44,1281$% 0.09
51,0035€% -0.13
59,1085£% -0.15
7.241,74%-1,28
11.833,00%-1,59
Henüz 56 yaşında olan ve ciddi bir etkinliği olan Mücteba Hamaney, günlerdir süren gizemli sessizliğini nihayet bozdu.
Hakkında “bacaklarından ağır yaralandığı” ve “sinyal istihbaratına yakalanmamak için yeraltından çıkmadığı” yönünde Batı medyasında istihbarat raporları yayınlanan yeni lider, beklenen ilk mesajını doğrudan bir kamera karşısına geçmek yerine, sosyal medya hesabı üzerinden yazılı olarak halka duyurmayı tercih etti.
Farsça olarak yayınlanan ve savaşın yarattığı olağanüstü kaos ortamını gözler önüne seren mesajında Mücteba Hamaney, liderlik koltuğuna oturduğundan önceden haberi olmadığını iddia etti. Babasının naaşıyla ilgili sarsıcı bir detaya da yer veren Hamaney’in mesajı şöyle başlıyor.
“Ben, hizmetkârınız Seyyid Mücteba Hüseyni Hamaney, saygıdeğer Uzmanlar Meclisi’nin oylama sonucunu sizinle eşzamanlı olarak ve İslam Cumhuriyeti televizyonundan (Sima) öğrendim. Benim için; Büyük Humeyni ve Şehit Hamaney gibi iki yüce önderin oturduğu makama yaslanmak zor bir iştir. Şehadetinden sonra onun naaşını ziyaret etme onuruna eriştim; gördüğüm şey bir metanet dağıydı ve sağlam olan elini yumruk yaptığını duydum.”
İslam İnkılabı Yüce Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hüseyni Hamaney’in 12 Mart 2026 (1404/12/21) tarihli ilk mesajında, İran halkının direnişine ve sisteme bağlılığına yönelik şu ifadeler yer aldı:
“Büyük İran milletinin son olaydaki basireti ve zekası, direnişi, cesareti ve varlığı dostu takdire, düşmanı ise hayrete düşürdü. Ülkeyi yöneten ve otoritesini garanti altına alan siz halktınız. Eğer o büyük nimet (Ayetullah Ali Hamaney) bizden alındıysa, onun yerine İran milletinin Ammar (Hz. Ali’nin sadık sahabesi) benzeri varlığı bu sisteme bir kez daha bahşedildi.”
İran’ın yeni liderinin mesajındaki en dikkat çekici bölümlerden biri de “intikamın” boyutuna ve ABD-İsrail hedeflerine yönelik oldu. 175 sivilin öldüğü Minab’daki ilkokul saldırısına atıfta bulunan Hamaney, düşmanın varlıklarını doğrudan hedef alacaklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Herkese şu güvenceyi veriyorum ki; şehitlerinizin kanının intikamını almaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Planladığımız intikam sadece Devrimin Yüce Lideri’nin şehadetiyle sınırlı değildir; düşman tarafından şehit edilen bu milletin her bir ferdi, intikam dosyası için başlı başına bağımsız bir konudur. Şehitlerin kanının intikamının sınırlı bir kısmı şu ana kadar somutlaştı, ancak tam olarak sağlanana kadar bu dosya diğer tüm dosyaların üstünde kalmaya devam edecektir. Düşmanın Minab’daki Şecere-i Tayyibe okulunda ve benzeri vakalarda kasten işlediği cinayetin bu süreçte özel bir yeri vardır.
Düşmandan tazminat alacağız; eğer reddederse belirlediğimiz ölçüde mallarına el koyacağız, bu da mümkün olmazsa aynı oranda mallarını tahrip edeceğiz.”
Hamaney, Körfez’deki bazı Arap ülkelerinde bulunan Amerikan üslerine yönelik düzenlenen saldırıları da savunarak, bölge ülkelerine net bir ültimatom verdi. İran’ın hegemonya peşinde olmadığını iddia eden Hamaney, mesajına şöyle devam etti:
“Düşman yıllar öncesinden itibaren kademeli olarak bazı komşu ülkelerde üsler inşa etti. Son saldırıda bazı askeri üsler kullanıldı. Doğal olarak biz de açıkça uyardığımız gibi, o ülkelere hiçbir saldırıda bulunmadan sadece o üsleri hedef aldık. Bölge ülkeleri, aziz vatanımıza saldıranlar ve halkımızın katilleri konusundaki tutumlarını netleştirmelidir. O üsleri bir an önce kapatmalarını tavsiye ediyorum; zira ABD’nin güvenlik ve barış sağlama iddialarının bir yalandan ibaret olduğunu artık anlamış olmalılar.
İslam Cumhuriyeti sisteminin bölgede bir hegemonya veya sömürgecilik kurma niyeti olmaksızın, tüm komşularıyla birlik ve karşılıklı sıcak, samimi ilişkiler kurmaya tam olarak hazır olduğunu bir kez daha yineliyorum.”
Mesajda silahlı kuvvetlere “Hürmüz Boğazı’nın kapatılması kozunu” kullanmaya devam etmeleri talimatı verilirken yaklaşan Kudüs Günü için halka meydanlara inme çağrısı yapıldı:
“Sevgili savaşçı kardeşlerim! Halk kitlelerinin talebi, etkili ve pişman edici savunmanın devam etmesidir. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması kozu kesinlikle kullanılmaya devam edilmelidir. Düşmanın çok az tecrübeye sahip olduğu ve son derece savunmasız kalacağı başka cephelerin açılması konusunda çalışmalar yapılmıştır. Sahadaki etkin varlık korunmalıdır; ister bu savaş günlerinde ve gecelerinde gösterdiğiniz gibi, ister çeşitli etkili roller üstlenerek. Düşmanı bozguna uğratma unsurunun herkes tarafından dikkate alınması gereken 1447 Kudüs Günü törenlerine katılımın önemini hatırlatırım.
Mesajın son bölümünde ise şu ifadeler yer aldı:
“Liderler, size söz veriyoruz ki, Doğru Cephe’nin ana bayrağı olan bu bayrağı yükseltmek ve kutsal hedeflerinize ulaşmak için tüm gücümüzle çalışacağız.”
ÜLKENİN HER YERİNİ OLDUĞU GİBİ ŞİMDİ DE MALATYA’YI YAĞMALAYACAKLAR!
1
MEŞALECİ MEŞALECİYE DEMİŞ CIRT GÖZÜNE!
2
AKP’NİN EN BAŞARILI VE İSTİKRARLI OLDUĞU TEK ALAN! ZAM ZAM VE ZAM HEM BENZİM VE HEM DE MOTORİNE YİNE ZAM
3
CHP’DE SULAR DURULMUYOR. ESKİ DELEGELERDEN CHP KURULTAY’INA BİR KEZ DAHA İPTAL DAVASI!
4
SİYASAL DİNCİLİĞİN EGEMENLİĞİ ALTINDA Kİ ÜLKENİN SAĞLIK MÜDÜRÜNE VARINCAYA KADAR HIRSIZ!
5
AKBABA VELİ’YE YOL GÖRÜNMÜŞ!