DOLAR

45,0290$% 0.22

EURO

52,7812% 0.22

STERLİN

60,8095£% 0.17

GRAM ALTIN

6.811,67%0,49

ÇEYREK ALTIN

11.065,00%0,19

Malatya HAFİF YAĞMUR 16°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

SAVAŞIN SAFLARI-2: ‘DİNE KARŞI DİN’

İlahiyatçı Prof. Dr. İlhami Güler, İranlı sosyolog Ali Şeriati’nin sözünden yola çıkarak bugün tüm dünyayı kaosa sürükleyen Körfez’deki savaşın inanç temelini yazdı.

Merhum İranlı sosyolog Ali Şeriati, -Aydınlanma sonrası hariç-, tarih boyu savaşların asıl dinamiğinin, “Din” ile “Dinsizlik” savaşı değil; “Dine Karşı Din” savaşı olduğunu iddia eder (Ali Şeriati. Dine Karşı Din. Çev: Doğan Öztürk. Ank. 2024). Tevhit-Vicdan Dinine karşı: 1- Aleni Çok Tanrıcılık/Paganizm, Şirk, Totem-Tabu, Mana, Ruhlar. 2- Tek Tanrıcılığa sızan “Gizli Şirk Dini”: Heva (arzu) ve Şeytani İstiğna. Şeriati, bu “Karşı Din”e örnek olarak Hz. Musa’nın vazettiği dine karşı gizli şirk olarak tezahür eden Ferisileri; Hz. İsa’nın vazettiği Havarilerin İseviliğine karşı Ruhbanlığı/Kiliseyi; Hz. Muhammed’in vazettiği “Asr-ı Saadet/Hulefa-i Raşidin” döneminde yaşanan İslam’a karşı, Emeviliği, Şia’nın kendi tarihinde de Ali taraftarlığına karşı Safavileri örnek olarak verir (Ali Şeriati, Ali Şiası- Safavi Şiası. Çev: Prof. Dr. Hicâbi Kırlangıç. Ank. 2024).
İran’a yapılan son saldırıyı, -asıl olan iktisadi-siyasi saikleri saklı tutarak-, dinsel açıdan, genel olarak Yahudillik ve Hristiyanlığın İslam’a saldırısı olarak mı; yoksa, Şeriati’nin dediği gibi, Tevhid- Ahiret ve Vicdan dinine karşı, Gizli Şirk Dininin (Heva ve Şeytani İstiğna/Tağutluk) saldırısı olarak mı yorumlamak gerekir? Bence ikincisi. Savaşta teolojik kavram ve sembollerin kullanılması, mazlum cenahta (İran) içtenlikli; zalim cephede (İsrail-ABD) işlevseldir.

Şia -“İmamet” mitolojik teolojisini dışarda tutarak-, Hz. Ali ve Muaviye savaşındaki Ali’nin haklılığını; Yezit ve Hüseyin arasında yaşanan savaşta (daha doğrusu katliamda) da Hüseyinin mazlumiyetini/şehadetini yani “Vicdanı/hakkaniyeti” temsil ettiğine inanır. Şiilik, bu iki şehadeti/ölümü ve acıyı “Yas” olarak tutan/teolojikleştiren ve “Mersiye”ler ile unutmayan, sürekli dile getiren, yaşatan bir dinsel bilinçtir.

Bugünkü savaşın/saldırının taraflarından İsrail/Siyonizm, Hz. İsa’nın: “Sizi gidi yılanlar! sizi gidi engerekler soyu! cehennem cezasından nasıl kurtulacaksınız” dediği (Matta-23/33) Ferisilerin çağdaş temsilcileridir. Tanrı’ya (Yahwe) bir türlü teslim olmayan; Ahiret’e inanmayan/güvenmeyen (2/96), kendilerini, Tanrı’nın gözdeleri ve “seçilmiş ırk” olarak gören ırkçı (İbrani) heva ve şeytani istiğnanın somutlaşmış halidir (Gizli Şirk). Tarih boyu varlığını koruyan Muvahhit-vicdani Museviliğin (örneğin: Hazar Türkleri-Habeşliler/Falaşlar) bu “Karşı Din” ile hiçbir ilgisi yoktur. Kur’an’da oğluna yaptığı öğütleri iktibas edilen Lokman (31/12-19), muhtemelen, Habeşistanlı bir “Musevi” idi (Mevlâna Muhammed Ali, Kur’an-ı Kerim Tercümesi ve Meali. çev: Ender Gürol. Ohio (U.S.A). 2008. S. 775).

Diğer saldırgan ortak ABD-Evangelikler’e gelince; onların da, ne Hz. İsa’nın vazettiği İsevilik; ne de Kilisenin vaz ettiği Katoliklik ve Ortodoxluk ruhu ile bir ilgisi yoktur. Siyonistler tarafından ayartılan ve “Dolar” dolayımı ile Tanrı’yı kendilerine –hâşâ- “Gardiyan” (Doların üzerine yazdıkları: “We Trust In God” sözü bunu ifade eder) olarak görmeye çalışan bu zevzekler/meczuplar, “Tanrı’yı Kıyamete Zorlamak” için, yeryüzünde fesat çıkarıyorlar. Kur’an, Peygamberliği Hz. Muhammed ile “mühürlemiş” iken (33/40); bu kapıyı açmaya zorlayan “Mesih-Mehdi-Deccal”, “Armageddon” ve “Nüzul-i İsa” mitolojisi, her üç dine de tekrar musallat olmuş durumdadır. Oysa, vicdanın tezahürü olarak Katolik İspanya, İran’dan yana tavır koyarken; Katolikliğin merkezi “Vatikan/Papa”, Barış için dua etmeyi tercih etti. Ortodox Rusya ise, -çıkarları gereği de olsa- İran’ın arkasında duruyor.

Sünni Araplara gelince (Suud ve Körfez Krallıkları), Petrolü ve Parayı (Dolar) keşfettikten sonra, Emevi ruhuna (Karşı Din-Heva-Şeytani İstiğna) uygun olarak İsrail-ABD safında yer aldılar. Yemen-Umman, Kuzey Afrika, Irak ve Suriye Arapları, hiç olmazsa “tarafsız” kaldılar. Pakistan ve Türkiye Sünniliği ise, “Arabulucu/Barış” çabaları gösteriyor.

1-KARAKTER ANALİZİ

Tarafların önderlerinin yüzlerinden de bu savaşın karakterini okumak mümkündür: Bir tarafta yüzlerinden meymenet/masumiyet/ruh/asalet akan Ali Hamaney, Laricani, Pezeşkiyan, Arakçı…; diğer tarafta meymenetsiz, mendebur, maymun suratlı (“Kûnû kiredeten hasiin: Alçak maymunlar olun”. 2/65) müstağni/şeytani suretler: Netenyahu ve çömezi Trump.
Savaş boyunca İranlı Müslümanlar, ölüme meydan okuyarak “Her yer Kerbela, her gün Aşûre” sloganları ile sokaklara dökülürken; ölümü, hiçliğe karışmanın kapısı olarak gören İsrailliler, sığınaklara doluştular. Hedef seçmede de aynı asaleti ve rezaleti/hoyratlığı/vahşeti görmek mümkündür. İran, askeri-ekonomik hedef seçerken; ABD-İsrail, çocukları öldürdü ve Üniversite vurdu. Köprüleri vuracaklarını söyleyen ABD-İsrail Şeytanlarına (Tağut) karşı, İran halkının –ölümü göze alarak- köprüleri tutması, muhteşemdi. Bombardıman harabelerinde sanatını icra eden İranlı genç müzisyen ve kameralar önünde viski içip sesli yellenen Amerikalı bürokrat; İran medeniyetini yok edip Taş Devrine döndürme söylemi/barbarlığı…

2-SONUÇ

Bu savaşın çıkışını da nihai kaderini de belirleyecek olan, insanların “ölüm”den sonrası hakkındaki düşünce veya inançlarının karakteridir. Ölüm, Tevhit-Vicdan dininde ebedi yaşam olan “Ahiret”e açılan bir “Kapı”dır. “Şehadet” yani “haklı” olduğu halde öldürülmek ise, -ödül olarak- “Cennet”e açılan kapıdır. Heva ve Şeytani İstiğna, yani “Karşı Din”de ise, -“inanç” olarak var olsa da-; “Hesap Günü” olarak “iman” edilen ahlaki bir kategori değildir: “…Kıyametin kopacağını sanmıyorum; -velev ki Rabbime döndürülsem bile-, benim için güzel şeyler vardır…” “Kendine zulmeden, bahçesine girince: “Bunun sonsuza dek yok olacağına inanmıyorum; kıyametin kopacağını da sanmıyorum; -Rabbime döndürülsem bile-, daha iyi bir sonuç bulurum.”(18/35-36). Evangelik Trump ve Yahudi Netenyahu’nun “dindar” pozisyonları, aynen böyle değil mi? ”Gizli Şirk/Karşı Din”, Müstağni/Şeytani insanın, “Tanrılık” taslamanı olarak Tanrı’yı kandırma girişimidir.
İranlı Şiilerin direnişinin saiki ise: “Başlarına bir musibet gelince: “Biz, Allahtan geldik; Allah’a döneceğiz” (2/156) demektir. Tanrı ve Ahiret “İnanç”ı, -öz-Araplarda (Suud-Körfez) olduğu gibi-, “ölü” hükmündedir. Sahih/hakiki bir “İman”a dönüşmediği için; ahlak, aksiyon, amel yaratamıyor; işbirlikçilik doğuruyor.

*Prof. Dr. İlhami Güler, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

FUTBOL DİYE BİR DİN! BİLET FİYATI TAM 55 BİN TL!

HIZLI YORUM YAP