DOLAR

48,9603$%0,19

EURO

55,8789€%0,29

STERLİN

64,9626£%0,40

GRAM ALTIN

6.768,87%0,75

ÇEYREK ALTIN

11.017,00%0,18

Malatya AZ BULUTLU 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

ERDOĞAN’IN BİZZAT DAVET ETTİĞİ ALİYEV DAVETİ REDDETMİŞ!

Başörtüsü krizi sonrası dikkat çeken karar: Erdoğan’ın özel olarak davet ettiği Aliyev Ankara’ya gelmiyor!

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler, iki ülkenin liderlerinin sık sık vurguladığı kardeşlik ve müttefiklik söyleminin gölgesinde dikkat çekici bir gelişmeyle gündemde. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telefonla arayarak Ankara’daki Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi’ne şahsen davet ettiği Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in toplantıya katılmayacağının açıklanması, diplomatik kulislerde yeni soru işaretleri doğurdu.

Azerbaycan basınında yer alan bilgilere göre Aliyev, 30 Ekim’de Bakü’de düzenlenecek FIFA U-15 Dünya Kupası ve Festivali’nin final programına katılacağı için Ankara’ya gelmeyecek. Zirvede Azerbaycan’ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil edecek.

Ancak kararın zamanlaması dikkat çekici. Aliyev’in Ankara ziyaretinin gerçekleşmeyeceği, iki ülke arasında Azerbaycan’daki başörtüsü kısıtlamaları üzerinden başlayan tartışmaların ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın görevinden ayrılmasının ardından duyuruldu.

Resmî gerekçe yoğun program. Siyasi tartışmanın merkezinde ise başörtüsü krizi ve Saral’ın görevinden ayrılması var. Aliyev’in katılmama kararının bu gerilimle bağlantılı olduğu henüz resmen doğrulanmış değil.

ERDOĞAN ŞAHSEN DAVET ETMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Ekim’de Aliyev’le yaptığı telefon görüşmesinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nı Ankara’da düzenlenecek TDT Zirvesi’ne davet etmişti. İki liderin görüşmesinde Türkiye-Azerbaycan ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alınmıştı.

Bu nedenle Aliyev’in zirveye katılmayacağının açıklanması, sıradan bir program değişikliğinden daha geniş bir siyasi tartışmanın konusu hâline geldi.

Zira söz konusu toplantı, yalnızca Türk Devletleri Teşkilatı’nın gündem maddelerinin ele alınacağı bir organizasyon değil. Türkiye’nin dönem başkanlığını devralacağı zirve, Türk dünyasındaki iş birliği ve liderler arasındaki siyasi temaslar açısından da önem taşıyor.

Böyle bir toplantıya cumhurbaşkanı yerine dışişleri bakanının katılması, tek başına diplomatik kriz kanıtı sayılamaz. Ancak kararın zamanlaması ve iki ülke arasında son günlerde yaşanan gelişmeler, doğal olarak dikkatleri Ankara-Bakü hattına çevirdi.

BAŞÖRTÜSÜ TARTIŞMASI DİPLOMATİK GERİLİME DÖNÜŞTÜ

Tartışmanın arka planında, Azerbaycan’daki eğitim kurumlarında başörtüsüne yönelik uygulamalar hakkında yapılan açıklamalar bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın Azerbaycan yönetimini eleştiren sözleri sonrasında, Bakü’nün Ankara’ya tepki gösterdiği ve Saral’ın görevden alınmasını istediği öne sürülmüştü.

Saral, 25 Ekim’de gazeteci Talat Atilla’ya yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla görevinden ayrıldığını belirtmişti. Ayrılığının Azerbaycan hakkındaki sözleriyle bağlantılı olup olmadığı sorusuna ise “Evet, öyle görünüyor” yanıtını vermişti.

Saral, 26 Ekim’de de Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı görevinden istifasını sunduğunu duyurmuştu.

Bu gelişmeler, başörtüsü tartışmasının iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler bakımından da gündem oluşturduğunu gösterdi. Bununla birlikte Saral’ın ayrılışının Bakü’nün talebi üzerine gerçekleştiği iddiası ile Aliyev’in zirveye katılmama kararı arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğu henüz resmen ortaya konulmuş değil.

“SARAL GÖREVDEN ALINMAZSA ALİYEV GELMEYECEK” İDDİASI

Gazeteci İsmail Saymaz’ın 28 Ekim’de yayımlanan haberinde, Azerbaycan kaynaklarının Saral’ın görevden alınmaması hâlinde Aliyev’in Ankara’daki zirveye katılmayacağını söylediği aktarılmıştı.

Bu iddia, Saral’ın görevinden ayrılmasının ardından daha da dikkat çekici hâle geldi. Çünkü beklenenin aksine, Aliyev’in zirveye katılmayacağı açıklandı.

Burada yanıt bekleyen soru şu: Saral’ın görevinden ayrılmasıyla diplomatik anlaşmazlık giderilmiş miydi, yoksa iki ülke arasında kamuoyuna yansımayan başka görüş ayrılıkları mı bulunuyordu?

Mevcut bilgiler bu soruya kesin bir yanıt vermeye yetmiyor. Azerbaycan yönetiminin açıkladığı gerekçe, Aliyev’in önceden planlanmış programı. Başörtüsü tartışmasının ve Saral’ın ayrılışının zirve kararında etkili olduğuna ilişkin değerlendirmeler ise doğrulanmayı bekleyen iddialar olarak duruyor.

SABAH KARDEŞLİK MESAJI, GÜNDEMDE KATILMAMA KARARI

Aliyev’in Ankara’ya gelmeyeceğinin duyurulduğu gün, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Erdoğan’a gönderdiği kutlama mesajı da gündeme geldi.

Aliyev, mesajında Erdoğan’a “Aziz kardeşim” diye hitap etmiş, iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel dostluk ve kardeşlik bağlarına dayandığını vurgulamıştı. Ayrıca 2021’de imzalanan Şuşa Beyannamesi’ni hatırlatarak ilişkilerin müttefiklik düzeyine ulaştığını ifade etmişti.

Bir yanda en üst düzeyde vurgulanan kardeşlik ve müttefiklik, diğer yanda Erdoğan’ın şahsen davet ettiği zirveye katılmama kararı…

Bu iki gelişme birbiriyle zorunlu olarak çelişmek zorunda değil. Diplomatik ilişkilerde liderler, yoğun programları nedeniyle önemli toplantılara katılamayabilir; ülkeler de temsil düzeylerini farklı biçimlerde belirleyebilir. Ancak mevcut siyasi atmosfer, bu kararın daha yakından incelenmesine neden oluyor.

ASIL MESELE, ALİYEV’İN ANKARA’YA GELİP GELMEMESİNDEN İBARET DEĞİL

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler, iki ülkenin ortak çıkarları, güvenlik iş birliği, enerji bağlantıları ve siyasi ittifakı bakımından önemli bir yere sahip. Bu nedenle tek bir zirveye katılım kararı üzerinden ilişkilerin bütünü hakkında kesin bir sonuca varmak doğru olmaz.

Bununla birlikte, kardeşlik söyleminin güçlü olduğu ilişkilerde diplomatik temasların zamanlaması ve düzeyi daha fazla anlam kazanabiliyor. Özellikle bir devlet başkanının şahsen davet edildiği toplantıya katılmaması, resmî gerekçe ne olursa olsun, kamuoyunun dikkatini çeken bir gelişme hâline geliyor.

Şimdi gözler, Ankara’daki zirvenin nasıl geçeceğinde ve iki ülke yönetiminden gelecek açıklamalarda.

Aliyev’in Ankara’ya gelmemesi, tek başına Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde bir kopuş yaşandığını göstermiyor. Ancak başörtüsü tartışması, Oktay Saral’ın görevinden ayrılması ve zirveye katılmama kararının peş peşe gelmesi, iki ülke arasındaki diplomatik tablonun daha yakından izlenmesini gerektiriyor.

Kardeşlik mesajlarının gerçek sınavı ise yalnızca törenlerde ve açıklamalarda değil, görüş ayrılıklarının nasıl yönetildiğinde ortaya çıkıyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

2025 YILI SAYIŞTAY RAPORUNA GÖRE MALATYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İFLAS ETMİŞ DURUMDA!

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.