DOLAR

48,9603$%0,19

EURO

55,8789€%0,29

STERLİN

64,9626£%0,40

GRAM ALTIN

6.768,87%0,75

ÇEYREK ALTIN

11.017,00%0,18

Malatya AZ BULUTLU 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

20 MİLYAR ALDIN MI? 35 MİLYAR İSTEDİN Mİ?

Ağızda sakız gibi çiğneniyor milyarlar ve öyle üç beş milyar da değil! En küçüğü 20’den başlıyor konuşulan milyarlar. Ülke tamamen yağmaya açık bir halde. Bir kesim av hayvanı misali almışlar ortalarına hiç sorunsuz ve sıfır risksiz paramparça ediyorlar koca ülkeyi. Bütün bunlar koca dünyanın gözleri önünde ve şaşkınlık içerisinde cereyan ederken Türk halkı için neler söylediklerini dillendirmek ne mümkün!

Savcı Sayan ile Fatma Betül Sayan arasında bir akrabalık bağı var mı sorusu bile pinokyo mesabesinde kalırken birileri büyük paralardan pay alarak oyun ve kurgunun içinde kalırken birilerinin ulaşamıyor olmasından dolayı ‘’ ehli hukuk ve ehli vicdan’’ tarafında kalmış gibi görünüyor olmasıysa evlere şenlik!

Savcı Sayan’dan BDDK Başkanı Kavcıoğlu’na fon soruşturması soruları: ’20 milyar istediniz mi?’

Türkiye’de kamuoyunun gündeminden düşmeyen fon soruşturması, bu kez AKP’li Savcı Sayan’ın BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu’na yönelttiği 10 soruyla yeni bir tartışmanın merkezine oturdu. Sayan’ın açıklamaları, soruşturma kapsamında gündeme gelen para trafiği, şirket ilişkileri ve üst düzey isimlerin olası bağlantılarına ilişkin yanıt bekleyen iddiaları yeniden gündeme taşıdı.

Soruların odağında ise iki çarpıcı rakam bulunuyor: 20 milyar TL ve 35 milyar TL.

Sayan, Kavcıoğlu’na hitaben yaptığı paylaşımda, Emre Tezmen’den Pusula Holding ve Katılımevim’i kurtarmak amacıyla 20 milyar TL temin etmesinin istenip istenmediğini, buna karşılık Takasbank üzerinden 35 milyar TL kredi sözü verilip verilmediğini sordu.

Bunlar sıradan siyasi polemik başlıkları değil. Eğer söz konusu iddialar doğruysa, finansal sistemin işleyişinden kamu otoritesinin sorumluluğuna, şirket ilişkilerinden olası çıkar bağlantılarına kadar son derece ciddi sonuçlar doğurabilecek bir tablo söz konusu.

Ancak bu iddiaların doğruluğu henüz ortaya konulmuş değil. Tam da bu nedenle, soruların muhatapları tarafından açık, belgeli ve tatmin edici biçimde yanıtlanması gerekiyor.

SAVCI SAYAN’DAN KAVCIOĞLU’NA 10 SORU

Savcı Sayan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada sorularına o akşam itibarıyla başlayacağını belirterek ilk muhatap olarak BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nu gösterdi.

Sayan’ın yönelttiği soruların başında, Kavcıoğlu’nun Emre Tezmen’i telefonla arayarak Pusula Holding ve Katılımevim’i satın almasını isteyip istemediği geliyor.

Ardından, fon krizinin ortaya çıkmasından birkaç gün önce gerçekleştiği öne sürülen bir görüşmeye dikkat çekiliyor. Sayan, bu görüşmede Kavcıoğlu’nun Tezmen’e “Emre kardeş, gel birlikte bir kahve içelim” deyip demediğini ve şirketleri kurtarmak amacıyla 20 milyar TL temin etmesini isteyip istemediğini soruyor.

Sayan’ın soruları bununla da sınırlı değil. Görüşmede kimlerin bulunduğunu, Tera’nın zararına olabilecek bir süreç pahasına Pusula Holding ve Katılımevim’in kurtarılmaya çalışıldığı iddiasının doğru olup olmadığını da gündeme getiriyor.

En dikkat çekici sorulardan biri ise 20 milyar TL karşılığında Takasbank’tan 35 milyar TL kredi verileceği yönünde bir söz verilip verilmediği.

20 MİLYAR TL İDDİASI VE 35 MİLYAR TL KREDİ SÖZÜ

Sayan’ın açıklamalarında yer alan iddialara göre, Emre Tezmen’den temin edilmesi istendiği öne sürülen 20 milyar TL’nin ardından, pazartesi günü Takasbank üzerinden 35 milyar TL kredi sağlanacağı ifade edilmiş olabilir.

Sayan, söz konusu kredinin neden verilmediğini ve mevzuat bakımından bir engel bulunuyorsa böyle bir taahhüdün nasıl verilebildiğini soruyor.

Bu noktada yanıtlanması gereken temel mesele yalnızca böyle bir görüşmenin yapılıp yapılmadığı değil. İddia edilen para talebinin, kredi vaadinin ve şirketleri kurtarma girişiminin herhangi bir somut dayanağının bulunup bulunmadığıdır.

Çünkü finansal sistemde güven, kişisel ilişkiler ve sözlü vaatlerle değil; açık kurallar, denetlenebilir işlemler ve hukuki sorumlulukla sağlanır.

Bir bankacılık ve finans düzenleyicisinin başındaki isim hakkında bu ağırlıkta sorular gündeme geliyorsa, kamuoyunun beklediği şey sessizlik değil, açıklamadır.

ÜST DÜZEY BÜROKRATLARIN VE SİYASETÇİLERİN HİSSELERİ Mİ KORUNDU?

Savcı Sayan’ın yönelttiği sorular arasında, iddia edilen 20 milyar TL’nin Kavcıoğlu’na yakın olduğu öne sürülen üst düzey bürokrat ve siyasetçilerin hisselerini kurtarmak amacıyla kullanılıp kullanılmadığı da bulunuyor.

Ayrıca Pusula Holding’de yüzde 2,5, Katılımevim’de ise yüzde 4,5 oranında hissesi bulunduğu ileri sürülen bir yakını veya akrabası olup olmadığı soruluyor.

Bu iddialar, meselenin yalnızca şirketler arasındaki mali ilişkilerden ibaret olmayabileceği ihtimalini de gündeme getiriyor. Eğer kamu gücü veya düzenleyici kurumların yetkileri belirli kişi ve grupların ekonomik çıkarlarını korumak için kullanılmışsa, bunun hukuki ve idari sonuçları son derece ağır olabilir.

Ancak bu tür iddiaların yalnızca sosyal medya paylaşımlarıyla doğrulanması mümkün değil. Hisse kayıtları, şirket ortaklık yapıları, kredi belgeleri, para hareketleri ve ilgili kurumların işlem kayıtları incelenmeli; iddiaların gerçekliği somut delillerle ortaya çıkarılmalı.

Kamuoyunun ihtiyacı da tam olarak budur: İsimler üzerinden yürüyen tartışmaların ötesine geçilmesi ve varsa çıkar ilişkilerinin belgeleriyle açığa çıkarılması.

BDDK’NIN HABERİ VAR MIYDI? RİSKLER ÖNCEDEN TESPİT EDİLDİ Mİ?

Sayan’ın son soruları ise doğrudan BDDK’nın kurumsal sorumluluğuna yöneliyor.

Fon soruşturmasıyla bağlantılı olduğu ileri sürülen şirketlerin faaliyetlerinin daha önce takip edilip edilmediğini, olası riskler konusunda bir rapor hazırlanıp hazırlanmadığını ve bu raporun ilgili bakanlıklarla kurumlara sunulup sunulmadığını soruyor.

Bu soruların önemi büyük. Çünkü finansal sistemin denetlenmesi, yalnızca kriz ortaya çıktıktan sonra açıklama yapmakla sınırlı bir görev değil. Risklerin zamanında tespit edilmesi, gerekli tedbirlerin alınması ve kamuoyunun korunması da düzenleyici kurumların temel sorumlulukları arasında.

Şayet önceden tespit edilmiş riskler bulunmasına rağmen gerekli adımlar atılmadıysa bunun nedenleri açıklanmalı. Herhangi bir rapor hazırlanmışsa içeriği, kimlere sunulduğu ve hangi işlemlerin yapıldığı ortaya konulmalı.

Şayet böyle bir rapor yoksa bu kez de risklerin neden öngörülemediği sorusu yanıtlanmalı.

MİLYARLAR KONUŞULUYOR, KAMUOYU CEVAP BEKLİYOR

Savcı Sayan’ın soruları, fon soruşturmasının etrafında oluşan tartışmanın boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bir tarafta 20 milyar TL’lik para talebi, diğer tarafta 35 milyar TL’lik kredi vaadi iddiası; öte tarafta şirket ortaklıkları, üst düzey isimlerin olası bağlantıları ve denetim mekanizmalarının işleyişine ilişkin sorular var.

Böylesine ağır iddialar karşısında kamuoyunun tatmin edici yanıtlar istemesi son derece doğal.

Üstelik burada mesele yalnızca adı geçen kişilerin açıklama yapması da değil. Fon soruşturmasının bütün yönleriyle aydınlatılması, para hareketlerinin izlenmesi, şirket ilişkilerinin incelenmesi ve varsa kamu görevlilerinin sorumluluğunun belirlenmesi gerekiyor.

Kim ne kadar para istedi? Kim, kime, hangi gerekçeyle kredi sözü verdi? Bu görüşmeler gerçekten yapıldı mı? İddia edilen para hareketleri gerçekleşti mi? Şirketlerin ortaklık yapılarında kimlerin çıkarı bulunuyordu? Denetim kurumları olası risklerden haberdar mıydı?

Bunlar, geçiştirilecek sorular değil.

TÜRKİYE’NİN KAYNAKLARI KİŞİSEL İLİŞKİLERİN VE KAPALI PAZARLIKLARIN KONUSU OLAMAZ!

Ülkenin ekonomik kaynakları, finansal kuruluşları ve kamu kurumları belirli kişi veya çevrelerin çıkar alanına dönüşemez. Kamu gücü, herhangi bir şirketi ya da hissedarı kurtarmak için kullanılabilecek kişisel bir imkân değildir.

Bugün tartışılan iddiaların doğruluğu henüz soruşturma ve belgelerle ortaya konulmayı bekliyor. Fakat iddiaların kendisi bile finansal sistemde şeffaflığın, denetimin ve hesap verebilirliğin ne kadar hayati olduğunu gösteriyor.

Milyarlarca liranın konuşulduğu bir tabloda vatandaşın bilmek istediği şey son derece açık: Ülkenin parasına, finansal kurumlarına ve kamu otoritesine kim sahip çıkıyor?

Birileri için milyarlarca liralık kurtarma operasyonları yapıldığı iddia edilirken, milyonlarca vatandaşın geçim mücadelesi vermesi toplumun adalet duygusunu daha da örseliyor. Üstelik bu iddiaların aydınlatılmaması, yalnızca belirli şirketlere ya da kişilere ilişkin bir tartışma olarak kalmaz; ülkenin bütün finansal sistemine duyulan güveni de zedeler.

Savcı Sayan’ın yönelttiği 10 soru, muhatapları tarafından yanıtlanmalı; ilgili kurumlar gerekli açıklamaları yapmalı ve soruşturma makamları iddiaların üzerine bütün yönleriyle gitmelidir.

Çünkü mesele 20 milyar TL’nin istenip istenmediğinden, 35 milyar TL’lik kredi sözü verilip verilmediğinden çok daha büyüktür: Mesele, Türkiye’de milyarların kimler tarafından, hangi ilişkilerle ve hangi kurallar çerçevesinde yönetildiğidir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

ALİ BABACAN MUHALEFET YAPIYOR(MUŞ) ROLÜNÜ OYNARKEN PARTİSİNDE VEKİL SAYISI 15’DEN 7’YE DÜŞTÜ!

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.