44,0057$% 0.09
51,2276€% -0.02
58,9715£% 0.15
7.191,16%-0,91
11.950,00%-0,86
03 Mart 2026 Salı
Namuslu Olmak ve Cemil Ağabey
TÜRKİYE TIKANDI VATANDAŞ HİÇ BİR PARTİYE GÜVENMİYOR!
DECCAL'İN TEZAHÜRLERİ: HARARİ, NETANYAHU EPSTEİN VE TRUMP
TEMEL’ler BİN YAŞASIN
HIRSIZLAR, NAMUSSUZLAR VE TECAVÜZCÜLER DİNİ VAKIF KURMUŞ!
Artık anlayamıyorum bu milleti. Bu kadar salak, bu kadar ahmak, bu kadar beyinsiz, bu kadar saf ve sayısız kez istismar edilmeye bu kadar teşne, hazır ve nazır nasıl olunur, vallahi anlayamıyorum! Oysa fazla değil, aynı delikten iki kez ısırılandan Müslüman olmuyordu!
Alçaklar, namussuzlar, şerefsizler, ahlaksızlar, yeryüzünün en karaktersizleri sakal bırakmış, tesettür altına girmiş ve bir de İslam dininin kavramları üzerinden dernekler, vakıflar ve kuruluşlar kurarak para verin para! Gazze’ye yardım götüreceğiz! Filistin’e yardım götüreceğiz yalan ve namussuzluğu ile ardı ardına ve sayısız kez kandırıyorlar milleti!
Bu kadar başarılı ve hakkını veriyorlar diye hırsızları mı tebrik edeyim, sayısız kez istismar edilip iğfal ediliyor olmasına rağmen her seferinde yine sırtını dönen ve yine her seferinde giyotin altına boynunu uzatan olmaları dolayısıyla, milleti mi kınayayım bilemedim!
SANIRIM BÖYLE SAÇA BÖYLE TARAK VE BÖYLE….
Aslın da neden ve sonuç ilişkisi bağlamın da sorun belli!
Bütün bu hırsızlar uzaydan gelmediği gibi ülkeyi bir ahtapot gibi sarmış ise halkın önemli, çok önemli bir kitlesi hırsız! Aksi halde bunca hırsızı, namussuz ve şerefsizi dışardan ve başka milletlerden transfer etmediğimize göre bizden! Bizim içimizden ve kimilerimizin kardeşi, ablası, abisi, babası, hocası…! Kol kırılır yen içinde kalır demiş ya atalar! Olay, bir an da temize çıktı mı ? Adil şahitler olun ve hakkı tutup ayağa kaldırın! Ayeti kimin umurunda, ataların deyişi karşısında!
Yani kırk kardeşiz ve tanıyoruz birbirimizi!
Birazcıkta eğitilmişler hırsızlık bağlamında zira hastaya ve fakire yardım değil ‘’ biraz içli, biraz vurgulu, yürekten ve ağlamaklı ‘’ şu garibe, fakire fukaraya, camiye, Filistin ve Gazze’ye ALLAH RIZASI İÇİN, ALLAH VE RESULÜNÜN YÜZÜ SUYU HÜRMETİNE ‘’ diyeceksin ve enayileri toptan ve 12’den vuracaksın diye! Eğitilmiş sakallı ve tesettürlü hırsız abi ve ablalar..
Hele de vitrine hoca, alim, kanaat önderi sosuna batırılmış ve ikna kabiliyeti yüksek birkaç cibilliyetsiz de koydun mu!? Tadından yenmez oluyor hırsızlık ve çalınan tonajlı banknotlar..!
Bir de teşkilat ve kurumları sakallı ve tesettürlü abi ve ablalarla birlikte Ensar, Muhacir, Ümmet, İlim, Okçular tepesi, Şehit, Gazi gibi can evinden vurucu İslami motifler üzerinden kurmuşsanız hırsızlık şebekesi kurum ve kuruluşunuzu! Cahil dindar AV alanına girmiştir artık!
Eeee, ne yapalım peki!
Hadi, Afrika’nın filan ülkesinde su kuyusu açtık yalanı ile şu kadar trilyonu!
Asya’nın filan ülkesinde şu kadar kurban kestik yalanı ile bu kadar trilyonu!
Gazze ve Filistin’e gıda, battaniye, çocuk bezi, ilaç ve benzeri şeyleri götürüyoruz yalanı ile sıfırlarını sayabilene aşk olsun boyutunda şu kadar milyar dolar ve Euro’yu iç edelim hareketi, tam kıvamına gelmiştir artık!
Sayısız kez ve iliklerine kadar soyulmuş ve üstelik bizzat kendisinin baldırı çıplak olan geri zekâlı toplumdan birisi çıkıp demiyor ki!
‘’ ya hu burada deprem oldu ve şu kadar canımızı kaybettik, bu kadar insanımız engelli kaldı, şu kadar çocuğumuz yetim, bu kadarı öksüz ve bu kadar insanımız evsiz, barksız, işsiz ve umutsuz kaldık ne Gazzesi, ne Filistin, Afrika ve Asyası demiyor, diyemiyor EMBESİL TOPLUM…
Uzakta olana üzülüyor gibi yapıyor namussuz!
Görüyorsunuz değil mi İran’da su kadar kızımız ve yavrumuz öldü diyerek ucuz kahramanlık yapıp ahlaksız duyar kasanları!
Burnunun dibinde gençler tükeniyor ve tüketiliyor, hemen yanı başındaki komşusunun elektriği kesik, bir üst mahallede ki çocuk ayakkabısız gidiyor okula, oruçlu üstelik ama sofraya koyacak kuru zeytinden başkası yok garip memleketlimin ama bizim don kişot filan ülkede ki çocuk için üzülüyormuş! Yardım götürecekmiş oraya HIRSIZ!

EY İSLAM VE MÜSLÜMAN POZUNA YATMIŞ SAHTEKÂR DİNDARLAR!
Anlaşıldı! İddia ettiğiniz imanınızın, haysiyet, şeref ve namusunuzun harekete geçmesi için tecavüz edilenin sizin kızınız olması gerekiyor!
EMİN OLUN ALLAH ADİLDİR VE HAK ETTİKLERİNİZ YAŞATACAKTIR ALLAH..!!!
Hemen sağında solunda bunca zulüm bunca yalan, bunca istismar bunca yokluk, bunca namussuzluk bunca zulüm, talan, yağma dururken dışarıya, başka ülkelere ve kendisi dışında olanlara hedef büyütmüş olma şerefsizliğini, Allah’a nasıl yutturacaksınız?
Gün geçmiyor ki bahsini yaptığım kaporta Müslümanlar eliyle hırsızlık, yolsuzluk, yağma, talan ve daha bir sürü ahlaksızlık yaşanıyor olmasın. Çocuklarımıza tecavüz edenlerden tutunda aile yapımızı, toplumsal ahlakımızı, ülkemizin düzen ve tertibini yine sabote edenler aynı eller, kesim ve tipler değiller mi?
Tanırım alayını ve alayı beni tanır!
Alayı kıçına don bile alamazlardı! Memleketin varoşlarında gün bulup gün yiyen baldırı çıplaklar, akıllara zarar kolejler kurdular, liseler, sağlık kolejleri, iş yerleri, fabrikalar ve dudak uçuklatan Euro ve Dolar bakiyesine sahip oldular.
Tamamını toplasan adam gibi adam üç tane bile çıkmaz tiplerin karıları kızları tesettürlü ama babaları sakallı ve muhafaza/kâr tipler!
Sizin ülkenizi, sizin geleceğinizi, sizin yarınlarınızı, sizin çocuklarınızı, sizin huzurunuzu çalıyorlar! Üstelik bütün bunların yanı sıra Filistin ve Gazze onurumuz diyerek slogan atıyor bu onursuzlar!
KOYDUM ORAYA HABERİ, YREĞİMİ DAĞLAYAN OLAYI VE BU SİZLERİN ÜLKESİNDE, HEMEN YANI BAŞINDA, ÖYLE BİNLERCE KİLOMETRE UZAKTA DEĞİL GÖZLERİNİZİN ÖNÜNDE!
NE DİYOR İMANINIZ SİZE!
O VİCDANINIZ NE ANLATIYOR SİZLERE!
VAR MI İNANÇ, İMAN VE VİCDANINIZ!
BULURSUNUZ BULURSUNUZ, ŞEYTANİ İMANINIZI, ŞEYTANİ İNANCINIZI VE OLMAYAN VİCDANINIZI AVUTUP TESKİN EDECEK BBİR GEREKÇE MUTLAKA BULURSUNUZ VE TOPUNUZUN ALLAH BELASINI VERSİN…

Hani Nazım Hikmet’in Saman sarısı şirinde ‘’ Bana mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin ‘’ mısrası geçer ya! Çözmüş bizim AKBABA mutluluğun sırrını! Cenazelere gidiyor kara kare fotoğraflar çektiriyor! Ellerini açmış dua ederken çektirdiği kare kare fotoğraflar ise DİNCİLİK VE AKBABALIĞIN güncel ve en prim yapan türlerinden!
AKBABALIK bu ya! Cuma’ya gidiyor, oradan ve üstelik boyunları bükük ve müthiş bir huşu! İle hutbe dinliyorum pozunda kare kare fotoğraflar çektiren AKBABA, mutluluk ve başarının DİNCİLİK VE AKBABALIK üzerinden kesin elde edildiğini hayli zamandı keşfetmiş durumda.
25 senedir Malatya ve CHP’nin başına bela olmuş, yığdıkça yığan, topladıkça toplayan, biriktirdikçe biriktiren ve nereden bulduğu da koca bir muamma olan AKBABA, çok çeşitli yol ve yöntemler üzerinden yerini, malını, mülkünü ve servetini alabildiğine sağlamlaştırmış durumda.
AKBABA KİMDİR VE AKBABALIK TEZAHÜRLERİ NELERDİR!?
Alevi olmamasına rağmen Aleviyim demek azımsanır bir AKBABALIK MI?
Dede torunuyum demek AKBABALIĞIN hatırı sayılır bir varyasyonu olduğuna kim şüphe duyar!?
Hele hele de Seyit’im demesi şerbetli ve gedikli AKBABALIĞIN ZİRVESİ DEĞİL MİDİR
MİLETİN TAMAMINI APTAL VE YOLUNMAYA MÜSAİT KOYUN YERİNE KOYARSAN İŞTE BÖYLE YAPIŞTIRIRLAR KAPAĞI BAY AKBABA!

MAKARNACI AKBABA!
Evet, gerçekten utanma yok ve İslam’i adap, edep ve terbiye, hiç yok!
Şu kolilere bakın Allah aşkına!
Pespayeliğin seviyesizliği de yine bu AKBABA’YA nasip oldu.
Herkes yapar ama görgüsüz alasını… yapar demiş ya atalarımız, hah işte o sonradan görme görgüsüzün yapacağı da zaten bu olur…
Elbette ki dindarlığı ya da dinsizliği, mezhep ya da meşrebi bireysel tercihtir ve bizi ilgilendirmediği gibi bu anlam da herhangi bir söz söylemeye en başta kendimi hadsiz ve haksız bulurum ve hiç kimsenin de haddi ve hakkının olmadığının altını çizerim.
Ancak, kendisini din ve dindarlık bağlamın da nereye konumlandırdığı ile pratikte ki ikircikli yaşamını gözümüze gözümüze sokunca buna DİNCİLİK VE AKBABALIK derim ki, işte o zaman hedefimin tam 12’sine ve son derece haklı ve meşru olarak koyuveririm.
Malumunuz 25 tam yıldır Atatürk’ün sırtına bindi!
Tam 25 yıldır Atatürk’ün partisi CHP diyerek bindi!
Aleviliğin, dede torunuyum, Seyyid’im gibi bir sürü şeyin üzerine binmekle birlikte istismarın bile üzerinden tepinen bu tip; bütün buraların nasıl karlı bir sektör olduğunu Sünnileri semiren ve sömüren iş ve mal ortakları olan AKP’Lİ AKBABALARLA karşılıklı paslaşarak ve kıs kıs gülerek götürüyorlar!
Daha önce ki yazılarımda da sorduğum ve yazdığım üzere AKP’nin kurulma aşamalarına yakın bir süreçte Malatya’nın vasat ve vasat altı bir mahallesinin köşesinde hepi topu 40m2 bir dükkancıktan üç holding servet ve sermayesinde sahip oluşunda ki mide bulandırıcılık, Acun Ilıcalı’nın taklalarına rahmet okutur boyuttadır!
Üstelik güçlendikçe Tanrı parçacığı rolüne bürünen bu sonradan görme görgüsüz Demokrasi, Hukuk, İnsan hakları, Atatürk, CHP gibi bütün değerlerin birer basamak olduğunu kanıksamış ve ikircilikli yaşamı ile bunu teyit etmiş yavru bir despottur!
Bir an için bu AKBABA VE AKBABALIĞIN iktidar olduğunu düşünebiliyor musunuz?
Sizleri temin ediyorum üzerinden adeta bir silindir gibi geçeceği ilk etnisite ve mezhep ALEVİ CANLAR OLACAKTIR!
Malatya ve Alevi canların ivedilikle bir bağırsak temizleme operasyonu başlatmalı ve herkesi hak ettiği yere indirmeli, sürmeli ve süründürmelidirler. Realite budur ve bundan sonra değil Malatya’dan vekil muhtar bile olamayacağını iliklerine kadar hissetmiş ve HİSSETTİRDİĞİM BU AKBABAYI LAYIK OLDUĞU YERE SÜRECEĞİZ!
AYRICA AKBABA!
İki kelimeyi bile yan yana getiremeyecek kişilere köşe yazısı adı altında trollük yaptırman seni temize çıkarmadığı gibi diğerlerine gazeteci, köşe yazarı gibi bir payeyi zinhar kazandırmaz! Git artık layık olduğun yere zira artık sen Malatya’ya layık değilsin…
SON OLARAK AKBABA! SOSYAL MEDYA DA SENİN HAKKINDA SAYISIZ VE BİR SÜRÜ NECİS İDDİALAR VAR VE İŞTE ONLARI DA BURAYA EKLİYORUM. İSTERSEN SENİ YOTUBE KANALIMDA YA DA SOSYAL MEDYA HESAPLARIM ÜZERİNDEN CANLI YAYINA ALARAK KENDİNİ İFADE ETME VE SORACAĞIM SORULARA CEVAP VERME HAKKINI DA SANA VEREYİM. ŞAYET TEKLİFİME OLUMLU CEVAP VERECEK OLURSAN ENGELLEDİĞİN TELEFONUMDA Kİ ENGELİ KALDIR DA HEM BÖYLE TEKLİFLERİMİ VE HEM DE YÜZ KARASI EYLEMLERİNİ YÜZÜNE YÜZÜNE HAYKIRAYIM OLUR MU AKBABA!
Bu kadar isim, bu kadar ihale, bu kadar bağlantı… Artık “tesadüf” demek kimseyi ikna etmiyor.
KİM BU TURGUT KOÇ
Turgut Koç aslen Malatyalı geçtiğimiz dönem CHP İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı ve Veli Ağbaba’ya çok yakın bir isim , hatta Özgür Özel’in uçağına binecek kadar yakın…
Oda Tv’nin iddialarına göre Koç şu anda çok sayıda Çankaya’dan ihale alıyor.
Veli Ağbaba ameliyat oluyor.
Hastane fotoğrafları var.
Sosyal medya hesaplarından paylaştığı o fotoğraflarda Turgut Koç’un adını da zikrediyor.
Turgut Koç ile Veli Ağbaba’nın şöförü Gökhan Cumalı’nın yakın ilişkisi var. Şirket devri var. (Santa Ofis Büro Mobilya Sistemleri İnşaat Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini Gökhan Cumalı kurmuş, Turgut Koç’a devretmiş). Bu da akıllara şu soruyu getiriyor. Turgut Koç Özgür Özel ve Veli Ağbaba’nın paravan mı ?
Konuyu biraz genişletelim, İzmit Belediyesinin mobilya ihalelerini alan firmalara bakalım:
Galliard Proje/İzmit: Kuruluş 7 Eylül 2021 Sahibi Gökhan Cumalı.
Kar Peyzaj/İzmit: Şirketi Mart 2022’de devraldı. Sahibi Gökhan Cumalı.
Atex Contract/İstanbul. Kuruluş 1 Eylül 2021. Sahipleri Emin İrşat Özel, Aykut Türker, Gönül Derin. Bu isimlerden Emin İrşat Özel’e bakıyorsunuz: Daha önce Koç Büro Mobilyaları ve Axon Çelik AŞ’de çalışmış. Bingo
Axon Çelik AŞ. 2016’da üç ortak tarafından kurulmuş. Kuruculardan biri Turgut Koç. Şirket halen Recep Koç ve Emine Dağ’a ait. Bir Bingo daha
Koç Büro Mobilyaları AŞ/İstanbul. Gökhan Cumalı’dan Turgut Koç’a devrolan firma. 2021’de İzmit Belediyesinden doğrudan temin iş almış. Onlar için küçük rakam sayılır.
VE SON BOMBA
Çankaya Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü de Katı Atık Toplama ve Nakli için Araç ve İş Makinesi Kiralama Hizmet Alımı İşi adı altında bir ihale açmış, gayet normal…
Lakin ‘açık ihale usülü’ ile açılması gerekirken pazarlık usülü ile açılmış ve 10 senedir bu işi yürütmekte olan firma nedense davet edilmemiş..
Açık ihale usülünü de ben demiyorum, kanun diyor, 4734 sayılı Kanunda belirtilmiş temel usül olarak…
İşin daha da alengirli yanına geliyorum şimdi:
Önceki işleri yapan firma, aynı işi aynı araç ve ekipmanla 12 milyon TL’ye yapıyorken bahsettiğim yeni ihalenin tutarı ne dersiniz?
KDV hariç aylık 22 milyon ₺… 2 aylık tam bedeli 44.005.400 ₺, KDV hariç. Bu paralar tabi ki Çankaya’lının cebinden çıkmaya devam ediyor…
Peki sizce bu ihaleyi kim almış. Tahmin etmek zor olmasa gerek
Veli Ağbaba’ya soralım Gökhan Cumalı ve Turgut Koç’u sizin referansınızla İzmit, Ataşehir, Bakırköy, Avcılar ve Çeşme Belediyelerine gönderdiniz mi ?
Gökhan Cumalı ve Turgut Koç bu Belediyelerden sizin referansınızla kaç tane ihale aldı?
Cumhuriyet Halk Partisi – CHP Chp Bursa Örgütü Özgür Özel CHP Yerel Yönetimler Çankaya Belediyesi!

SAHİ MIKNATIS GİBİSİN VE HATTA PARATONER GİBİ NEREDE NECİS BİRİSİ VAR DİREK ÜZERİNE ÇEKİYORSUN AKBABA!


Alında hiçbir zaman bu şehre, bu şehrin kimlik, kişilik, kültürel ve değerler skalasına uyan bir tip ve kişi değildin! Hep söylediğim gibi her bakımdan tam bir ayrık otu gibiydin AKBABA VELİ!
EY AKBABA VELİ!
Çocuklarıma varıncaya kadar bütün Ailemi şikâyet konusu yapacak kadar zıvanadan çıkmışsın be AKBABA!
Alışmışsın dost ve ortağın Öznur Çalık ve diğerleri gibi Tanrı muamelesi yapılıp yalanıp yağlanmaya! Bunca kul içerisinde aklıselim, vicdan, onur ve yürek sahibi birisi çıkıp nasıl bir karakter ve AKBABA olduğunu ortaya koyunca kırmızı görmüş boğaya dönüşüyorsun AKBABA!
AYNI MERKEZDEN BESLENİP AYNI MERKEZDEN YÖNETİLİNCE ZEVKLERİNİZDE Kİ BAYAĞILIK, ESTETİZMDEN YANA NASİPSİZLİK, MERHAMETTEN YANA FUKARALIK, AYDINLIK, DEMOKRASİ VE HUKUKTAN YANA KÖRLÜĞÜNÜZ DE, BİREBİR AYNILAŞIYOR EY AKBABA!
Yazıhan’ın CHP’li ( ki biz Malatyalılara göre hala öyledir ) Belediye başkanı Sayın Abdulvahap Göçer’in ‘’ Biz, hırsıza hırsız demeye devam edeceğiz ‘’ haykırışında ki ahlaka, hukuka, vicdan ve erdeme sahip çıkmaya; bu ahlaki ve erdemli savaşın karşısında olup takoz olmaya devam edenleri millete şikâyet etmeye ve en nihayetinde Malatya’dan İhraç etmeye kararlıyız ey AKBABA!
BAK BAKALIM İhraç olan ve edilecek olan kim EY AKBABA!
Alışmışsın herkes önünde el pençe divan dursun, baştan sona seni yalasın ‘’ Senden öncesi ve sonrası yalan ve tufan ‘’ desin öyle mi AKBABA!
Biz bu zihniyetin kime ait olduğunu ve dolayısıyla senin de kimlerden öğrenip kimlerce yönetildiğini de biliyoruz be AKBABA!
Küçücük şehrin İl ve ilçe başkanlıklarına çökmüşlüğün ve burada yarattığın tiranlık dolayısıyla kendine demokrat, CHP’li, Atatürkçü, Laik, Aydın ve Alevi süsü verecek ve sonra bu hukuk dışı despotik yapınla iktidarı AKP’den alacak ve memlekete hukuk ve demokrasi getireceksin öyle mi AKBABA!
BU MALATYA SENİ İHRAÇ EDECEK EY AKBABA!
Parandan ve arkanda ki AKP gücünden başka kültürün sıfır, kapasiten sıfır, eğitimin sıfır, hitabın sıfır, diploman sıfır, SEN KOCA sıfır BE AKBABA!
ŞİMDİDEN İDDİA EDİYORUM VE İDDİAYA GİRMEYE HAZIRIM AKBABA!
Var mısın benimle iddiaya girmeye EY AKBABA!?
Benim iddiam, sen bir daha ki seçimde Malatya’dan aday olmayacak ve OLAMAYACAKSIN EY AKBABA!
GEL SENİNLE İSTEDİĞİN İDDİAYA GİRELİM EY AKBABA, VAR MISIN?
Bu Malatya, bu Malatya’nın CHP yönetimi ve elbette mevcut CHP’nin Malatya kitlesi, çekirdek ve omurgası olan ALEVİ ANLAR SENİ BİR SİNEK GİBİ EZECEKLER EY AKBABA!
Bu kitlenin karşısına çıkacak yüreği kendinde bulamayacaksın ve tarihi bir hezimetle karşı karşıya kalacaksın EY AKBABA!
SENİ YAPTIKLARINLA, UTANÇLARINLA, KURDUĞUN HUKUK VE AHLAK DIŞI KUMPASLARINLA, PARAYLA KURDUĞUN ETİK DIŞI YAPINLA YÜZLEŞTİRECEK VE YERİN DİBİNE SOKACAKLAR EY AKBABA!
Malatya’da her şeyin bitti ve öldü be AKBABA!
ZATEN ŞİMDİYE KADAR ELDE ETTİĞİN NE VARSA HEPİ YAPAY VE HEPSİ ARKANDAKİ GÜCÜN ESERİ OLUP TAMAMI HARAM OLDUĞU İÇİN, ALLAH RAHMET EYLEMESİN EY AKBABA!
Sen bittin EY AKBABA!
Demek ki sana karşı edepli bile olsa, ahlaklı bile olsa, hukuki ve hakkaniyet içeren farklı bir ses bile olsa tahammül edemeyecek kadar ego edindin öyle mi kültürsüz, eğitimsiz ve sonradan görme görgüsüz AKBABA!
EY AKBABA!
Bilirsin, seni adım adım takip ederim!
Bilirsin sahip olduğun bütün değerlerini terazinin bir kefesine koysak yüz gram bile ederinin olmadığını en iyi bilen Allah, ben ve sen, üç kişiyiz BE AKBABA!
SENİN BİR GÖLGEN OLMAYA, HAK ETTİĞİN YERE GİTMENE, HAK ETMEDİKLERİNİN ELİNDEN ALINMASINA, TOPLUMUN GÖZÜNDEN VE GÖNLÜNDEN İHRAÇ EDİLMENE BÜYÜK EMEK VERDİM, ZAMAN HARCADIM, RİSK ALDIM VE NE GÜZEL ETTİM BE AKBABA!
VALLAHİ VE BİLLAHİ SAHİP OLDUKLARININ HİÇ BİRİSİNİN BİR GRAMINI BİLE HAK ETMEDİĞİNİ YİNE ALLAH, BEN VE SEN ÇOK İYİ BİLİYORUZ BE AKBABA!
BEN, AKP’Lİ ORTAKLARININ BİLE SATIN ALAMADIĞI, KORKUTUP SİNDİREMEDİĞİ BİR KİŞİ OLARAK SENİN DİŞİMİ DOLDURMAN KOCA BİR ÜTOPYA OLUP HADDİNİ BİL AKBABA!
DEMEK HEKİMHAN’I VE ORANIN MEŞRU VE HELAL BAŞKANI VE BAŞKANLIĞINI HARAM ŞEKİLDE İSRAF ETTİN ÖYLE Mİ AKBABA!
İLK DEFA YAPTIĞIN BİR ŞEYE SEVİNDİM BİLİYOR MUSUN AKBABA!
BAK CÜMLEME DİKKAT ET
‘’ DOĞRU BULDUM DEMEDİM!’’
SEVİNDİM DEDİM ZİRA KENDİ İPİNİ KENDİ ELLERİNLE; NASIL BİR KARAKTER OLDUĞUNU, ELDE ETTİĞİN PARA, MAKAM VE MEVKİ VE BERABERİNDE GÖRGÜSÜZ, SONRADAN GÖRME BİR İLKEL OLMAN DOLAYISIYLA İLERİDE NASIL BİR CANAVARA DÖNÜŞECEĞİNİ MİLLETE AÇIK ETTİĞİN İÇİN SEVİNÇLİYİM EY AKBABA!
SON OLARAK AKBABA!
BU YAZIMI DA HAVALE ET AVUKATINA, BURADAN DA AÇ SOFRANA, ZAVALLI KARAKTERİNE BELKİ EKMEK ÇIKAR VE BİR DAVA DAHA AÇARSIN EY AKBABA!
NOT: EY AKBABA, BİR SONRA Kİ YAZIMDA MAHKEMEYE VERDİĞİNİZ VE SÖZÜM ONA BİR AVUKATIN YAZDIĞU SUÇ DUYURUSUNDA Kİ İLKELLİĞİ, CEHALET VE KÜÇÜKLÜĞÜ DE YAYINLAYACAĞIM EY AKBABA! ELBETTE SENİN SEVİYEN BÖYLE OLUNCA, DAHA İYİ VE ÖTELERİNİN YANINDA OLMASI ZATEN MÜMKÜN DEĞİL EY AKBABA!
Oldum olası sevmedim ve oldum olası bir ayrık otu gibi gördüm seni, ey veli AKBABA! Öyle ki Alevi canlar içinde ki bir ayrık otu, Sünniler içinde ki bir ayrık otu; Demokrasi, CHP, Atatürk, Meclis, Hak, Hukuk, Adalet ve elbette dürüstlük, dürüst insanlar ve insanlık arasına saklanmış bir ayrık otu..
Malatya’nın CHP’li rolü ve maskesine bürünmüş; Atatürk, Alevilik, Demokrasi, Hukuk ve muhalif parti maskesi arkasına saklanmış ama realite de ise CHP’li Öznur Çalık’ın veli ağbaba isimli bir versiyonu olup, en ayrıksı hali ve zararlı OTUSUN, EY AKBABA!
Ama önemli bir saptama daha yapayım mı ey ayrıksı ot, AKBABA!
İkimiz de çok iyi biliyoruz ki tıpkı Öznur Çalık gibi irrite duyulan, zerre kadar bile sevilmeyen ama ellerinize geçirdiğiniz hukuksuz, haram ve zehirli güç ve dolayısıyla zorakilik üzerinden kurduğunuz saltanat bağlamında birbirinizi adım adım takip eden, AKBABA SÜRÜLERİSİNİZ.
Piyasaya, AKP’li ve CHP’li gibi pazarlanmış olmanızı yutan AKP tabanı ile CHP tabanının cehalet ve saflığı üzerine kurduğunuz çirkef ve haram saltanatınızı yutturamadığınız; Birbirinizin kankası, can yoldaşı, iş ve mal ortağı olduğunuzu yutturamadığınız üç beş kişinin en tepesinde olan bir kişiyim, EY AKBABA!
KENDİSİNİ ALEVİ, CHP’Lİ, ATATÜRKÇÜ, LAİK VE MUHALİF DİYE YUTTURAN AKBABA!
Şu şehrin tek muhalif gazetecisi benim. Öyle kıyısından köşesinden dokunup kaçan ve hemen arkasında binlerce özür dileyip önüne birkaç jeton atılarak tatmin edilip sindirilmesi mümkün olmayan tek gazeteci olduğumu, en iyi sen bilirsin AKBABA!
Realite bu iken bana dava üstüne dava açan ama AKP’nin ve AKP’li siyasetçilerin bütün yalanlarının, yağmalarının, talanlarının üzerini örten gazeteci müsveddelerine hatırı sayılır meblağlarda ödemeler yaptığını, yine en iyi ikimiz biliriz EY AKBABA!
Şehrin, altı ve üsttü yağmalanırken ve yine aynı şehrin takımının kasası bir kenara, gelecek 50 yıllık gelirlerinin bile yağmalandığını aynı şehrin kulübünün başkanı Sayın Haşim KARADAĞ feryad figan edip defalarca seni bu yağma, talan ve soygunda kendisine destek vermek üzere davet ederken arkasını dönen ve AKP’li dost ve ortaklarını incitmemeye son derece özen gösteren, yine sensin ey AKBABA!
Senden çok daha fazla şehre ve ülkesine çalışan; Demokrasi, hukuk, Cumhuriyet, Anayasal düzen ve kurumlar mücadelesi veren ve ayrıca hırsızların, sahtekarların, yağmacıların ipini pazara çıkaran bir gazeteci olan benim hakkında defalarca dava açan EY AKBABA’ anlatsana Malatya halkına senin gerçek amacın nedir!?
Ve yine CHP için çalışıp hukuku, adalet ve demokrasiyi hakim kılmak, Malatya halkının teveccühünü kazanmak için didinip duran ve üstelik CHP’nin Yazıhan belediye başkanı olan Sayın Abdulvahap Göçer ile adeta kan davası güden ama AKP’liler için dikeni batar diye gül bile atmaktan imtina eden EY AKBABA!
Yüzlerce trilyon bir kenara yüzlerce milyon Dolar ve yüzlerce milyon Euro talan edilen şehir ve kulübün başkanı ve gazetecisiyle birlikte kendi partinin belediye başkanını hedefe koyan ve AKP’liler yerine bizlerle adeta kan davası güden AKBABA! SENİN AMAÇ VE AJANDAN NEDİR!?
Bizim, bunca feryat-figan çağrılarımıza, şehrin yağmalandığını ve kulübün yüzlerce milyon Euro dolandırıldığını haykırışlarımıza kör ve sağır kalırken, buralardan, senin de haram çarkına akan haram bir bedel var mı AKBABA!?
NEDİR SENİ BU AKP’LİLERE KARŞIN BÖYLESİ SIKI FIKI KANKA YAPIP KENDİ BELEDİYE BAŞKANINA, MUHALİF GAZETECİYE VE ŞEHRİN KULÜBÜNÜN NAMUSUNU KURTARMAYA ÇALIŞANLARA TAKINDIĞIN AHLAKSIZ VE DUYARSIZ TAVRIN GEREKÇESİ EY AKBABA?!
Herhangi bir utanç verici iş ve ortaklık içerisinde değilsen, yarın beni de it köpeğin ortasına atarlar ve üstüne oturduğum pislik deşifre edilirse hepten zavallı bir duruma düşerim korkun, ayıp ve açığın yok ise, bizlere bir açıklama yapmalı değil misin EY AKBABA!
ORTAKLARIN SANA UCUZ BİR ASİST YAPMIŞ VE SENDE ÜZERİNDE ŞEHVETLE TEPİNİYOR, YAZAN VE YAYINLAYANLARA OKKALI CULUŞLAR GÖNDERİYORSUN EY AKBABA!

MECLİS KARNESİ!
Bababa babaaaaa baaaaaaaaa!
Şu tumturaklı cümleye bakar mısınız? Milletvekillerinin Meclis karnesi!?
Eeeeee, ne gösteriyor bu karne?!
Bu ucuz ve ahlaksız kurguya göre bize deniyor ki ey salak millet!
Bütün güç, kuvvet ve kudret, tüm maddi ve manevi olanakları elinde bulunduran ve dolayısıyla tüm ülkeyi kafasına göre döndürüp duran iktidar partisi ve ortağının da eklenmesiyle toplamda 5 vekil sahibi durumundalar.
Karşı tarafta ise tam 60 yıldır iktidar olamamış ve BU İRRİTE TİPLER dolayısıyla olması da pek mümkün gibi görünmeyen bir partinin cahil, görgüsüz, kültürsüz, eğitimsiz, uydur gaydır türü bir diploma(!) sahibi cahil bir AKBABA bulunmakta!
VEEEEEE! Açıklanan karne tiyatrosu bizlere diyor ki; her ne kadar iktidar vekillerinin tamamının üniversite mezunu olduğu ve buna mukabil CHP’nin ise son derece kültürsüz, cahil, eğitimsiz ve diplomasız bir vekilinin Meclis karnesi tamının üzerinde olması bir kenara hepsinin toplamına da fersah fersah fark atmış iyi mi?
Bu salak ve ucuz kurguyu yiyenlere elbette afiyet olsun!
Artık masken düştü ve gerçek kimliğin bütün Malatyalıların bildiği bir ayrık otusun AKBABA!
Bu anlam da Yazıhan belediye başkanı Sayın Abdulvahap Göçer’i verdiği onurlu, şerefli, dürüst ve cüretkâr tavrı dolayısıyla tebrik ediyorum.
Bu zamana kadar sana karşı olan, seni eleştiren ve gerçek veli’nin bir AKBABA olduğunu, sanılandan daha farklı ve zehirli olduğunu yazan bir tek kişi ve yalnız bendim. Uzun zamandır bu anlamda büyük mücadeleler verdim.
Geçte olsa anlaşılmış olmanın ve bu anlamda karşına ciddi bir kitlenin çıktığını görmüş olmanın büyük mutluluğu içindeyim.
Bak AKBABA!
Beni mahkemeye vererek, ortaklarınla birlik olup pusuya düşürüp kumpaslar kurarak korkutup sindiremezsin!
Ayrıca AKBABA!
Karşıma, gazeteci diye koyacaklarını üst üste koy ve kendileriyle çarp yine dişimin kovuğunu bile doldurmayacağınıza sen, gazeteci müsveddelerin ve elbette Malatya halkı toptan şahitsiniz!
VEEE! CHP Malatya il başkanlığı ve Alevi Canlar!
Malatya’nın CHP medyası beni yakinen tanır, bilir ve AKP ile nasıl canhıraş bir mücadele verdiğimin en yakın tanığıdırlar. Selahattin Gürkan, İhsan Koca, Öznur Çalık, Süleyman Soylu başta olmak üzere hemen hepsi ile yollarımız dava, ceza ve kumpas bağlamında sık sık kesişmiştir!
Gelelim işin, içinden çıkılmaz garipliğine!
Az evvel de söylediğim gibi AKBABA için eleştirel yazılar yazan, yalanını, yanlışını ve ikircikli oynadığını; aslında kripto bir AKP’li olduğunu, tüm iş arkadaşlarının, iş ve mal ortaklarının büyük çoğunluğunu AKP’lilerin oluşturduğunu yazıp durdum.
Sıkı durun!
Başıma en büyük belanın geldiği, en ahlaksız kumpasın kurulduğu, haysiyetim, şerefim, onurum ve bir gazeteci ve yazar olarak toplumsal itibarıma suikast düzenlenen yer, Alevi canların ve CHP seçmeninin en yoğun olduğu Kürecik İlçemizdir.
Bakın, Sünnilerin yoğun olduğu bir yer değil!
Elbette o aşağılık kumpasa dolgu malzemesi olanlar, nasıl aşağılık şekilde kullanıldığını sonradan fark edenlerin varlığı, ayrı bir yazı konusu. Ancak o an itibarıyla kim için ve ne amaçla kandırılıp kullanıldığını bilmeyen ciddi bir kitle, benim ve küçük oğlumun canına kast etmekten tutunda haysiyetimizi, onur, şeref ve itibarımızı nasıl çiğnediklerinin farkında bile değillerdi.
Komut verilmişti bir kere ve ortadan kaldırılması; eli ve dili koparılması gereken, haysiyet, şahsiyet ve şerefi beş para etmez bir konuma indirgenecek, toplumsal saygınlığı ortadan kaldırılarak AKBABA VE ORTAKLARININ önleri tamamen açılacaktı!
KÜRECİKTE NELER YAŞANDI, BANA NASIL BİR PUSU KURULDU, KİMLER KULLANILDI DEFALARCA YAZDIM, CANLI YAYINLARDA AÇIKLADIM AMA TAMAMINI EN İNCE AYRINTISINA VARINCAYA KADAR BİR SONRA Kİ YAZIMDA, DETAYLI ŞEKİLDE YAZACAĞIM. HEYYY AKBABA, ARTIK BU ŞEHİRDE BARINAMAYACAKSIN!
Bilenler bilir, adeta can düşmanımdır AKP benim!
Hemen hemen hepimiz hemfikiriz AKP ile muhafazakâr kesimin pislikten pisliğe ve üstelik gırtlaklarına bile fersah fersah takla attırışla gardaş oldukları hususuna dair…
Dedim ya, AKP ile kan davalıyım diye!
Uzak olsam da Türkiye’den ve kendi sorunlarımla bin bir türlü ve canhıraş bir mücadele veriyor olsam da içkileştirdiğim İslam ve ülke sevdam, kalemimin kan damlamasına, kan davası gütmesine engel olamadığım gibi böyle bir niyetimin olmadığını da, muhatapları da içkinleştirsinler istiyorum.
Görülecek daha çok hesabımız var…!
Turgut Özal ile başlayan seksenlerin başında ki özgür alan, ifade ve İslamcılık boy vermeye başladı doksanların başı ve ortalarında.
Pıtırak gibi doğan ve çoğalan cemaatler, tarikatlar, İslam’i vakıf, dernek ve yapılanmalar boylarından, çaplarından ve dahası niyet ve amaçlarından hem fersah fersah büyük ve hem de sapkın iddia ve açıklamalar yapıyorlardı, gelecek milenyum için…
Küfür, kafir ve zındık! TC Cumhuriyeti, Laik ve Kemalist sistemle görecekleri bir davaları, kan davaları vardı zira mevcut sistem ‘’ Darul Harp ‘’ idi ve hesap, alabildiğine büyük ve derin idi…
Doksanları ortaları ve ben bir şekilde yolları ‘’ İslam’i dayanışma vakfı ‘’ adı altında teşekkül etmiş ve ‘’HINCAK VE TAŞNAK ‘’ gibi hareket eden, TC ile görülecek kan davamız var, bu ülke ve bu yönetim şekli küfür ve savunanların da alayı kafirdir; bu devlete polis ve asker olmak şöyle dursun vergi vermek bile caiz değildir; elektrik ve su parası bile ödemek zinhar kerihtir deyip elektrik nasıl çalınır ve su vanaları nasıl sıfırlanır diye özel eğitimler veren salyasümük şarlatan Ramo, kasıp kavuruyordu Malatya’yı…
Sadece bu salya sümük ve ‘’ İslam’i dayanışma vakfı ‘’ adı altında teşekkül etmiş olan köksüz ve ya kökü dışarda ki şer şebekesi miydi bu ülkenin ve devletin aleyhine çalışan?!
Ne mümkün efendim ne mümkün…
Büyük resme, geldiğimiz vahim sürecin sonunda bakıp her birinin İslam ve Müslümanlar için birer baş belası olan Erbakan, Fetullah Gülen, Menzil, Müslüm Gündüz, Ali Kalkancı, Mahmut efendi ve Cüppeli adıyla arzı endam edecek bir sürü amorf çıkıntı, meydanların boş olması hasebiyle nasıl gaz veriyorlardı millete…
Öyle ya!
İstiklal Mahkemeleri İslam ve Müslümanlar! İle büyük mücadele vermiş, dilimizi elimizden almış, Cuma’mızı Pazar ve Fes’imizi Şapkaya çevirmiş, bir şapka uğruna binlerce! Âlim, Hoca, Molla asmış! Ve Camilerimizi ahıra çevirmemiş miydi..!!?
Bir günde cahil kalmıştık kutsal’ dilimiz elimizden alınarak!
Osmanlı’nın, dört bir tarafında! Matbaaların varlığı dolayısıyla toplam nüfusun %%3 ila %7’si okur yazar olan bir millet, fasikül fasikül! Basılan kitapları okumak! İçin sıraya girmiş, ülkenin dört bir tarafı münevver kaynar iken dil devrimi ile bir gecede bu devasa membaın dili ve ayakları kesilmişti!
Salya sümük Ramo, biz Malatyalılara, diğer salya sümük Fetö İzmir’de, ötekileri İstanbul’da ve Ankara’da Erbakan’ın adeta militan gibi sağa ve sola gönderdiği Hasan Mezarcı, Şevki Yılmaz, Şükrü Karatepe, Fetullah Erbaş… Hocaları olan Erbakan’dan aldıkları terbiye! Ve eğitim sonrası ülkede alan üstüne alan ve mevzi üzerine mevzi kazanıyorlardı!
Halk, galeyana getirilmiş ve cahillikleri dibine kadar istismar edilerek yalan, yanlış, iftira, haksızlık ve namussuzluk adına ne varsa hepsi İslam, Sünnet, Ehli sünnet, Ümmet, Ensar sosuna batırılmış, her gün soluksuz ve mebzul miktar, zihinlere, aralıksız enjekte ediliyordu.
Anlatılan din ve tarih ile realite arasında zerre kadar bile sahicilik ve samimiyet bağı bulunmayan genişçe bir kitle, proje olan AKP’nin servet, şehvet, şöhret gibi baş döndüren tuzak kollarına teslim edileceklerdi…
AKP için mebzul miktar malzeme Erbakan’ın ‘’ Anadolu Aslanları – Akıncılar- MTTB – Milli Görüş ‘’ gibi azılı dişliler arasında öğütülüyor, işleniyor ve AKP’nin tepe tepe kullanacağı bir kıvam ve yumuşaklığa döndürülüyorlardı!
Zaten Kurgu da böyle değil miydi?
Erbakan ve Refah partisi, Erdoğan ve AKP ve ikisi arasında tam orta yere entegre edilen Fetullah Gülen ‘’ DÜŞMAN AMA KARDEŞ ‘’ olduklarını müthiş bir ustalıkla! Cahil kitleden saklamayı başarmışlardı!
İlmek ilmek işleniyordu, saf Anadolu insanı, TC’ye karşı!
Moda olmuştu Darul Harp ve elektrik hırsızlığı, su hırsızlığı, vergi hırsızlığı bir ‘’ İBADET ‘’ bilinciyle yapılıyordu! Hırsızlığın, ibadet şuuruyla devreye sokulması için müthiş bir hatip, müthiş bir kaporta sahibi kişi, cezbediyordu tüm Malatya’yı ve ülkeyi!
Hoca’m diyerek tapınan ve sterilize bir saygı, sevgi ve hürmet ile KÜLT haline getirilmiş olan Ramo, hızını alamayıp milletin zekatını, fitresi ve kurbanlıklarına kadar göz dikmiş ve biz gençleri mahalle mahalle sevk ederek ‘’ İslam’i camia ve cemaat ‘’ adı altında parsayı kökünden götürüyordu.
Milletin dini duygularını istismar etmek için TC tabirinin yanına Diyanet ve THY’yi de alarak bu ‘’ Kafir ve küfür kurumlarına kurban vermek haramdır! İddiasını bir motto ve metafor gibi kullanan Ramo, son derece başarılı bir alan, kitle ve rakam elde etmişti…,
Profesör, Alim, Hoca efendi gibi tabirler ve taltifler ile tahkim edilen bu tipler Şevki Yılmaz’ın vaazlarıyla, Hasan Mezarcı’nın kavgamın perde arkası, Mehmet Doğan’ın Batılılaşma ihaneti, Hasan Hüseyin Ceylan’ın Büyük Oyun adlı kitaplarıyla tamamen kıvama getiriliyorlardı.
PROJE SON DERECE BÜYÜKTÜ! TC KAFİRDİ VE ORTADAN KALDIRILMASI GEREKİYORDU!
En küçük bir yol kazasına bile tahammül edemiyordu egemen güçler ve dolayısıyla projeye, ülkenin bütün katmanları dahil edilmeliydi!
Öyle ya, 1974 Kıbrıs çıkarmasında kahraman! Erbakan’ın partneri Ecevit’i ve dolayısıyla Atatürkçü! Laik, CHP’li ve Sekülerist zümreyi de olayın tam karşısına ve elbette DÜŞMAN VE KARDEŞ formatıyla yerleştirdiniz mi, tadından yenilmez hale geliyordu ve oltaya takılmayacak kişi, gurup, mezhep ve etnisite kalmamıştı!
Son halka, ülkücüler de ‘’ Erkek ve Ürkek ‘’ mottosuyla katılmış ve monte edilmişlerdi trenin vagonuna!
Derken müthiş bir oyun sergilendi 28 Şubat ismiyle!
Boncuk boncuk terleyen ve terletilen güzelim! Erbakan, salya sümük ağlatılan, mağdur edilen ramo, kapatılan imam hatipler dolayısıyla isyan sesi yükseltilen muhafazakâr kesim ve elbette üniversite kapılarında kan ağlatılan tesettürlü kızlar ve gençler ile olay, tam kıvamına getirilmişti!
Dedik ya en küçük bir aksamaya mahal vermemek gerekiyordu ve dolayısıyla olaya biraz kan, biraz barbarlık ve elbette vahşet gerekiyordu!
‘’ Şeytani Ayetler ‘’ ne kadar dolu ve elverişli bir malzemeydi değil mi?!
Perdenin sahneleneceği yer olarak Alevilerin, Sünnilerin ve elbette Ülkücülerin harman olduğu Sivas seçilmişti ve o dönem Sivas belediyesi ise BİNGO! Erbakan ve daha doğru ifadesiyle ‘’ Mücahit Erbakan’ın Refah partisindeydi!
Her şey en ince ayrıntısına varıncaya kadar hesap edilmişti!
TC kâfirdi ve ortadan kaldırılmalıydı!
Bir kez daha söylüyorum proje, bahsini yaptığım tiplerin üretip sahneleyeceği türden basit değildi ve ülkenin bütün katmanları bile isteye ve seve seve kurgunun, senaryo ve sahnenin figüranları ve dekorun gönüllü neferleriydiler…
İstanbul belediye başkanı olan Erdoğan ise ihaleye fesat, zimmete para geçirme, yolsuzluk gibi bir sürü suç iddiasıyla dosya üstüne dosya ve dava üstüne dava açıldığı bir esnada hooooppppp! Şiir okudun ve Anayasal düzene başkaldırdın! İddiasıyla biran da kahramana dönüştürülmez mi?!
Öyle ya, hazır kıvama getirilmiş millete,
‘’kabul edilmiş dua ve kabul edilmiş muhterem, Müslüman ve yürekli bir lider gerekmiyor muydu!
Bulmuş ve anında kurguya entegre etmişti büyük oyunun senaristleri ve zaten diğerinin de başı yargı ile belada olduğundan, pazarlık hakkı ne mümkün!
Aç, açık, görgüsüz, cahil, itilmiş ve kakılmış bir zümreye ‘’ Kurtuluşun yolu görünmüştü ‘’ AK PARTİ KURULMUŞ VE O ÇEHRENİN YÜZ AKI OLACAK; ALINMIŞ, ÇALINMIŞ VE YOK SAYILMIŞ BİR ÇEVRE VE KİTLENİN ‘’ MÜSLÜMANLARIN ‘’ HAKLARI İADE EDİLECEKTİ, İADEİ İTİBAR!
Hem öyle demiyor muydu Atatürkçü, Laik, Sekülerist ve aydın Türkan Saylan ‘’ Ülkenin sahibi bizleriz ve bizler sizlere ne kadarını münasip görmüşsek, size ancak o kadarı var ‘’ demiş ve bu asist, özel yetiştirilmiş kesim için biçilmiş kaftandı.
Elbette Çevir Bir! İsme bakar mısınız? Hem Çevik hem de Bir!
Sadece o mu!? Hem Özden ve hem Örnek! Hem Vur-al hem Savaş! Hem Nuh, hem Mete ve hem de Yüksel! İnci taneleri, taaaa o zamanlarda dizilmişti..!
28 Şubat bin yıl sürecek; elbette Yargıtay, Sayıştay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, HSYK… Aydın Alevilerle doldurulacaktı ve karanlık, yobaz, barbar, vahşi, kara çarşaflı kara Fatmalara teslim edilmeyecek türü açıklamalar yapılarak sol kesim karpuz gibi ayrıştırılmış ve son derece keskinleştirilmişti.
Bir kitaba dönüştürme çalışmalarıma konu olan bir sürü başka sansasyonel olaylar ve kişilerle olay her geçen gün daha bir köpürtülüyor ve daha bir kaynatılıyordu. Isı, tahammül edilenin üzerine çıkmıştı!
Tam bu esnada Anadolu’nun bağrından çıkmış cevval, sözünü esirgemeyen, Müslüman ve cüretkâr bir babayiğit çıkmış, AK PARTİYİ kurmuş ve büyük büyük vaatlerde bulunuyordu!
İroni yapıyorum ya hu, adamın ne böyle bir karakteri ne böyle meziyetleri yoktu elbette!
Geçen on sene içerisinde kendisinin babası olan Erbakan’ın başını çektiği siyasi odak ve yine köksüzlerin oluşturduğu ve modern Lawrencelerin de başlarına geçirtildiği tarikatlar, cemaatler, vakıf ve dernekler eliyle kıvama getirilmiş hazır bir kitle zaten vardı ve piyasaya lider diye odun konulsa, peşine takılmaya hazırdılar.
İktidarda kaldıkları süre boyunca Batı, her türlü imkân ve olanakları sonuna kadar kullanımına soktukları bu kesim, medyayı da teslim alarak bütün kitleleri illüzyona tabi tutmaktaydılar.
Hem babası Erbakan dememiş miydi 28 Şubat bir medya darbesidir diye!
Profesyonel proje ve senaryo, kusursuz devam ediyordu.
Makamlar, mevkiler ve koltuklar varoşların itilmiş, kakılmış, horlanmış ve bir bisikleti bile olmamış varoş çocuklarına teslim ediliyorlardı.
Kadın sesi haramdır! Kadın ile tokalaşmak haramdır diyen kitle, modern ve mini etekli sekreterler ile çalışırken ‘’ bütün yelkenler fora ve mal bulmuş mağribi ‘’ kabilinden her şeylerini sere serpe koyuverdi ortaya, zavallı kitle!
Servet, şehvet ve şöhret çukuru uyuşturucu ile birleşince yaşanmamış hiçbir şey kalmamıştı!
Öyle ki il başkanlıklarında muhafazakâr kardeşlerim gurup seks yapıyor ‘’ kocanı cezaevinden çıkaracağız, babana iş vereceğiz, abine terfi ve tayin kapısını açacağız ‘’ diyerek tesettürlü bacılarına olmadık muameleleri reva görüyorlardı…
Kıbrıs, Ukrayna, Kırım ve Batum gezileri de sadece duygusal olup saf ve temiz ticari girişimleriydi varoşların muhafazakâr kesiminin…
Su’dan çıkmış balık gibiydi sonradan görme, görgüsüz kitle ve haliyle her şeyin üzerine sazan kesildi ahmaklar…
Her boku sınırsız, sorumsuz, duyarsız ve bilinçsiz şekilde kullanır, çalar, stoklar ve yaşarlarken kayda alındıkları, düşünemeyecekleri derece de eğitim, birikim, tecrübe ama özellikle de iman ve samimiyet gerektiren konular arasındaydılar.
Şimdi ise isimleri Rumeysa olan, Mehmet Akif olan ve muhafazakâr kesim ve ailelerin çocukları, tanrılara kurban veriliyordu!
Anlaşıldı, kavga büyük ve senaryoda ciddi değişimler yaşanacak!
Bakalım salya sümük Ramo ve tayfasına, AKP il ve ilçe başkanlıklarına ne zaman el atılacak ve kimler it ve çakalların önlerine atılacak ibret, mutluluk ve şaşkınlık arasında izleyeceğiz…
bir sürü çağdaş Lawrence, bir sürü şaklabanın hoca, alim ve profesör ve elbette ciddiyetsiz, samimiyetsiz, cibilliyetsiz, imansız ve kitapsız kitleyi hesaba katarsak,
İnanın bana suçun en azı AKP’nin…!
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.