44,0969$% 0.11
51,3852€% 0.05
59,4747£% 0.09
7.271,63%-0,04
12.027,00%0,04
Türkiye’nin bir Cumhuriyet olduğunu, bir hukuk devleti olduğunu ve bir sisteminin olduğunu söylemek yaklaşık 10 yıl önce ortadan kaldırıldı. Bir gurup dincinin yaptığı gayri ahlaki ve gayri hukuki ihlal ve işgal ile koca devletin taşıyıcı kolonları adeta kesildi ve içerisine çökertildi.
Basit bir ilk derece mahkemesinin ve o ilk derece mahkeme hâkiminin Anayasa Mahkemesinin kararını takmıyorum demesi, diyebilmesi bir hukuk devletinde ihtimal bile değilken adeta moda olmuş durumda.
İşte size yeni bir iptal kararı daha!
Taşerondan kadroya geçen sürekli işçiler için emsal karar: AYM tayin yasağını iptal etti
Yıllardır tayin hakkı bekleyen yüz binlerce sürekli işçinin yüzünü güldürecek tarihi karar Anayasa Mahkemesi’nden (AYM) geldi. Kamu kurum ve kuruluşlarında taşeron sisteminden kadroya geçirilen işçilerin başka bir idareye tayin olmalarını kesin bir dille engelleyen yasal düzenleme, yüksek mahkeme tarafından Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildi. Bu emsal niteliğindeki karar, aile birliğinin sağlanması ve makul mazeretlere dayalı yer değişikliği taleplerinin önündeki en büyük hukuki engeli ortadan kaldırıyor.
Kamuda çalışma barışını yakından ilgilendiren bu temel sorunun kaynağı, taşerondan kadroya geçiş sürecini düzenleyen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye (KHK) dayanıyordu. İlgili KHK’nin geçici 23’üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan katı hüküm, sürekli işçi kadrolarına geçirilen personelin yalnızca geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere aynı teşkilat ve birimde istihdam edilebileceğini öngörüyordu. Bu kural, işçilerin eş durumu, hayati sağlık sorunları veya diğer geçerli mazeretlerine rağmen kurumlar arası veya şehirler arası yer değişikliği yapmasını tamamen imkansız hale getiriyordu. Mazeretin haklılığına bakılmaksızın peşinen reddedilen tayin talepleri, işçiler ile idareler arasında binlerce idari ve adli uyuşmazlığın doğmasına neden oluyordu.
Mevcut yasal düzenlemenin yarattığı devasa mağduriyetler yargı aşamasında da ciddi tıkanıklıklara yol açarken, düğümü çözecek kritik hamle Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesi’nden geldi. İşçilerin hak arama mücadelelerinde önüne gelen sayısız dosyayı inceleyen Yargıtay, söz konusu KHK hükmünün Anayasa ile güvence altına alınan temel haklara aykırı olduğu kanaatine vararak iptal talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Başvuruda, işçilerin hiçbir koşulda ve istisna olmaksızın yer değişikliği yapamamasına neden olan bu yasaklayıcı kuralın, ölçülülük ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığı hukuki temellerle vurgulandı. Yüksek mahkemenin gündemine taşınan bu kritik dosya, milyonlarca işçi ve ailesi için büyük bir umut kapısı araladı.
Anayasa Mahkemesi, dosyayı esastan inceleyerek kamudaki çalışma hayatının dengelerini kökten değiştirecek bir sonuca imza attı. Yüksek mahkeme, işverenin yönetim yetkisi ile işçiyi gözetme borcu arasındaki hassas dengeye dikkat çekti. Kararın gerekçesinde, kamu kurumlarındaki teşkilat ve birim işleyişinin aksamasını önlemek amacıyla böyle bir kural getirilmiş olsa da, her yer değişikliği talebinin bu işleyişi otomatik olarak bozacağının varsayılamayacağı açıkça ifade edildi. İşçilerin makul ve haklı nedenlere dayanan tayin taleplerinin işverence titizlikle değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. İdarenin vereceği olası ret kararlarının hukuka uygunluğunun yargı mercilerince denetlenmesine tamamen engel olan bu mutlak yasaklayıcı kural, anayasal hak ihlali olarak nitelendirilerek iptaline karar verildi.
Karar çalışma hayatında büyük bir sevinç yaratsa da, iptalin fiilen uygulanmaya başlaması için yasal bir sürenin geçmesi gerekecek. Anayasa Mahkemesi, iptal kararıyla birlikte aniden doğacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edebileceğini ve idari işleyişte beklenmedik aksaklıklara yol açabileceğini göz önünde bulundurdu. Bu gerekçeyle, iptal hükmünün Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine hükmedildi. Bu dokuz aylık geçiş sürecinde yasama organının, Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçelerine uygun, adil ve sürdürülebilir yeni bir tayin yönetmeliği veya yasal düzenleme yapması bekleniyor.
Taşerondan kadroya geçen sürekli işçiler için önümüzdeki dönemde yaşanacak hukuki gelişmeler ve haklar bağlamında yeni bir süreç başlıyor. Bu emsal kararla birlikte, sürekli işçilerin başka bir kamu kurumuna veya idareye tayin olmasını kesin ve mutlak olarak yasaklayan 375 sayılı KHK maddesi hukuken ortadan kalktı. Bundan böyle işçilerin sağlık, eş durumu, can güvenliği veya benzeri makul mazeretlere dayalı yer değişikliği talepleri idareler tarafından somut olarak değerlendirilmek zorunda kalınacak. İdarenin, kendi işleyişini gerekçe göstererek tayin taleplerini reddetmesi durumunda ise bu kararların dürüstlük kuralına ve işçiyi gözetme borcuna uygun olup olmadığı mahkemelerce denetlenebilecek. Kararın idari hayatta tam olarak uygulanmaya başlaması için Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren dokuz aylık bir geçiş süreci bulunurken, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) bu süre zarfında tayin süreçlerinin usul, esas ve şartlarını belirleyen yeni bir yasal çerçeve hazırlaması öngörülüyor.
AKP’NİN ESKİ! KURMAYI BABACANDAN İLGİNÇ BİR TESPİT!
1
MEŞALECİ MEŞALECİYE DEMİŞ CIRT GÖZÜNE!
2
AKP’NİN EN BAŞARILI VE İSTİKRARLI OLDUĞU TEK ALAN! ZAM ZAM VE ZAM HEM BENZİM VE HEM DE MOTORİNE YİNE ZAM
3
CHP’DE SULAR DURULMUYOR. ESKİ DELEGELERDEN CHP KURULTAY’INA BİR KEZ DAHA İPTAL DAVASI!
4
SİYASAL DİNCİLİĞİN EGEMENLİĞİ ALTINDA Kİ ÜLKENİN SAĞLIK MÜDÜRÜNE VARINCAYA KADAR HIRSIZ!
5
AKBABA VELİ’YE YOL GÖRÜNMÜŞ!