DOLAR

44,0754$% 0.17

EURO

51,2133% 0.04

STERLİN

59,1010£% 0.28

GRAM ALTIN

7.301,06%1,68

ÇEYREK ALTIN

12.143,00%1,54

Malatya KAPALI
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

ABD’DEN ÇİN’E MANİDAR TEHDİT!

ABD ve İsrail’in ortaklaşa yaptıkları İran saldırısına karşın, olası Çin müdahalesine aba altından sopa gösteren ABD, Çin’in Uygur politikasını sahaya sürdü. Birkaç gün önce İran, Suriye, Irak ve elbette Türkiye’de yaşayan Kürtleri açık açık tehdit eden ABD, şimdi de aba altından sopayı Çin’e gösterdi!

ABD dini özgürlükler raporu: Çin’in Uygur Türklerine yönelik baskısı ‘soykırım’ boyutunda

Zamanlaması açısından son derece manidar olan bu raporun Çin tarafından nasıl yorumlanacağı elbette merak konusu. Ancak koca bir dünyanın edata aklıyla alay eden ABD ve Çin, istedikleri zaman istedikleri boyutta kan, zulüm, istismar ve soykırım işleme gücü, hakkını kendilerinde görüp ve yine hiçbir şey olmamış gibi insan hakları havarisi kesilebilmekteler.

Birleşik Devletler Uluslararası Dini Özgürlük Komisyonu’nun yayımladığı 2026 Yıllık Raporu, Çin’in Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerine ve diğer etnik-dini gruplara yönelik politikalarını sert bir dille eleştirdi. Rapor, Pekin yönetiminin uygulamalarını “soykırım” ve “insanlığa karşı suç” olarak nitelendirerek, Washington yönetimine acil eylem çağrısında bulundu.

Dünya genelindeki dini özgürlük ihlallerini izleyen ve ABD federal hükümetine politika tavsiyelerinde bulunan bağımsız bir kurum olan Birleşik Devletler Uluslararası Dini Özgürlük Komisyonu (USCIRF), 4 Mart 2026 tarihinde merakla beklenen yıllık raporunu kamuoyuyla paylaştı. 2025 yılındaki küresel dini özgürlük koşullarını belgeleyen raporun en çarpıcı bölümlerinden birini Çin Halk Cumhuriyeti’nin Uygur Türklerine yönelik politikaları oluşturdu.

Raporda, Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) Doğu Türkistan’da yürüttüğü politikalar “sistematik, devam eden ve ağır” dini özgürlük ihlalleri olarak tanımlandı. Çin’in yeniden Ülke Özel İlgi Alanı (Country of Particular Concern – CPC) statüsüne alınması tavsiye edilirken; kitlesel gözaltı kampları, zorla asimilasyon (sinizasyon/Çinlileştirme politikaları), İslami dini mekanların yıkımı, zorla çalıştırma ve kültürel yok etme çabalarının hız kesmeden sürdüğü vurgulandı.

USCIRF, Çin yönetiminin tüm bu insan hakları ihlallerini örtbas etmek ve soykırımı inkar etmek amacıyla küresel çapta yoğun bir dezenformasyon kampanyası yürüttüğüne de dikkat çekti.

TAYLAND’A SIĞINAN AMA TEKRAR İADE EDİLEN 40 UYGUR TÜRK’ÜNÜN AKIBETLERİ!

Raporun öne çıkan uluslararası kriz başlıklarından biri de sığınmacıların durumu oldu. Tayland’dan Çin’e iade edilen 40 Uygur erkeğin durumuna özel bir parantez açılan raporda, bu kişilerin Çin’de ciddi zulüm görme ve işkence riski taşıdığı belirtilerek, uluslararası hukukun temel prensiplerinden olan geri göndermeme (non-refoulement) ilkesinin açıkça ihlal edildiği ifade edildi.

ABD HÜKÜMETİNE ÇİN KOZU!

Komisyon, yaşanan ihlallere karşı ABD yönetimine ve Kongre’ye şu somut politika tavsiyelerinde bulundu:

Çin’in derhal yeniden Özel İlgi Gerektiren Ülke (CPC) olarak sınıflandırılması.

Çin’deki dini özgürlük ihlallerini belgeleyip dünyaya duyurmak için Radio Free Asia (Özgür Asya Radyosu) gibi yayın kuruluşlarına ek fon sağlanması.

ABD Adalet Bakanlığı’nın, Çinli yetkililerin ABD ve diğer ülkelerdeki muhaliflere yönelik “yurtdışı baskı (transnational repression)” eylemlerini soruşturması ve kovuşturması.

Dini zulümden kaçan sığınmacılara destek verecek ve koruma sağlayacak yeni yasaların çıkarılması.

Tedarik zincirlerindeki Uygur zorla çalıştırma uygulamalarını tamamen ortadan kaldırmak için ihracat ve ithalat kontrollerinin daha da sıkılaştırılması.

ABD’NİN KENDİ İÇ POLİTİĞİNDE UYGUR VE ÇİN POLİTİKASINA DAİR YAPTIKLARI AÇIKLAMALAR ÜZERİNDEN İNCE MESAJLAR!

Raporda, eleştirilerin yanı sıra 2025 yılı boyunca ABD iç siyasetinde Uygur meselesine dair kaydedilen ilerlemeler de listelendi. Trump yönetiminin Uygur soykırımına karşı yaptığı resmi açıklamalar ve Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen, bölgedeki insan haklarını ele alan kapsamlı strateji belgesi Uyghur Policy Act of 2025 (H.R. 2635) bu adımlar arasında gösterildi.

Ayrıca, Senatör Dan Sullivan ile Temsilciler Chris Smith ve John Moolenaar’ın Kongre-Çin Yürütme Komitesi adına Başkan Trump’a yazdıkları mektup da rapora yansıdı. Söz konusu mektupta, USCIRF’in Dini Özgürlük Mağdurları Listesi’nde yer alan tutuklu akademisyen Dr. Gulshan Abbas gibi isimlerin kurtarılmasına öncelik verilmesi talep edilmişti.

RUSHAN ABBAS: “TAVSİYELERİN HAYATA GEÇİRİLMESİ ZORUNLUDUR”

Raporun yayımlanmasının ardından Uygur Hareketi (Campaign for Uyghurs) cephesinden de açıklamalar geldi. Aynı zamanda Çin’de tutuklu bulunan Dr. Gulshan Abbas’ın kız kardeşi olan Uygur Hareketi İcra Direktörü Rushan Abbas, raporu şu sözlerle değerlendirdi:

“2026 USCIRF raporu, Uygur vatanında devam eden soykırıma çok önemli bir ışık tutmaktadır. ABD hükümetinin bu rapordaki tavsiyeleri hızla hayata geçirmesi, Uygur soykırımının sona ermesi için artık bir seçenek değil, zorunluluktur.”

Uygur Hareketi tarafından yapılan yazılı açıklamada ise, 2025 yılında ABD ve uluslararası arenada kaydedilen yasal başarılara rağmen soykırımın sahada fiilen devam ettiği hatırlatılarak, tüm ulusların ve hükümetlerin bu insanlık suçunu durdurmak için ortak sorumluluk taşıdığı vurgulandı.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

ABD VE İSRAİL İRAN SALDIRISI DOLAYISIYLA BATI DESTEĞİNİ KAYBEDİYOR!

HIZLI YORUM YAP