48,9603$%0,19
55,8789€%0,29
64,9626£%0,40
6.768,87%0,75
11.017,00%0,18
Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye’ye yönelik hazırladığı Mali Şeffaflık Değerlendirmesi raporunu yayımladı. Raporda, Türkiye’nin kamu maliyesi yönetiminde geçmişten bu yana sağladığı ilerlemeler ve reformlar takdir edilmekle birlikte; kamu varlıklarının raporlanması, deprem harcamalarının zamanlaması, Kamu-Özel Sektör İşbirliği ile bütçe dışı fonların şeffaflığı gibi kritik alanlarda önemli eksikliklerin bulunduğu vurgulandı.
IMF, ortaya konulan bu eksikliklerin ve makroekonomik risklerin giderilmesi amacıyla Türkiye’ye dört maddelik öncelikli bir reform paketi tavsiye etti.
IMF değerlendirmesinde, Türkiye’nin mali şeffaflık alanında onlarca yıllık bir birikim ve ilerlemeye sahip olduğu ifade edildi. Raporda öne çıkan olumlu gelişmeler şu şekilde sıralandı:
· İLERLEME KAYDEDİLEN ALANLAR: 2021 yılında program bütçe sistemine geçilmesi, tahakkuk esaslı Uluslararası Kamu Sektörü Muhasebe Standartları’nın uygulanmaya başlanması ve Devlet Mali İstatistikleri raporlamasının sürekli geliştirilmesi olumlu adımlar olarak nitelendirildi.
· BÜTÇE KAPSAMI VE VATANDAŞ BÜTÇESİ: Kamu işletmelerine ilişkin raporlamanın iyileştiği, bütçenin bütünleşik bir yapıda sunulduğu, harcamaların çok büyük kısmının bütçe belgelerinde yer aldığı ve 2017’den itibaren vatandaş bütçesi yayımlandığı aktarıldı. 2022’de ise başlangıç ödeneklerini aşan harcamalar için ek bütçe uygulamasına geçildiği hatırlatıldı.
· MALİ ŞEFFAFLIK KODU DERECESİ: Türkiye’nin Mali Şeffaflık Kodu ilkelerinin yaklaşık üçte ikisinde “iyi” veya “ileri” uygulama düzeyini karşıladığı; 2015’teki değerlendirmede yaklaşık yarı seviyesinde olan bu oranın, ilkelerin üçte birinde seviye yükseltilmesiyle artırıldığı belirtildi.
· RAPORLAMA KAPSAMI: Genel yönetim düzeyindeki yükümlülükler ile finansal ve finansal olmayan varlıkların neredeyse tamamının raporlama kapsamında olduğu, ancak kamu emeklilik sistemine ilişkin yükümlülüklerin kapsam dışında kaldığı kaydedildi.
IMF raporunda, Türkiye kamu maliyesindeki sistematik raporlama yapısının zaman zaman kritik boşluklar yarattığına dikkat çekilerek öne çıkan sorunlar üç ana başlık altında toplandı:
· TÜRKİYE VARLIK FONU (TVF): Bünyesinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYİH) %29’u değerinde kamu varlığı barındıran TVF’nin, bu büyüklükteki bilanço hacminin hiçbir mali raporda yer almadığı vurgulandı. Fonun Santiago İlkeleri’ne uyum sağladığını belirtmesine rağmen erişilebilir mali bilgilerinin faaliyet raporları ile dipnotsuz ve denetlenmemiş tablolarla sınırlı olduğu; denetim raporlarının yurt içinde kamuoyuna açıklanmadığı ve hükümetle ilişkilerinde açıklık bulunmadığı ifade edildi.
· TOKİ: En önemli kamu işletmelerinden biri olan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) varlıklarının GSYİH’nin %2,6’sına karşılık geldiği, ancak mali tablolarının kamuya açık olmadığı ve Sayıştay denetiminde şartlı görüş aldığı belirtildi. TOKİ’nin bağlı ortaklıklarının deprem imar harcamalarının ana alıcıları arasında yer aldığı, devletten ücretsiz arazi devri aldığı ve 2023’ten bu yana önemli bütçe transferleri aktarıldığı bilgisine yer verildi.
2023 depremlerine ilişkin yeniden inşa harcamalarının bütçedeki gerçekleşme zamanı ile fiili harcamalar arasında uyumsuzluk bulunduğu kaydedildi.
· Hükümet raporlarında deprem harcamaları GSYİH’ye oranla 2023 için %3,6, 2024 için %1,7 ve 2025 için %0,8 olarak gösterilmiştir.
· Ancak raporda, 2023 yılı için raporlanan %3,6’lık harcamanın yalnızca %0,8’lik kısmının fiilen gerçekleştirildiği; ödenek bazlı bu gösterimin ilk yıllardaki harcamaları yüksek, sonraki yılları ise düşük göstererek bütçe açıklarını etkilediği ifade edildi.
· MALİ RİSK YÖNETİMİNDE SINIRLI İLERLEME: Son 10 yılda mali risk yönetiminde sınırlı ilerleme sağlandığı, makroekonomik risk değerlendirmelerinin üst düzey hassasiyet analizleriyle sınırlı kaldığı ve tüm riskleri toplayan tek bir özet raporun bulunmadığı belirtildi. Yaşlanan nüfusa yönelik uzun vadeli sürdürülebilirlik analizlerinin de eksik olduğu aktarıldı.
· KKM’NİN MALİYETİ: Kur Korumalı Mevduat uygulamasıyla hükümetin GSYİH’nin %8’ine kadar ulaşan bir kur riski üstlendiği, yaşanan değer kaybı sonucu uygulamanın devlete maliyetinin GSYİH’nin %4,2’sine ulaştığı vurgulandı. Bu maliyetin bir kısmının bütçeden karşılandığı, bir kısmının ise Merkez Bankası zararlarına yansıyarak banka özkaynaklarını GSYİH’nin %2,9’u kadar negatif seviyeye gerilettiği kaydedildi.
DİĞER RİSK ALANLARI: Borç garantileri ve kamu-özel sektör işbirliği (KÖİ) projelerine ilişkin raporlamanın kaliteli olduğu, finans sektörü risklerinin açıklandığı ve deprem kaynaklı çevresel risklerin iyi geliştirilmiş bir stratejiyle yönetildiği de raporda dipnot olarak yer aldı.
IMF, tespit edilen sorunların ve şeffaflık eksikliklerinin giderilmesi amacıyla Türkiye’ye şu dört temel öneriyi sundu:
IMF’nin reform çağrısının merkezinde, kamu kaynaklarının nerede toplandığının, hangi alanlara aktarıldığının ve ortaya çıkan mali yükün nasıl hesaplandığının eksiksiz biçimde ortaya konulması bulunuyor. Fon, mevcut raporlama sistemindeki boşlukların giderilmesi ve kamu maliyesine ilişkin bilgilerin daha bütüncül bir yapıda yayımlanması için dört temel adım öneriyor.
1. KAMU VARLIKLARI VE HARCAMALAR TEK BİR MALİ TABLODA TOPLANSIN
IMF, devletin mali tablosunun yalnızca merkezi bütçeyle sınırlı kalmamasını istiyor. Türkiye Varlık Fonu ve TOKİ başta olmak üzere kamu işletmelerinin de kapsamlı mali raporlama sistemine dahil edilmesi, gelir ve giderlerin konsolide biçimde gösterilmesi öneriliyor.
Deprem harcamalarının ise bütçede ödenek ayrıldığı tarihe göre değil, paranın fiilen harcandığı yıl esas alınarak raporlanması isteniyor. Böylece kamu kaynaklarının gerçek kullanım zamanının ve bütçe üzerindeki etkisinin daha net görülebilmesi amaçlanıyor.
2. MERKEZİ YÖNETİMİN MALİ TABLOLARI DENETİME AÇILSIN
Bakanlıklar, döner sermayeler ve bütçe dışındaki fonlar dahil merkezi yönetimin bütün mali yapısını kapsayan tek bir yıllık mali tablo hazırlanması öneriliyor.
IMF’ye göre bu tablonun Sayıştay denetimine tabi tutulması, kamu kaynaklarının izlenebilirliğini güçlendirecek önemli adımlardan biri. Böylece farklı kurumların mali bilgilerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi yerine, merkezi yönetimin genel mali görünümünün daha bütünlüklü biçimde ortaya konulması hedefleniyor.
3. HÜKÜMETİN MALİ HEDEFLERİ YASAL ZORUNLULUK HALİNE GETİRİLSİN
Raporda, hükümetin mali hedeflerini bütçe belgelerinde açıkça ilan etmesi ve yıl sonunda gerçekleşen sonuçları kamuoyuna sunması gerektiği belirtiliyor.
Bu yükümlülüğün 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda açık biçimde düzenlenmesi de öneriler arasında bulunuyor. Böylece açıklanan hedeflerle gerçekleşen mali sonuçların karşılaştırılabilmesi ve bütçe politikalarının daha kolay takip edilmesi amaçlanıyor.
4. TÜM MALİ RİSKLERİ GÖSTEREN KAPSAMLI RAPOR HAZIRLANSIN
IMF’nin son önerisi, kamu maliyesini etkileyebilecek risklerin tek bir çatı altında değerlendirilmesi.
Makroekonomik gelişmelerden kamu işletmelerine, devlet garantilerinden kamu-özel sektör işbirliği projelerine, finans sektöründen yerel yönetimlere kadar geniş bir alanı kapsayan yıllık mali risk raporu hazırlanması isteniyor. Doğal afetlerin etkileri ve nüfusun yaşlanmasından kaynaklanabilecek uzun vadeli yükümlülüklerin de bu değerlendirmeye dahil edilmesi öneriliyor.
Böyle bir raporun, yalnızca mevcut mali tablonun değil, gelecekte kamu bütçesi üzerinde oluşabilecek baskıların da daha açık biçimde görülmesine katkı sağlaması bekleniyor.
IMF’nin önerileri, kamu kaynaklarının büyüklüğünden çok bu kaynakların nasıl raporlandığına, denetlendiğine ve gelecekte doğurabileceği yükümlülüklerin nasıl hesaplandığına odaklanıyor.
Türkiye Varlık Fonu’nun mali tabloları, TOKİ’nin raporlama yapısı, deprem harcamalarının gerçekleşme zamanlaması ve KKM’nin mali etkileri, raporda öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
Temel mesele, kamu kaynaklarının ne kadar büyük olduğu kadar, bu kaynakların kullanımının ve oluşturduğu risklerin kamuoyu tarafından ne ölçüde izlenebildiği. IMF’nin reform önerileri de mali tabloların kapsamını genişletmeyi, denetimi güçlendirmeyi ve kamu maliyesine ilişkin bilgileri daha anlaşılır hale getirmeyi hedefliyor.
ÜLKE UYUŞTURUCUYA GIRTLAĞINA KADAR BATMIŞ DURUMDA. YÖNETMEN EZEL AKAY’IN TESTİ DE POZİTİF!
1
MEŞALECİ MEŞALECİYE DEMİŞ CIRT GÖZÜNE!
2
SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI SAYIN MAHMUT ARIKAN ” BU ÜLKE SAHİPSİZ DEĞİL ”
3
AKP’NİN EN BAŞARILI VE İSTİKRARLI OLDUĞU TEK ALAN! ZAM ZAM VE ZAM HEM BENZİM VE HEM DE MOTORİNE YİNE ZAM
4
CHP’DE SULAR DURULMUYOR. ESKİ DELEGELERDEN CHP KURULTAY’INA BİR KEZ DAHA İPTAL DAVASI!
5
SİYASAL DİNCİLİĞİN EGEMENLİĞİ ALTINDA Kİ ÜLKENİN SAĞLIK MÜDÜRÜNE VARINCAYA KADAR HIRSIZ!
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.