DOLAR

48,9603$%0,19

EURO

55,8789€%0,29

STERLİN

64,9626£%0,40

GRAM ALTIN

6.768,87%0,75

ÇEYREK ALTIN

11.017,00%0,18

Malatya AZ BULUTLU 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

HEM UMUT VE HEM DE KUŞKULU BİR KARAR! ESKİ BAKAN FATMA BETÜL SAYAN KAYA TUTUKLANDI!

İnsanın inanası gelmiyor ve hatta kamuoyu inanmıyor! Böyle bir kararın alındığına ve verildiğine dair ülkede kaç kişinin inanacağı sorusu anlık cevaplanır sorulardan! Elbette ki bir hukuk devletinde alınması gereken ve hatta son derece geç kalınmış bir karar. Ama eğer burası Türkiye ise işte o zaman olaylar bambaşka bir yönde seyrediyor!

Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanması, kamuoyunda “fon vurgunu” olarak bilinen soruşturmada yeni ve dikkat çekici bir aşamaya geçildiğini gösterdi. Savcılığın tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk ettiği Kaya hakkında tutuklama kararı verilirken, aynı soruşturma kapsamında ifade veren eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmada yaşanan bu gelişme, yalnızca dosyanın hukuki boyutuyla değil, Türkiye’de hukuk mekanizmasının işleyişine yönelik kamuoyu algısıyla da gündeme geldi.

Çünkü toplumun beklentisi, soruşturmalarda adı geçen kişilerin makamına, siyasi geçmişine veya ekonomik gücüne bakılmaksızın aynı hukuk kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi. Eski bir bakan hakkında tutuklama kararı verilmesi bu açıdan önemli bir gelişme olarak görülürken, kararın gerçekten bağımsız ve eşit hukuk uygulamasının bir göstergesi olup olmadığı sorusu da tartışmanın merkezinde yer aldı.

Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne ikinci kez ifade vermek üzere gelen Kaya, savcılık işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilmiş, hâkimlik tarafından tutuklanmasına karar verilmişti.

AYNI SORUŞTURMADA FARKLI KARARLAR: İKİ İSİM ADLİ KONTROLLE SERBEST

Soruşturma kapsamında ifade veren İlyas Kaya ile eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında ise tutuklama kararı çıkmadı.

Savcılık işlemlerinin ardından adli kontrol talebiyle hâkimliğe sevk edilen iki isim, talep doğrultusunda yurt dışına çıkış yasağı ve belirlenen günlerde imza verme yükümlülüğü gibi adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakıldı.

Böylece aynı soruşturma dosyasında eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya tutuklanırken, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Ortaya çıkan bu tablo, soruşturmanın kapsamı ve şüphelilere ilişkin hukuki değerlendirmelerin yanı sıra, yargı kararlarının gerekçelerinin kamuoyuyla ne ölçüde şeffaf paylaşılacağı sorusunu da gündeme getirdi.

SORUŞTURMA YENİ DEĞİL: ÜÇ İSİM DAHA ÖNCE DE İFADE VERMİŞTİ

Fon işlemlerine ilişkin soruşturma kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, 7 Ekim tarihinde şüpheli sıfatıyla savcılığa ifade vermişti.

Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün ilk ifadesi ise 30 Eylül’de alınmıştı.

Ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığının, Gönül hakkında “görevi kötüye kullanma” iddiasıyla soruşturma yürütülmesine izin verdiği belirtilmişti.

Soruşturmanın farklı aşamalarında ortaya çıkan bu gelişmeler, sermaye piyasalarındaki işlemlerin ve kamu görevi yürütmüş isimlerin süreçteki konumlarının ayrıntılı biçimde incelendiğini gösteriyor.

SAVCILIĞIN DOSYASINDAKİ EN ÖNEMLİ İDDİA: TASFIYE KARARINDAN BİR GÜN ÖNCE SATIŞ

Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklama talebiyle hâkimliğe sevk edilmesine ilişkin savcılık yazısında yer alan ayrıntılar da dikkat çekti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Bakan hakkında “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma” ve “Sermaye Piyasası Kanununa Muhalefet” suçlamalarıyla tutuklama talebinde bulundu.

Sevk yazısında, Sermaye Piyasası Kurulunun Özata Denizcilik Sanayi ve Ticaret AŞ (OZATD) hisselerinde gerçekleştirilen işlemleri incelemeye aldığı ve Kaya’nın kamuya açıklanmamış, hisse fiyatlarını ve yatırımcı kararlarını etkileyebilecek bilgilere sahip olduğuna ilişkin değerlendirmeler içeren bir rapor hazırladığı belirtildi.

Savcılık iddiasına göre Tera grubuna bağlı şirketler ve yatırım fonları üzerinden OZATD hisselerinde yoğun alım işlemleri gerçekleştirildi. Kaya’nın da Tera Yatırım bünyesinde yatırım hesabı açtığı, grubun Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile görüştüğü ve yönetici Erdin Özel ile yatırım süreci boyunca yoğun iletişim kurduğu sevk yazısında yer aldı.

Bu ilişkiler ve gerçekleştirilen hisse işlemleri, savcılığın tutuklama talebinde dayanak gösterdiği unsurlar arasında sıralandı.

HİSSELERİN DEVİR TARİHİ VE AYNI GÜN ÖDEME YAPILMASI MERCEK ALTINDA

Savcılık yazısında öne çıkarılan konulardan biri de Kaya’nın hisse satışını gerçekleştirdiği tarih ve kullanılan işlem yöntemi oldu.

Sevk yazısına göre Kaya, Özata Denizcilik hisselerini Nisan 2026’da satın aldı ve 16 Eylül 2026 tarihinde elden çıkardı. Bu tarihin, SPK’nın yatırım fonlarına ilişkin 17 Eylül’de aldığı tasfiye kararından yalnızca bir gün öncesine denk geldiği belirtildi.

Savcılık, hisselerin borsada olağan satış işlemiyle değil, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’ye virman yoluyla devredildiğini kaydetti.

Normal borsa işlemlerinde hisse satış bedelinin hesaba geçmesi için T+2 olarak bilinen iki iş günlük takas süresi uygulanırken, söz konusu işlemde T+0 yöntemiyle aynı gün devir ve ödeme gerçekleştirildiği ifade edildi.

Savcılık sevk yazısında bu durumu, “Bu virmanın Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’ye yapıldığı, aynı gün içerisinde de bu şirket tarafından şüphelinin hesabına hisse satış bedelinin yatırıldığı tespit edilmiştir” sözleriyle aktardı.

Söz konusu işlemin zamanlaması ve yöntemi, soruşturmanın üzerinde durduğu temel konular arasında yer aldı.

SAVCILIK: TASFİYE KARARININ ÖNCEDEN BİLİNDİĞİ ŞÜPHESİ VAR

Savcılık, Kaya’nın hisselerini tasfiye kararından bir gün önce elden çıkarmasını, Tera grubu yöneticileriyle kurduğu iletişimi ve borsa yatırımlarındaki işlem hacmini birlikte değerlendirdi.

Sevk yazısında, “Şüphelinin hissenin fiyat hareket aralığını bildiği ve yine tasfiye kararının verileceğini de bilerek işlemler yaptığı görülmektedir” ifadelerine yer verildi.

Savcılık, bu değerlendirmeler üzerinden Kaya hakkında kuvvetli suç şüphesi bulunduğunu ileri sürdü. Ayrıca kaçma ve delilleri karartma ihtimalinin bulunduğunu savunarak adli kontrol tedbirlerinin yeterli olmayacağını belirtti ve tutuklama talebinde bulundu.

Ancak sevk yazısında yer alan değerlendirmelerin savcılığın iddiaları olduğu, suçlamaların kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmediği de hukuki açıdan önem taşıyor.

EŞİ İLYAS KAYA HAKKINDA DA ÖRGÜT ÜYELİĞİ SUÇLAMASI

Soruşturmanın bir diğer önemli ayağını İlyas Kaya hakkındaki suçlamalar oluşturdu.

Savcılık, İlyas Kaya hakkında “Sermaye Piyasası Kanununa Muhalefet” ve “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma” suçlamalarını yöneltti.

Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında ise “Görevi Kötüye Kullanma” suçlaması kapsamında değerlendirme yapıldı.

Savcılık, İlyas Kaya ve Gönül’ün yurt dışına çıkış yasağı ve belirlenen günlerde karakola giderek imza verme yükümlülüğü şeklindeki adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakılmalarını talep etti. Hâkimlik de bu yönde karar verdi.

163 MİLYON LİRALIK YATIRIMDAN 2 MİLYAR LİRAYI AŞAN GELİRE UZANAN İŞLEMLER

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdiği işlemler, soruşturmanın kamuoyunda geniş yankı uyandıran başlıklarından biri olmuştu.

Çiftin yaklaşık 163 milyon liralık yatırımla başladıkları hisse işlemlerinden 2 milyar lirayı aşan gelir elde ettikleri ortaya çıkmıştı.

Kaya çifti, daha önce savcılıkta verdikleri ifadelerde gerçekleştirdikleri yatırımların mevzuata uygun olduğunu savunmuş ve kendilerine yöneltilen suçlamaları reddetmişti.

Soruşturma sürecinde elde edildiği belirtilen kazançtan yaklaşık 1 milyar 860 milyon liranın TMSF’nin gönüllü iade hesabına aktarıldığı da bildirilmişti.

ASİL SINAV HUKUKUN HERKES İÇİN AYNI İŞLEYİP İŞLEMEDİĞİ

Fatma Betül Sayan Kaya hakkında verilen tutuklama kararı, fon soruşturmasının en dikkat çekici gelişmelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Ancak meselenin kamuoyu açısından taşıdığı anlam, yalnızca eski bir bakanın tutuklanmış olmasından ibaret değil.

Bir hukuk devletinde makam, siyasi kimlik, ekonomik güç veya geçmişte üstlenilen görevler hiç kimseye ayrıcalık sağlamamalı. İddialar varsa araştırılmalı, deliller varsa değerlendirilmeli ve yargı kararları herkese aynı hukuk ilkeleri çerçevesinde uygulanmalı.

Tam da bu nedenle kararın kendisi kadar, bundan sonraki soruşturma sürecinin nasıl ilerleyeceği de önem taşıyor. Kamuoyunun asıl beklentisi, benzer dosyalarda benzer hukuki ölçütlerin uygulanması, soruşturmanın bütün yönleriyle aydınlatılması ve sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesi.

Çünkü Türkiye’de hukuka duyulan güvenin yeniden güçlenmesi, yalnızca zaman zaman verilen dikkat çekici tutuklama kararlarıyla değil, hukukun istisnasız, tarafsız ve eşit biçimde uygulanmasıyla mümkün olabilir.

Bir hukuk devletinde olması gereken tam da budur. Fakat Türkiye’de kamuoyunun bu kararı şaşkınlıkla karşılamasının arkasında da yıllardır biriken adalet ve güven tartışmaları bulunuyor. Şimdi asıl mesele, bu kararın tekil bir gelişme olarak mı kalacağı, yoksa herkes için eşit hukuk uygulamasının başlangıcına mı dönüşeceğidir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

TÜRKİYE KREDİ KARTLARIYLA GEÇİNİYOR VE HALK AYNI KARTLAR VE FAİZLERİYLE DİBE ÇÖKÜYOR!

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.