DOLAR

44,7216$% 0.23

EURO

52,4841% 0

STERLİN

60,3185£% 0.34

GRAM ALTIN

6.806,69%-0,08

ÇEYREK ALTIN

11.117,00%-1,93

Malatya PARÇALI AZ BULUTLU
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
admin

admin

13 Nisan 2026 Pazartesi

KEMAL KILIÇDAROĞLU ÖZGÜR ÖZEL’İ PAS GEÇTİ!

KEMAL KILIÇDAROĞLU ÖZGÜR ÖZEL’İ PAS GEÇTİ!
1

BEĞENDİM

ABONE OL
Devamını Oku

ABD’Yİ VAR EDEN İNGİLTERE’DEN TRUMP VE ABD’YE RET VE REST! HÜRMÜZ BOĞAZINDA ABD’DEN TARAF DEĞİLİZ!

ABD’Yİ VAR EDEN İNGİLTERE’DEN TRUMP VE ABD’YE RET VE REST! HÜRMÜZ BOĞAZINDA ABD’DEN TARAF DEĞİLİZ!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

 

Her haberimiz de erdemli ülke ve başbakan olarak İspanya ce Sanchez’ gösterip onun üzerinden kısmen silkelenen Avrupa diye yaptık haberlerimizi.

Bu kez başka bir itiraz, ABD gibi Anglo Sakson ülke İngiltere’den geldi. Hatta ABD’yi var eden İngiltere, ABD’nin bağımsızlığını ilan ettiği Amerikan Bağımsızlık Savaşı, 1775–1783 tarihinden bu yana zaman zaman gizli ve zaman zaman da aşikâr olan hırs ve rekabet bu kez Hürmüz Boğazı üzerinden görünür kıldı kendisini

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD’nin İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’nda başlatacağını açıkladığı deniz ablukasına destek vermediklerini ve vermeyeceklerini açıkladı. Londra’nın önceliğinin boğazın tamamen açık tutulması olduğunu vurgulayan Starmer, olası bir kapanmanın petrol ve doğal gaz sevkiyatını sekteye uğratarak küresel enerji fiyatlarını artıracağı uyarısında bulundu.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, BBC Radio 5’e yaptığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı’nın dünya ekonomisi açısından kritik önemde bir enerji geçiş noktası olduğunu belirterek, İngiltere’nin yaklaşımının boğazı kapatmak değil açık tutmak olduğunu söyledi.

Starmer, ABD’nin boğazda uygulamayı planladığı abluka kararına ilişkin, “Müttefiklerimizle boğazı kapatmaya değil, açmaya çalışıyoruz. Biz ablukayı desteklemiyoruz. Bizim açımızdan tüm diplomatik, siyasi ve kapasiteye yönelik hazırlıklar boğazın açık tutulmasına odaklanmış durumda.” dedi.

Başbakan, İngiltere’nin diplomatik ve askeri hazırlıklarını enerji akışının kesintisiz sürmesi hedefi doğrultusunda şekillendirdiğini ifade etti.

ENERJİ FİYATLARI UYARISI: KAPANMA FATURALARI BÜYÜTEBİLİR

Starmer, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte sonuçlar doğuracağını belirterek, petrol ve doğal gaz sevkiyatında yaşanacak aksamanın doğrudan tüketicilere yansıyacağını söyledi.

Boğazın kapalı kalmasının piyasalara yeterli enerji arzının ulaşamaması anlamına geleceğini kaydeden Starmer, “Bu da fiyatların artması, bizi şu an dinleyen herkesin daha yüksek enerji faturasıyla karşılaşabileceği anlamına geliyor. Böyle olmasını istemiyorum. Enerji faturalarının sabitlenmesini ve düşmesini istiyorum. Bu yüzden boğazın açık kalması çok hayati.” ifadelerini kullandı.

Bu açıklama, son günlerde yükselişe geçen petrol fiyatları ve akaryakıt maliyetlerine ilişkin kaygıların arttığı bir dönemde geldi.

BÖLGEDEKİ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ SÜRECEK

İngiltere Başbakanı, Hürmüz Boğazı çevresinde mayınlar ve İran’a ait dron tehditlerine karşı hava ve deniz unsurlarının görev yapmayı sürdüreceğini belirtti.

Starmer, bu faaliyetlerin temel amacının deniz trafiğinin güvenliğini sağlamak ve uluslararası enerji koridorunun açık kalmasını temin etmek olduğunu dile getirdi.

“İNGİLTERE SAVAŞA SÜRÜKLENMİYOR”

Bölgede yükselen tansiyonun doğrudan bir çatışmaya dönüşmesi ihtimaliyle ilgili de konuşan Starmer, Londra yönetiminin savaşın tarafı olmayacağını net biçimde ifade etti.

Üzerinde çatışmalara katılma yönünde baskı bulunduğunu belirten Starmer, “Gerçekten üzerimde ciddi bir baskı var ancak baskı ne olursa olsun savaşa sürüklenmediğimiz konusunda çok net konuşuyorum. İngiltere savaşa sürüklenmiyor. Bu bizim ulusal çıkarımıza değil. Yasal temeli olmayan, ciddi ve net bir plan olmadığı sürece böyle olacak.” dedi.

Başbakan, İngiltere’nin ulusal çıkarlarının diplomatik çözüm ve enerji yollarının açık tutulmasından geçtiğini vurguladı.

HÜRMÜZ’DE GERİLİM YÜKSELDİ

ABD-İsrail ile İran arasında süren çatışmalar nedeniyle Basra Körfezi’nin dünya enerji arzındaki rolü yeniden gündemin merkezine yerleşti. Basra Körfezi’nin ağzında bulunan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu’daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına ulaştırıldığı en kritik geçiş noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

Pakistan’da 11 Nisan’da gerçekleştirilen ve yaklaşık 21 saat süren İran-ABD görüşmeleri sonuçsuz kalırken, taraflar anlaşmazlık başlıklarından birinin Hürmüz Boğazı olduğunu duyurmuştu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise Türkiye saatiyle 17.00 itibarıyla İran limanlarına giren veya çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatılacağını açıklamıştı.

Bu gelişmelerin ardından İngiltere’nin “ablukaya değil boğazın açılmasına odaklı” tutumu, müttefikler arasında yaklaşım farklılıklarını da görünür hale getirdi.

Devamını Oku

AKP İLE ADLİYELER SUÇ MERKEZLERİNE DÖNÜŞTÜ! ZABİT KATİBİNDEN VURGUN!

AKP İLE ADLİYELER SUÇ MERKEZLERİNE DÖNÜŞTÜ! ZABİT KATİBİNDEN VURGUN!
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir cumhuriyet savcısının sahte hâkimle evlendiği; yakalanan ve el konulan uyuşturucular ile adliye binasında alem yapan hakimler, ve savcıların; uyuşturucu ticaretinden çek senet tahsilatına girişmiş hakim, savcı ve adli personellerin cirit attığı bir ülkeye dönüşmüş olmak o ülkenin kıyametidir de sözün hükmünü yitirdiği bir dönemeçteyiz.

Olacak bir haber mi! Burası Türkiye ve AKP ile her pislik rutin haline geldi! Adliyede zabıt katibinden vurgun: Emanet paraları sanal bahiste kaybetti

Ankara’da zabıt katibi O.Ç’nin adli emanetteki paraları kullandığı, babasının ihbarıyla ortaya çıktı. Şüphelinin paraların büyük bölümünü sanal bahiste kaybettiği belirlenirken, toplam 501 bin 860 lira ile 350 dolar ve 60 sterlini zimmetine geçirdiği tespit edildi. Kamu zararının karşılanmasının ardından O.Ç. hakkında “zincirleme şekilde zimmet” suçundan iddianame düzenlendi.

Ankara Adliyesi’nde soruşturma dosyalarına ait emanet paraları kullandığı tespit edilen zabıt katibi O.Ç. hakkında “zincirleme şekilde zimmet” suçundan iddianame hazırlandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, O.Ç’nin görev yaptığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nda, adli emanete alınan paralar üzerinde yetki ve sorumluluğu bulunduğu belirtildi. Buna rağmen şüphelinin, dosyalara ait emanet paraları usule aykırı şekilde alarak kişisel ihtiyaçları için kullandığı tespit edildi.

BABA İHBAR ETTİ, GERÇEK ORTAYA ÇIKTI

Soruşturma süreci, O.Ç’nin babası S.Ç’nin Yazı İşleri Müdürü B.K’yi arayarak durumu bildirmesiyle başladı. Ertesi gün adliyeye gelen baba ve oğlu, yetkililerle yaptıkları görüşmede durumu anlattı. Baba S.Ç, oğlunun bir süredir içine kapandığını ve emanet paraları kullandığını kendisine itiraf ettiğini aktardı.

PARANIN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ BAHİS OYNARKEN KAYBETTİ

Şüpheli O.Ç. ifadesinde, 2024 yılında Ankara’ya tayin olduktan sonra artan borçlarını kapatmak amacıyla sanal bahis oynamaya başladığını söyledi. Parası kalmayınca adli emanetteki paraları alıp daha sonra yerine koymayı planladığını belirten O.Ç, paranın bir kısmını banka hesabı üzerinden kullandığını, büyük bölümünü ise bahis oynarken kaybettiğini ifade etti.

501 BİN LİRAYI AŞKIN ZİMMET

İddianamede, şüphelinin farklı tarihlerde toplam 501 bin 860 lira ile birlikte 350 dolar ve 60 sterlini zimmetine geçirdiği kaydedildi. O.Ç’nin aldığı paralarla ilgili notlar tuttuğu ve bu notların fotokopisinin dosyaya sunulduğu da belirtildi.

ZARAR KARŞILANDI, ETKİN PİŞMANLIK DEĞERLENDİRİLDİ

Soruşturma kapsamında kamu zararının giderilmesi için şüpheliye tebligat yapıldığı, bunun üzerine 29 Ocak’ta söz konusu tutarın ilgili dosyalara yatırılarak Adli Emanet Bürosu’na teslim edildiği bilgisine yer verildi. Şüpheli O.Ç. ifadesinde suçlamaları kabul ederken, zararı karşılamak istediğini belirtti.

İddianamede, eylemin farklı zamanlarda tekrarlanması nedeniyle “zincirleme zimmet” kapsamında değerlendirildiği, ayrıca zararın giderilmiş olması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının da hukuki olarak değerlendirildiği ifade edildi.

Devamını Oku

İSPANYA’NIN ONURLU TAVRI SONRASI İTALYA VE ŞİMDİ KANADA’DAN TRUMP’A RET!

İSPANYA’NIN ONURLU TAVRI SONRASI İTALYA VE ŞİMDİ KANADA’DAN TRUMP’A RET!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ABD ve İsrail’in özellikle Irak, Suriye, Filistin, Gazze ve sonrasın da İran için yaptıkları terörize saldırılar da çok acı şekilde test ettik ki kendisini İslam coğrafyası diye nitelendiren yaklaşık 60 ülkenin liderlerinin İslam ve Müslüman olmakla zerre kadar alakaları yoktur!

Bu süreç bu coğrafya ve liderlerinin aslında kaç okka bir kimlik, kişilik ve iman taşıdıklarını özelde İspanya ve onun vakur başbakanı Pedro Sanchez’in ortaya koyduğu onurlu siyasetle açıkça görmüş olduk.

Bu ahlaki rüzgar haklı bir isyan ve itiraza kapı açarak Kanada Başbakanı Carney’den yüksek volümlü bir ses geldi ’’Her 1 doların 70 sentinin ABD’ye gittiği günler bitti’’

Trump’a yönelik sert eleştirileriyle tanınan Kanada Başbakanı Carney, partisinin mecliste çoğunluğu sağlaması için kritik öneme sahip ara seçimler öncesinde binlerce destekçisine seslendi. Montreal’deki Liberal Parti ulusal kongresine damga vuran an ise, Carney’nin ABD’ye yapılan askeri harcamaları eleştirerek “Kanada ordusunun harcadığı her bir doların 70 sentini ABD’ye gönderdiği günler geride kaldı” şeklindeki çıkışı oldu.

Kanada Başbakanı Mark Carney, Montreal’de düzenlenen Liberal Parti ulusal kongresinde yaptığı konuşmada, ABD’ye ekonomik ve askeri bağımlılığı azaltma hedefini bir kez daha güçlü sözlerle dile getirdi. Donald Trump yönetiminin gümrük tarifeleri ve sert çıkışlarının gölgesinde konuşan Carney, Kanada ordusunun harcamalarının büyük bölümünün ABD’ye yöneldiği dönemin sona erdiğini belirterek, ülkesinin savunma ve ekonomi politikalarında daha bağımsız bir çizgiye yöneleceğinin mesajını verdi. Pazartesi günü yapılacak kritik ara seçimler öncesinde binlerce partiliye seslenen Carney’nin bu çıkışı, hem seçim kampanyasının hem de Washington-Ottawa hattındaki gerilimin en dikkat çekici başlıklarından biri oldu.

“SAVUNMA BÜTÇESİ ADI ALTINDA MİLLİ KAZANCIMIZIN YÜZDE 70’İ ABD’YE GİTMEYECEK”

Düpedüz haraç kesimine artık dur diyeceğiz! Her bir doların 70 senti gibi korkunç bir rakama ABD tarafından el konuluyor olması nasıl büyük bir felaket olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergileri ve ilhak tehditlerinin gölgesinde geçen zorlu bir seçim kampanyasının ardından partisini ipten alıp yeniden iktidara taşıyan Carney, ekonomik egemenlik konusunda net mesajlar verdi.

Kongre salonunu dolduran binlerce partiliye hitap eden Başbakan Carney, “Kanada ordusunun, her bir dolarının 70 sentini Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderdiği günler artık geride kaldı” diyerek bağımsız bir savunma tedarik politikasının sinyalini verdi. Bu sözler, salondaki kalabalık tarafından ayakta alkışlandı.

Konuşmasında ABD ile yaşanan ticaret savaşına esprili bir dille de değinen Carney, Trump’ın gümrük vergilerine misilleme olarak Kanada eyaletlerinin Amerikan içkilerini raflardan indirmesini hatırlatarak, “Son zamanlarda hiç bourbon içen oldu mu?” diye sorması salonda gülüşmelere neden oldu.

GÖZLER PAZARTESİ GÜNKÜ KRİTİK SANDIKLARDA

Carney’nin “yalnızca güçlü değil, aynı zamanda adil ve herkes için çalışan bir Kanada” vizyonunu anlattığı bu 40 dakikalık konuşma, Pazartesi günü yapılacak üç ara seçimin hemen öncesine denk geldi.

Toronto’daki University-Rosedale ve Scarborough Southwest ile Quebec’teki Terrebonne bölgelerinde yapılacak seçimler, Liberaller için hayati önem taşıyor. Parti, bu üç seçim bölgesinden sadece birini bile kazanması halinde parlamentoda salt çoğunluğu elde edecek ve Carney, 2029 yılına kadar ajandasını çok daha rahat bir şekilde uygulama fırsatı bulacak.

SOSYAL MUHAFAZAKARLARA KAPI KAPALI

Öte yandan Başbakan Carney, son dönemde Muhafazakar Parti’den ayrılarak Liberallere katılan ve aşı karşıtlığı ile kürtaj karşıtı “pro-life” (yaşam hakkı savunucusu) görüşleriyle bilinen Marilyn Gladu’nun yarattığı parti içi tartışmalara da son noktayı koydu.

Partisinin “adil toplum” ideallerinden sapmayacağını vurgulayan Carney, “Kadınların her zaman seçme hakkına sahip olduğu ve istediğiniz kişiyi sevebildiğiniz” bir Kanada’ya inandıklarını belirterek, Liberal Parti’nin temel değerlerinde hiçbir esneme olmayacağının altını çizdi.

DAVOS’TA TRUMP’A MEYDAN OKUMUŞTU

Başbakan Carney’nin ABD ve Trump yönetimine yönelik bu dik duruşu aslında yeni değil. Hatırlanacağı üzere Carney, geçtiğimiz Ocak ayında İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda da Trump’ı doğrudan isim vermeden ancak çok net bir şekilde hedef almıştı.

Carney o tarihi konuşmasında, “Büyük güçler ekonomik entegrasyonu silah, tarifeleri kaldıraç, finansal altyapıyı baskı aracı olarak kullanıyor” diyerek ABD’nin politikalarını sert dille eleştirmiş ve “Kurallara dayalı uluslararası düzen sona erdi, orta güçler (middle powers) artık uyanmalı ve birlikte yeni bir düzen kurmalı” çağrısı yapmıştı. Siyasi analistler tarafından Trump’a yönelik “ilk meydan okuma” olarak algılanan bu Davos çıkışının, Montreal’deki kongredeki savunma restiyle aynı çizgide kararlılıkla sürdürüldüğü görüldü.

Devamını Oku

AKP ASLINDA KENDİSİNE AİT OLAN ŞİRKETLERİ BAŞKALARINA AİT GİBİ GÖSTEREREK HAZİNEYİ BOŞALTIYOR!

AKP ASLINDA KENDİSİNE AİT OLAN ŞİRKETLERİ BAŞKALARINA AİT GİBİ GÖSTEREREK HAZİNEYİ BOŞALTIYOR!
3

BEĞENDİM

ABONE OL

Böylesi akıllara zarar affın İslam’en, insanen, hukuken ve devlet yönetme ciddiyeti ile açıklanmasının imkânsızlığı açıkça ortadadır.

Ülke borç altında yıkılıyor ve millet hayatta kalma mücadelesi verirken böylesi akıllara zarar rakamların ve üstelik başkalarına ait olduğu iddia edilen şirketlere hiç sebepsiz ve hiç nedensiz hibe edilmesinin izahı mümkün değildir!

AKP iktidarının 2002’den bu yana uyguladığı yağmalama ekonomi politikası, kamu kaynaklarının belirli holdinglere aktarılması, peşkeş çekilmesi ve sanki farklı kişilere aitmiş gibi göstererek milletin malını iç etme ameliyesi hız kesmeden devam etmektedir.

 Kolin, Cengiz, Makyol, Kalyon ve Limak holdinglerine toplam 200 milyar dolarlık vergi avantajı sağlandığı ortaya çıktı. Bu şirketlerin Erdoğan ve ailesine ait şirketler olduğu inancı tüm kamuoyunun kabullendiği bir gerçektir.

Türkiye’nin AKP’li ile geçirdiği son 24 yıllık ekonomi sürecinde klasik kamu yatırımları yerine Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) ve Yap-İşlet-Devret (YİD) modellerine dayalı bir yapı inşa edildi. Otoyol, köprü, havalimanı ve şehir hastaneleri gibi büyük projelerin ana yüklenicileri olan kamuoyunda 5’li çete olarak da ifade edilen beş büyük holding, devlet tarafından sağlanan vergi muafiyetleri, teşvikler ve Hazine garantileriyle büyüdü.

128 KEZ VERGİ MUAFİYETİ!

Böylesi bir yağmanın adı af ya da muafiyet olabilir mi?

TBMM kayıtları, Ticaret Bakanlığı verileri ve Sayıştay raporlarına göre, söz konusu holdinglere 2010-2020 yılları arasında 128 kez Vergi, Resim ve Harç İstisnası Belgesi (VRHİB) verildi. Bu kapsamda Kolin İnşaat 36, Cengiz İnşaat 30, Makyol 24, Kalyon 19 ve Limak 19 kez istisnadan yararlandı.

İhracatı ve döviz kazandırıcı faaliyetleri desteklemek amacıyla uygulanan VRHİB sistemi, uygulamada büyük altyapı projelerinde maliyetleri düşüren ve belirli şirketlere avantaj sağlayan bir mekanizmaya dönüştü. Bu dağılımın kamu ihalelerinde rekabet koşullarını bozduğu ve kaynakların belli şirketlerde yoğunlaşmasına yol açtığı değerlendiriliyor.

VERGİ CEZALARINDA YÜZDE 98,8’LİK İNDİRİM

Böylesi bir talanın adı indirim diye geçiştirilebilir mi?

Vergi Usul Kanunu kapsamındaki uzlaşma mekanizması da sermayeye tanınan ayrıcalıklar arasında öne çıkıyor. 2010 yılında yapılan bir uzlaşma kapsamında, toplam 615,9 milyon TL’lik vergi cezasının 7 milyon TL’ye indirildiği ve yaklaşık yüzde 98,8 oranında silindiği kayıtlara geçti.

138 MİLYAR DOLARLIK KÖİ YÜKÜ

Kamu-Özel İşbirliği modeliyle hayata geçirilen büyük projelerin toplam yatırım maliyeti 138 milyar doları aştı. Ancak dövize endeksli garanti ödemeleri nedeniyle bu projelerin Hazine’ye maliyeti çok daha yüksek seviyelere ulaştı.

Osmangazi Köprüsü’nün yaklaşık 1,5 milyar dolarlık maliyetine karşılık toplam ödeme yükünün 10 milyar dolara ulaştığı belirtilirken, 1915 Çanakkale Köprüsü için verilen araç geçiş garantilerinin gerçekleşmemesi nedeniyle bütçeden milyarlarca lira ödeme yapıldı. Avrasya Tüneli ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi projelerde de garanti ödemeleri ve kur farkları kamu maliyesine ağır yük oluşturdu.

“200 MİLYAR DOLAR” NASIL HESAPLANDI?

Şu hesaplamada ki şeytanlığa bakar mısınız?

TBMM gündemine taşınan 200 milyar dolarlık rakam, doğrudan silinen vergi borcunu değil, kamu ihaleleri, hazine garantileri, vergi muafiyetleri ve teşviklerin toplam büyüklüğünü ifade ediyor. Söz konusu rakam, yaklaşık 204 milyar dolarlık proje hacmi, dövize endeksli garanti ödemeleri ve vergi istisnalarının toplam etkisini yansıtıyor. Bu durum, kamu gelirlerinin tahsil edilmemesi yoluyla dolaylı bir kaynak transferi anlamına geliyor.

SİLİNEN BORÇLARLA YAPILABİLECEKLER

ÜLKE NASIL YAKILIR, YOK EDİLİR VE YAĞMALANIR!

Sermayeye aktarılan bu devasa kaynakların alternatif kullanım alanları, Türkiye’nin eğitim ve sağlık altyapısında yaratabileceği dönüşümün boyutlarını gözler önüne seriyor. Sermaye gruplarına sağlanan muafiyetler ve offshore hesaplara aktarılan kârlar devletin kasasında kalsaydı; güncel kurla yaklaşık 9 trilyon 116 milyar 760 milyon TL’ye ulaşan bu kaynakla kamu yararına inşa edilebilecek yapılar şu şekilde:

Yatırım KalemiYaklaşık Birim Maliyet (Güncel)Yapılabilecek Toplam Adet
24 Derslikli Devlet Okulu103,1 Milyon TL88.379
1000 Yataklı Şehir Hastanesi (İnşaat)9 Milyar TL1.012
1000 Kişilik KYK Öğrenci Yurdu719,5 Milyon TL12.670
Çam ve Sakura Şehir Hastanesi67,4 Milyar TL136
Osmangazi Köprüsü (Yapım)66,140 Milyar TL137
Marmaray Projesi196,640 Milyar TL46
6 Şubat Depremleri toplam maddi hasar2,547 Trilyon TL3

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve resmi kaynaklara göre 23 bin 453 yurttaşın hayatını kaybettiği, 30 bin 762 yurttaşın yaralandığı depremlerle ilgili Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından oluşan maddi hasar ile ilgili araştırma yapıldı.

Araştırmada, tüm illerde ortaya çıkan konut hasarının 57 milyar dolar olarak hesaplandığı ifade edilmişti.

Sermayeye yönelik vergi aflarının büyüklüğünün Kahramanmaraş merkezli depremlerin ekonomik maliyetinin yaklaşık 3,5 katına ulaştığı ortaya çıktı.

VERGİ YÜKÜ EMEKÇİDE

2026 yılı bütçe hedeflerine göre gelir vergisi tahsilatının 3 trilyon 558 milyar TL, ÖTV gelirlerinin 2 trilyon 549 milyar TL, kurumlar vergisinin ise 1 trilyon 740 milyar TL olması öngörülüyor. Bu veriler, dolaylı vergilerin toplam içindeki payının yüksek olduğunu ve vergi yükünün büyük ölçüde tüketici ve çalışan kesim üzerinde yoğunlaştığını ortaya koyuyor.

Yeniden değerleme oranının yüzde 25,49 olarak belirlenmesiyle motorlu taşıtlar vergisi gibi kalemlerde artış yaşanırken, icra dosyası sayısının 25 milyona yaklaştığı kaydedildi.

AKP iktidarının 2002-2026 döneminde uyguladığı ekonomik model, kamu kaynaklarının kullanımı, vergi politikaları ve gelir dağılımı açısından yoğun eleştirilere maruz kalıyor.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.