eşel mobil sisteminin kapsamı dışına çıkarıldı. Benzin ve LPG'de ise 1 Ekim itibarıyla eşel mobil uygulaması sona erdi.
Söz konusu sistem yürürlükteyken döviz kuru veya uluslararası petrol piyasalarından kaynaklanan maliyet artışlarının belirli bir bölümü ÖTV üzerinden karşılanabiliyordu. Böylece maliyetlerdeki yükselişin tamamının doğrudan pompa fiyatlarına aktarılması önleniyordu.
Örneğin litre başına 10 liralık bir maliyet artışının 2,5 lirası satış fiyatına yansıtılırken geriye kalan 7,5 liralık bölüm vergi indirimiyle dengelenebiliyordu. Uygulamanın sona ermesiyle birlikte maliyet artışlarının tüketiciye yansıma oranı da yükseldi.
MOTORİN 100 LİRAYI AŞTI, BENZİN 80 LİRA SEVİYESİNDE
1 Kasım'da yürürlüğe giren son fiyat değişikliğinin ardından büyük şehirlerdeki pompa fiyatları da yeniden şekillendi. İstanbul, Ankara ve İzmir'de motorinin litre fiyatı 100 liranın üzerine çıkarken benzin fiyatları da 80 lira bandına yükseldi.
Büyük şehirlerde 1 Kasım itibarıyla açıklanan litre fiyatları şöyle:
İstanbul Avrupa Yakası
- Benzin: 80,40 TL
- Motorin: 100,50 TL
- LPG: 41,20 TL
İstanbul Anadolu Yakası
- Benzin: 80,30 TL
- Motorin: 100,30 TL
- LPG: 40,60 TL
Ankara
- Benzin: 81,40 TL
- Motorin: 101,60 TL
- LPG: 41,29 TL
İzmir
- Benzin: 81,70 TL
- Motorin: 101,90 TL
- LPG: 41,20 TL
Fiyatlar dağıtım şirketlerine ve istasyonlara göre küçük farklılıklar gösterebiliyor.
ZAMLARIN ETKİSİ POMPAYLA SINIRLI KALMIYOR
Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin en önemli sonuçlarından biri, maliyetlerin ekonominin farklı alanlarına yayılması. Özellikle motorin fiyatlarındaki artış; yük taşımacılığı, tarımsal üretim, şehirler arası ulaşım ve tedarik zincirleri üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor.
Nakliye maliyetlerinin yükselmesi, ürünlerin üretim merkezlerinden satış noktalarına ulaştırılmasını daha pahalı hâle getirirken bu yükün tüketici fiyatlarına aktarılması da enflasyonist baskıyı artırabiliyor. Dolayısıyla akaryakıt tabelasında görülen her yeni artış, yalnızca deposunu dolduran araç sahibinin değil, günlük yaşamında ulaşım ve temel tüketim harcamalarıyla karşılaşan geniş kesimlerin bütçesini etkiliyor.
ASIL ENDİŞE ÖNÜMÜZDEKİ AYLARA İLİŞKİN BEKLENTİLER
Son zamla birlikte motorinin 100 lira sınırını aşması, akaryakıt fiyatlarının gelecekte hangi seviyelere ulaşabileceği tartışmasını yeniden gündeme getirdi. Önceki değerlendirmelerde dile getirilen çok daha yüksek fiyat öngörüleri, mevcut ekonomik koşulların devam etmesi hâlinde önümüzdeki döneme ilişkin kaygıları artırıyor.
Ancak akaryakıtın mart veya nisan aylarında 300 liraya ulaşacağı yönündeki tahmin, bugünden kesinleşmiş bir fiyat gelişmesi değil; petrol fiyatları, döviz kuru, vergi politikaları ve diğer maliyet unsurlarına bağlı bir öngörü niteliği taşıyor.
Buna karşılık bugünden görülebilen tablo açık: Akaryakıt fiyatlarındaki artış, vatandaşın alım gücünü zorlayan ekonomik baskının önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Önümüzdeki beş aylık dönemde bu baskının nasıl şekilleneceği ise izlenecek ekonomi politikaları ve piyasa koşullarıyla yakından bağlantılı olacak.