DOLAR

48,9603$%0,19

EURO

55,8789€%0,29

STERLİN

64,9626£%0,40

GRAM ALTIN

6.768,87%0,75

ÇEYREK ALTIN

11.017,00%0,18

Malatya AZ BULUTLU 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

ÜLKE FELAKETE SÜRÜKLENİYOR DEMİYORUZ ARTIK; FELAKETİN TAM ORTASINDAYIZ!

16 yaşındaki bir çocuk daha hayattan koparıldı. Üstelik iddiaya göre katil, kendi kuzeni. İstanbul Ataşehir’de yaşanan bu cinayet, artık yalnızca bir asayiş haberi olarak okunamaz. Bu olay, toplumun güvenlikten adalete, aile yapısından çocukların geleceğine kadar uzanan derin bir çözülmenin acı göstergelerinden biridir.

Türkiye’de her yeni güne, insanın kanını donduran başka bir şiddet haberiyle uyanıyoruz. Sokaklarda çocuklar öldürülüyor, gençler birbirine silah ve bıçak çekiyor, uyuşturucu ve suç örgütleri toplumun farklı kesimlerine kadar uzanıyor. İnsan hayatının değeri her geçen gün biraz daha aşınıyor.

Artık mesele yalnızca suç işleyenlerin kim olduğu değil; bu suçların hangi toplumsal iklimde, hangi denetim boşluklarında ve hangi güvenlik zafiyetlerinin gölgesinde bu kadar kolay işlenebildiğidir.

İstanbul Ataşehir’de yaşanan son olay, bu acı gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi.

İstanbul’un Ataşehir ilçesinde 16 yaşındaki Afganistan uyruklu Y.A., kağıt toplayıcıları arasında çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybetti. Cinayete ilişkin yürütülen soruşturmada 6 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada, cinayeti işlediği belirlenen kişinin hayatını kaybeden çocuğun 21 yaşındaki kuzeni H.A. olduğu ortaya çıktı.

Olay, 2 Kasım günü saat 23.00 sıralarında İçerenköy Mahallesi’nde meydana geldi. Polis incelemesinde, taraflar arasında yaklaşık 20 gün önce yine kağıt toplama nedeniyle kavga çıktığı ve bu olayın ardından husumet oluştuğu belirlendi.

142 SAATLİK KAMERA GÖRÜNTÜSÜYLE GELEN GERÇEK

Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayın aydınlatılması ve şüphelilerin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.

Toplam 142 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyen ekipler, şüphelilerin olay yerinden kaçış güzergâhını belirledi. Takip, Esenyurt’taki geri dönüşüm bölgesine kadar uzandı.

Düzenlenen operasyonda Afganistan uyruklu 6 şüpheli gözaltına alındı.

KATİLİN KUZENİ OLDUĞU BELİRLENDİ

Cinayet Büro Amirliği’nde sorgulanan şüphelilerin suçlarını itiraf ettikleri öğrenildi. Soruşturma kapsamında 16 yaşındaki Y.A.’yı bıçaklayarak öldüren kişinin 21 yaşındaki kuzeni H.A. olduğu belirlendi.

Şüphelilerden 4’ü Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından, 18 yaşından küçük 2 şüpheli ise Çocuk Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin tamamlanmasıyla adliyeye sevk edildi.

Cinayet anı ve şüphelilerin olay yerinden kaçışları güvenlik kameralarına da yansıdı.

BİR ÇOCUĞUN ÖLÜMÜNDEN DAHA BÜYÜK BİR TOPLUMSAL ALARM!

Şimdi durup düşünmek zorundayız.

On altı yaşındaki bir çocuk, hayatının henüz başındayken neden bir cinayetin kurbanı oluyor? Gençlerimiz hangi şartlarda şiddeti bir anlaşmazlık çözme yöntemi olarak görmeye başlıyor? Sokaklarımızda güven duygusu neden bu kadar zayıflıyor? Çocuklarımızı koruması gereken toplumsal mekanizmalar neden bu kadar ağır sınavlar veriyor?

Bir toplumda çocukların hayalleri değil, ölüm haberleri çoğalıyorsa orada yalnızca bireysel suçlardan söz edilemez. Orada eğitimden aile yapısına, ekonomik koşullardan kamu düzenine, sosyal politikalardan devletin güvenlik sorumluluğuna kadar her başlığın yeniden ele alınması gerekir.

Elbette bir cinayetin sorumluluğu, onu işleyen kişiye aittir. Ancak bu sorumluluk, devletin ve toplumun şiddeti önleme, çocukları koruma ve güvenli yaşam alanları oluşturma görevini ortadan kaldırmaz.

Göç yönetimi, kayıt dışı çalışma, denetimsiz yaşam alanları ve sosyal uyum meseleleri de siyasi sloganlarla geçiştirilemez. Bunlar hukuk, güvenlik ve insan hayatı temelinde ele alınması gereken ciddi kamu politikası meseleleridir. Hiçbir insanın kökeni üzerinden suç isnadı yapılamayacağı gibi, hiçbir toplumsal sorun da görmezden gelinerek çözülemez.

Bir ülkede devletin gücü yalnızca suç işlendikten sonra faili yakalayabilmesiyle ölçülmez. Asıl başarı, suç işlenmeden önce insan hayatını koruyabilen bir düzen kurabilmektir.

Çünkü kaybedilen bir çocuğun hayatını, yakalanan altı şüpheli geri getiremez.

Ve biz artık yalnızca suçluların yakalanmasını değil, bu cinayetlerin yaşanmasını mümkün kılan şartların ortadan kaldırılmasını istiyoruz.

Ülke felakete sürükleniyor tespitinin çok ötesine geçtik artık. Ülke felaketin tam orta yerinde.

Bir ülkenin geleceği, çocuklarının güvenliğiyle ölçülür. Çocuklarını koruyamayan, gençlerine güvenli sokaklar sunamayan, insan hayatını en üstün değer olarak yaşatamayan bir düzenin başarı hikâyesi yazması mümkün değildir.

Bugün sorulması gereken soru yalnızca kimin kimi öldürdüğü değildir. Asıl soru, çocuklarımızın neden bu kadar güvensiz bir geleceğe mahkûm edildiğidir.

Çünkü bir ülkenin çöküşü bazen ekonomisinde, bazen kurumlarında, bazen adaletinde başlar. Ama en acı biçimde, çocuklarının hayatını kaybettiği sokaklarda görünür hale gelir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

ZAFER PARTİSİ MALATYA İL BAŞKANI SELÇUK HAN’DAN VECİZ VE TEKNİK ANALİZLER!