44,1186$% 0.05
50,9715€% -0.2
59,1040£% -0.21
7.189,16%-2,00
11.756,00%-2,05
Nitekim bir metnin dilini bilmek ile o metnin muradını kavramak aynı şey değildir. Ne güzel şey Allah’ça bilmek!
Kur’an’ın Arapça oluşu, onun doğru anlaşılması bakımından dil bilgisini önemli hâle getirir. Kelime kökleri, gramer yapıları, belagat ve tarihsel bağlam, anlamın ortaya çıkarılmasında ciddi katkılar sunar. Ancak bütün bunlar, anlama faaliyetinin sadece araç boyutudur. Asıl mesele, bu araçların hangi niyet, hangi yöntem ve hangi ahlâkî sorumlulukla kullanıldığıdır. Kalp ve içtenlik bu işin neresindedir? Sorusunun cevabıdır, Allah’ça bilmek!
“Allah’ca bilmek” ifadesi, burada hermenötik bir derinlik ve sanat taşır. Metni sadece lafız düzeyinde değil, Ahlak ve Etik üzerinden maksat düzeyinde okumayı önerir. Bu yaklaşım, vahyi, bilgi nesnesi olmaktan çıkarıp aynı zamanda bir hidayet ve rahmet çağrısı olarak ele alır. Dolayısıyla dinî metinlerle kurulan ilişki, salt entelektüel değil, daha çok varoluşsal ve ahlâkî bir ilişkidir.
Dinî düşüncede sıkça karşılaşılan sorunlardan biri, teknik bilgi ile hikmeti eşitlemektir. Oysa teknik yeterlilik, hakikati zorunlu olarak doğurmaz. Bir kişinin Arapça bilmesi, onun ilahî muradı doğru kavradığını garanti etmez. Aynı şekilde, sınırlı dil bilgisine sahip bir kişinin de samimiyet, tefekkür ve sahih rehberlik sayesinde metnin ana yönelişini kavraması mümkündür. Bu durum, dinî anlamanın yalnızca filolojik değil, aynı zamanda ahlâkî bir hadise olduğunu gösterir.
Buradan hareketle denebilir ki Kur’an’ı anlamak, üç katmanlı bir çabayı gerektirir: dilsel çözümleme, bağlamsal değerlendirme, ahlâkî-idrakî açıklık. Bu üçüncü boyut ihmal edildiğinde, metin bilgi üretir ama dönüşüm üretmez. Oysa vahyin inkilabi olması dolayısıyla nihai amacı, insanı bilgilendirmek değil değiştirip dönüştürmek ve inşa etmektir.
Sonuç itibarıyla “Mesele Arapça bilmek değil azizim, Allah’ca bilmek” sözü, dinî anlamanın merkezine muradı, hikmeti ve kulluk bilincini yerleştirir. Dil burada vazgeçilmezdir, fakat yeterli değildir. Esas olan, ilahî hitabı yalnızca ne söylediği üzerinden değil, insandan ne talep ettiği üzerinden de okuyabilmektir. Bu da bizi şu sonuca götürür: Dinî metni anlamanın zirvesi, dile hâkim olmak değil; murada sadık kalmaktır.

HAMDOLSUN GÜNDEMİ YİNE BİZ BELİRLEDİK…
MALATYA’YA PATRİOT SEVKİYATLARI SÜRÜYOR! İLK ATEŞ VE YANGIN MALATYA’YA MI DÜŞECEK!
1
MEŞALECİ MEŞALECİYE DEMİŞ CIRT GÖZÜNE!
2
AKP’NİN EN BAŞARILI VE İSTİKRARLI OLDUĞU TEK ALAN! ZAM ZAM VE ZAM HEM BENZİM VE HEM DE MOTORİNE YİNE ZAM
3
CHP’DE SULAR DURULMUYOR. ESKİ DELEGELERDEN CHP KURULTAY’INA BİR KEZ DAHA İPTAL DAVASI!
4
SİYASAL DİNCİLİĞİN EGEMENLİĞİ ALTINDA Kİ ÜLKENİN SAĞLIK MÜDÜRÜNE VARINCAYA KADAR HIRSIZ!
5
AKBABA VELİ’YE YOL GÖRÜNMÜŞ!
Bir ve iki birlikte okununca yazının ruhu daha iyi çıkıyor ortaya. Elinize sağlık hocam
Biri diğerinden güzel ve özel. Ellerinize sağlık