44,0104$% 0.11
51,9253€% -0.23
59,3099£% -0.15
7.441,87%0,09
12.695,00%7,16
Eski TBMM Başkanı ve AK Parti’nin kurucu isimlerinden Bülent Arınç, Orta Doğu’da sınırları aşan ve İran Dini Lideri Ali Hamaney’in ölümüyle sonuçlanan ABD-İsrail operasyonlarına ilişkin sosyal medya (X) hesabından kapsamlı bir değerlendirme yayımladı.
Saldırıları “devlet terörü” olarak nitelendiren ve kınayan Arınç, açıklamasının büyük bir bölümünü bölgesel çatışmaların gölgesinde Türkiye’nin kendi iç siyasi ve hukuki durumuna, özellikle de “iç cephenin” güçlendirilmesi gerektiğine ayırdı.
Açıklamasına Hamaney ve öldürülen İranlı yetkililere rahmet dileyerek başlayan Arınç, Trump-Netanyahu ortaklığını ve buna sessiz kalan yönetimleri “devlet terörünün suç ortağı” ilan etti.
İran’ın mevcut rejimine yönelik eleştiriler ile sivillerin hedef alınması arasına net bir çizgi çeken Arınç, “İran’ı baskıcı rejiminden, idam uygulamalarından ve kadınlara yönelik politikalarından dolayı eleştirebilirsiniz. Ancak bu alçak saldırılar ile dinî liderlerinin, üst düzey yöneticilerinin ve bir okulu bombalayarak çocukların öldürülmesini rejimi eleştirmek adına fırsat bilmek doğru ve ahlâkî değildir” ifadelerini kullandı.
Arınç’ın mesajındaki en vurucu siyasi çıkış ise İran’ın kırılgan iç yapısı üzerinden Türkiye’ye yaptığı uyarılardı. Yaşanan tablonun İran’ın iç cephesinin “buhranlı bir vaziyette” olduğunu gösterdiğini belirten Arınç, iktidara seslenerek şu tespitte bulundu:
“İran’a komşu Türkiye’nin de öncelikli olarak yapması gereken Sayın Cumhurbaşkanımızın da defaatle ifade ettiği gibi iç cephenin süratle tahkim edilmesidir. Özellikle Terörsüz Türkiye sürecinde amasız ve fakatsız atılan adımların somut sonuçlarını ivedilikle görmemiz gerekmektedir.”
Türkiye’nin iç cephesini güçlendirmesi için yargı ve adalet sisteminde acil adımlar atılması gerektiğini savunan Bülent Arınç, cezaevlerindeki doluluk oranlarına ve basına yönelik baskılara dikkat çekti. Arınç, toplumsal barış için açıkça “af” telaffuzunda bulunarak şu manifestoyu paylaştı:
“Cezaevlerinde 450 bin kişinin olduğu, her gün tutuklamaların yaşandığı, gazetecilerin ve siyasetçilerin baskı altında tutulduğu, ekonominin alarm verdiği ve mağduriyet yaşayan birçok kitlenin var olduğu bir ortamda; hukuk ve adalet reformunun gerçekleştirilmesi, ifade özgürlüğünün güçlendirilmesi ve toplumsal barışa giden yolda af dahil olmak üzere süratle adımlar atılması gerekmektedir.”
Eski TBMM Başkanı açıklamasını, “Yekvücut olmuş Türkiye, hiçbir gücün yıkamayacağı bir ülkedir. Bu yüzden bir an evvel kendi içimizdeki barışı ve huzuru tesis etmeli; adalet duygusunu güçlendirmeliyiz” sözleriyle noktalayarak ülkedeki kutuplaşmanın ve hukuki sorunların milli güvenlik meselesi olduğuna işaret etti.
DECCAL’İN TEZAHÜRLERİ: HARARİ, NETANYAHU EPSTEİN VE TRUMP
1
MEŞALECİ MEŞALECİYE DEMİŞ CIRT GÖZÜNE!
2
AKP’NİN EN BAŞARILI VE İSTİKRARLI OLDUĞU TEK ALAN! ZAM ZAM VE ZAM HEM BENZİM VE HEM DE MOTORİNE YİNE ZAM
3
CHP’DE SULAR DURULMUYOR. ESKİ DELEGELERDEN CHP KURULTAY’INA BİR KEZ DAHA İPTAL DAVASI!
4
SİYASAL DİNCİLİĞİN EGEMENLİĞİ ALTINDA Kİ ÜLKENİN SAĞLIK MÜDÜRÜNE VARINCAYA KADAR HIRSIZ!
5
AKBABA VELİ’YE YOL GÖRÜNMÜŞ!